Ceren Alt Komşu 1

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ceren Alt Komşu 1

Mesela alt komşunun cerene merakı varmış.
Kapıyı çalıyor, “dün gece çok gürültü geldi sizden, dikkat edin” diyor.
“Çay içelim buyrun” diye davet ediyoruz. “Ay bi saniye sen çayı koy ben üstüme bi şey giyip gelim” diyor ceren.
Mini bir etekle geliyor. Çorap da giymiş ama kaçık çorap. Üstünde bol askılı bir bluz omuzları çıplak sutyen askısı görünüyor, göğüs kısmından da sutyeninin dantelleri.
“Ay hoş geldiniz”, diyor ceren, koltuğa oturuyor, bacak bacak üstüne atınca eteği iyice sıyrılıyor.
“Cem çay mı koydu size diyor”, gülerek. “En azından çay koymayı beceriyor” diye ekliyor. Sesi kinayeli, kelimeleri vurguluyor.
“Ama hayatım” diyorum ben kekeleyerek, “Ayıp olmuyor mu. bak beyefendi de gürültüden şikayet etmiş”.
Adam şaşırıyor biraz. Bıyıklı hafif göbekli kıllı beyaz gömlekli. Gözlerini cerenin bacaklarından alamıyor ama, bir yandan da şaşırmış sohbetin teklifsizliğinden, cerenin rahatlığından. Bir yandan da gözleri bir bacaklarda bir memelerde.
“Ben rahatsız etmeyeyim sizi” diyip kalkmaya yelteniyor. Ceren atılıp kolundan tutuyor adamın
“Ay yok, ne rahatsızlığı. Rica ederim asıl biz sizi rahatsız ettiysek kusurumuza bakmayın, değil mi hayatım”.
“Oturun rica ederim, isterseniz bir çay daha vereyim, ya da başka bir şey” diyorum.
Adam rahatlamış gibi, koltuğa ilişiyor. Ceren’in gizlemeden saklamadan koluna dokunup okşaması, benim rahatlığım. Mesajı aldı galiba der gibi bakışıyoruz cerenle.
“Ya hep çay hep çay, evde de abinin önüne hep çay veriyorlardır eminim” diye adamın önündeki sehpayı ve yarı kabarmış önünü işaret ediyorum. “Bazen değişik bir şeyler denemek ister insan”, di mi abi diyorum. Bi kaşı kalkıyor “ne gibi?”
“Bilmiyorum ki abi, eğer istersen viski konyak falan?”
“Yav en son gençlikte içtik şimdi günaha girmeyelim” diyor gülerek.
“Ay günahı da benim olsun” diyor ceren. “Benim için günaha girilmez mi?” kahkaha atıyor.
“Tabii cem izin verirse” falan bir şeyler geveliyor. Tamam abi tamam, anladık.
Abi durumu kurtarsın diye sohbet ederken telefonuma mesaj geliyor, bakıyorum, ceren atmış, “kabarıklık ümit verici sen ne diyorsun pezevengim”, diyor. “Bence de” diyorum, alabilecek misin? cevap geliyor “Neler aldım ben ? sen ıslatıp kayganlaştırırsan alırım gibi ama bi görmek lazım”.
Telefonların sesleri açık, karşılıklı yazıştıkça ötüyor telefonlar. Birbirimizle mesajlaştığımız çok bariz. Adam da merak ediyor ama soramıyor ne yazışıyorsunuz diye.
Ceren “ay güzel bir konyağımız var, ondan ikram edelim azcık günahı da az olur” diyerek ayağa kalkıyor.
“Hem bu sefer ben koyarım, rahatlarsınız” diye ekliyor.
“Koyarım” sözcüğünü böyle yayınca ceren çok heyecanlanıyorum. Adam da hafif kızardı.
“Çok teşekkür ederim” diyor, “İlaç gibi gelir, hem konyak hem de sizin koymanız, cem kardeşim de izin verirse” diyor adam.
“Ceren koyarsa içilir tabii” diyorum ben de, heyecandan ateş basmış halde. Tehlikeli oyun bu, ya adam küfrederse ya hakaret ederse, ya da daha kötüsü bir aksilik olursa, ileri gidemezsek.
Ceren içkiyi bardağa koyarken aklım durmuş gibi hiçbir şeyi düşünmeden Ceren’in mini etek altında belirgin duran kalçalarına çe kaçık çorabına odaklanıyorum. Adamın da aynı noktaya odaklandığından eminim.
Ceren bardağı tepsiyle adamın önüne getiriyor ama biraz da mesafe bırakıyor ki tepsiyi uzatmak için eğilsin. Ne hınzır bu kadın diyorum içimden. Ceren eğilince bol bluzunun göğsünden çatalını seyrediyor adam, arkadan bakıyorum ben adamla aramda ceren var ama farkındayım cerenin frikiğinden gözlerini alamıyor adam. Adam bardağı aldıktan sonra da ceren öyle duruyor bir süre daha. Gereksiz birkaç saniye eğilip kalma bana dakikalar gibi geliyor, hepi topu birkaç saniye, ama niyeti de belli ediyor.
“Afiyet olsun” diyor ceren, doğrulmadan
“Teşekkür ederim”
“Başka bir şey ister misin?” sizli bizliden senli benliye geçişi hem de hala adamın önünde çarşaf gibi memelerini açmışken yapması.
Adam kekeliyor “Ne gibi”
Ceren doğrulup “ay kuruyemişi kastetmiştim” diyor kıkırdayarak. “Aklınız da hemen nerelere gidiyor acabaa”
Adam bi an boş bulunduğunu anlıyor, “yok yanlış anladınız” kekeliyor.
“O halde akla gelen en son şey kuruyemiştir herhalde” diyorum.
“Ay ne varmış halimde” diyor ceren masum rolü takınarak. “Sizin aklınız fesat”. Bluzunun önünü toparlar gibi yapıyor. Tepsiyi mutfağa götürünce fırsattan istifade.
“Nasıldı manzara abi”
“Oğlum ne alemsiniz siz”
“Abi valla durum bu. Yani seni de bilmiyorum rahatsız etmedik inşallah. Gerçi pek de şikayetçi gibi değilsin ama”
Bir an ne diyeceğini bilemiyor. Yanlış bir şey söylese gidecek gül gibi fırsat. Sanırım sesimden anladı, oynarsan varsın abi yoksa…
“Bi problem yok di mi oğlum” diyor güya babacanlığa vererek
“Abi halden anlarsın sen” diyorum göz kırpıp. Rahatlıyor birden. Bardaktan ikinci üçüncü yudumu alıyor.
“Tamam ama ceren he der mi?” diyor merakla. Birden midemde kelebekler uçuşmaya başlıyor. Kuş kafeste.
“Abi” diyorum. “Kendi istedi zaten. O geceler hep sen duyarsın da yardıma gelirsin belki diyeydi o bağırışlar” Ceren odaya girmiş tekrar son anda fark ediyorum. Son sözleri duyduğunu adamın hafif kızarmasından anladım, ekliyorum.
“Ben de elimden geleni yapıyorum işte abi”
“Zaten anca elinden geliyor, önünden bi şi gelmiyor” diye ekliyor ceren. Kelimeleri yaya yaya konuşması ortamı iyice gevşetiyor, adam bardaktan bir iki yudum daha alıyor.
“Ya bunun ilacı falan vardır” babacan tavırlar
Ceren “Ay ilaçla falan olacak işler mi bunlar” diyor, yüzü bana dönük sehpanın üzerindeki bardakları tepsiye alırken. Mini eteği beline kadar sıyrılmış nerdeyse, kaçık çorabı ve kalçalarını gösteriyor komşumuza. Adam arada pantolonun üstünden sikine dokunuyor kaçamak.
“Bir konyak daha koyar mısın bana ceren” diyor adam. Hafif çapkınca, soru işareti kalmamış kafasında, gittiği yere kadar gidecek.
“Ay elbette” diyor ceren doğrulup eteğini düzeltiyor. Adamın elinden bardağı almak için elini uzatıyor. Adam bardağı verirken parmakları ile cerenin bileğine dokunuyor bir. Ceren’le bakışıyorlar. Birkaç saniye bileğini okşuyor cerenin. Ceren de bardağı alırken elinin üstünü okşar gibi yapıyor.
Tepsiye koyup getirdiği bardağı uzattığında adam artık olayı çözmüş. Rahatlamış. Belki yıllardan sonra ilk içkisini içmenin verdiği gevşeme ile bardağı almak için geniş bir daire çiziyor eliyle, cerenin memelerine dokunarak alıyor bardağı. Önü kabarmış iyice. Ceren kıkırdıyor, ya da bana öyle geliyor.
Tepsiyi sehpanın üzerine bırakıp adamın yanına oturuveriyor ceren. Oturunca sıyrılan mini eteğinden külotu görünecek nerdeyse.
“Üşüme sonra” diyip eteğini çekiştirir gibi yapıyor adam. İşte bu, diyorum içimden. Kahkaha atıyor ceren.
“Ay yanıyorum ne üşümesi” adamın önündeki kabarıklığı işaret edip son derece kararlı bir ses tonu ile
“Çok sıkmasın o sizi” diyor.
Adam toparlanır gibi oluyor, bana bakıyor.
“Yy yok yok komşumun içi daralmasın ben yardımcı olayım” diye fermuarına el atıyor. Tekrar hızlı bir bakışını yakalıyorum adamın içkimden bir yudum daha alırken. Ama çok geç. Ceren zaten fermuarı indirip, adamın dikleşmiş sikini çıkarmış.
“Bak hayatım” diyor. En şuh sesiyle “kocaman. Ben de böylesini istiyorum. Gel yakından bak”
Kalkıp adamın yanına gidiyorum.
“Kocam ama” diyor ceren. Sesi değişmiş artık. Sert emreder tonda. “Anca ağzında gezdirir kocalık yapacağı yok bunun”. “Bak” diyor “görüyor musun. Hem kocaman hem de kalkmış”. Ben ayakta adamın sikine bakıyorum. “Diz çök bakalım” diyor ceren. Adam bi şey diyecek gibi oluyor
“Sakıncası yok di mi hayatım” diyor adamın sikini okşayarak. “Biraz oyalayalım bunu sonra biz keyfimize bakarız”. Diz çöküyorum, kıllı, göbekli, bıyıklı, sigara kokan adamın önünde.
“Al sana dondurma yala bakiiim” diyor ceren.
Ve siki ağzıma doğru uzatıyor. Biraz inmiş gibi, bir iki dil atıp soruyorum, “Böyle mi?” Ceren gülüyor “sanki hiç bilmiyormuş gibi kız oğlan kız sanki ahahaha, ay sen bakma bunun böyle utangaç bakire pozlarına benden çok yarrak emmiştir. Bunun da merakı bu işte ayol” diyor, “Evlendik bir kere.”
Ceren eli ile siki tutuyor. Başını öpüyorum bir iki
“Daha iyisini yapabilirsin” Ceren buyurgan artık. Sikin başını emmeye başlıyorum. Adam bi oooh çekiyor. Ceren elini başıma koyuyor, İleri geri harekete eşlik ediyor. İleri giderken biraz daha biraz daha ileri itiyor başımı, sikin yarısı ağzımda, boğulacak gibi oluyorum, bademciklerime kadar sik ağzımda kusacak gibiyim, daha ileri itiyor daha daha. Adamdan hırıltılar yükseliyor, ben bayılmak üzereyken bırakıyor beni.
Derin bir nefes alırken ben, ceren adamı öpmeye başlamış çoktan. Adam bir eliyle cerenin bacaklarını okşayıp eteğini sıyırıyor, diğer eliyle de bluzdan içeri girmiş memelerini okşuyor. Eğilip siki tekrar emmeye başlıyorum, Ceren de eliyle kafamı okşuyor. Adam cerenle ben adamın sikiyle sevişiyoruz. Ceren adamın gömleğini çıkarmış, göğüslerinden ve göbeğinden aşağı iniyor. Kemerini çözüp pantolonu indiriyor, sonar da adamın beyaz külotunu sıyırıyor. Birlikte adamı yalamaya başlıyoruz. Ceren kafasını kaldırıp sertçe, “Yeter” diyor, “Sana bu kadar eğlence yeter. Git otur şuraya da belki bir şeyler öğrenirsin”.
Ben koltukta otururken Ceren yüzü bana dönük adamın kucağına oturuyor, yavaş yavaş. Bir eliyle amını aralarken diğer eliyle adamın sikini tutup yerleştiriyor. Gözleri gözlerimde, sik etinden içeri girdikçe gözleri kayıyor, nefesi hızlanıyor, hafif inliyor. Yavaş yavaş yavaş yavaş hepsini alıp adamın kucağına oturuyor yarı kendinden geçmiş, adamdan derin bir ooohhhh sesi geliyor. Ceren kalçalarını yavaş yavaş hareket ettiriyor, adam da cerenin memelerini arkadan avuçlamış, sıkıştırıyor. Çırılçıplaklar.
“Ay harika” diyor ceren.
“Cem” diyor adam, “Karın harika, çok güzel, ben hep sikerim bunu, ne güzel amı var”. Hırıltılar halinde anlamlı anlamsız sözcükler dökülüyor ileri geri hareket ederken birden kalkıyor Ceren. Koltuğa adamın yanına oturuyor.
“Yala beni” emrediyor bana. Tam önüne eğilirken.
“Hayır” diyor “iktidarsız pezevenk! Cici kocamın sikinden yalayacaksın. Sana am mam yalatmıcam bundan sonra, ancak cici kocamın sikinden tadabilirsin amcığımı” adamın sikini yalıyorum cerenin am suyu ile sırılsıklam olmuş. Birden Ceren itiyor beni “yeter” diyor. Adamın elinden tutup,
“Gel hayatım” diyor “Seninle yalnız kalalım daha rahat ederiz”.
“Sen” diyor bana “Sakın rahatsız ediim deme bizi”.
Elinden tutup yatak odamıza, işgal edilmemiş kalemize götürürken adamı “Ama hayatım diyorum bari yatağımızda yapma”
“Sana mı soracaktım iktidarsız pezevenk” diyor bana, “Gavat!!”
Yatak odasına girince kapıyı kilitliyor
Anahtar deliğinden bakıyorum evet anahtarı çıkarmış, orospumm benimm diyorum içimden.
Anahtar deliğinden nasıl sarıldıklarını cerenin adamın dudaklarına nasıl yapışırken sikini nasıl tuttuğunu, yatağa devrilmelerini bazen göremediğim noktalardaki çarşaf hışırtılarından manzarayı tahmin etmeye çalışarak, alt alta üst üste sevişmelerini seyrediyorum. Bir elimle de sikimi okşuyorum. Adam yatağın kenarına getirip domaltıyor cereni, perdeler fora, karşı apartmandan seyreden varsa, içimden “rezil olduk” diyorum, adam tam sokacakken
“Ay bi saniye” diyor Ceren. Gelip kapı koluna bir havlu örtüyor, artık hiçbir şey göremiyorum, sadece inlemeler, sesler, molalar, pat pat pat gidip gelmeler. “Kocacım”lar, “orospum”lar, “koca yarrağını istiyorum”lar. Karanlık koridorda sadece sesler var, karım içerde sikiliyor ben çaresiz oturmuş koridorda 31 çekiyorum.
Neden sonra işleri bitip adamı uğurladı benimle tek kelime konuşmadan, işte sonra benim krallığım. Açık pencerenin önünde ter ve sperm kokan yatağa cerenin yanına uzandığımda fısıltılarla konuşmamızda geri aldığım iktidarım, akşamı taçlandırdığımız sevişmemiz sırasında cerenin spermle dolu kadınlığına girdiğimde duyduğum haz ve intikam duygusu, hepsi baş döndürücüydü.
Sevişirken Kapıyı kilitledikten sonra içerde yaşanan her şeyi en detayına kadar anlattırdım Cerene. Bazen, tam nefes nefes kalmışken, duvara dayayarak arkadan girdiği yerde tam da aynını yapmak için mola verdik. İşte burda perdeyi açtırdı bana ve dışarı bakacak şekilde kucağına oturttu, ışıklar kapalıydı ama yan binadaki yeni evli çiftin yatak odasında bir kıpırtı görür gibi oldum dediği yerde tam da perdeyi ardına kadar açıp kucağımda hoplatırken cerein birden ayyy dedi, belli belirsiz bi sesle ve aniden fırlayıp perdeyi çekti. Karşı dairede ışıklar kapalıydı ama perdede belli belirsiz bir dalgalanma olmuştu, “Aptal” dedim kendi kendime, “Aptal, kıprdamadan dursan keyfimiz bozulmazdı”
Kahakalarla yan yana uzandık, karşı dairede kim olduğunu konusunda en ufak bir fikrimiz yoktu, sadece yeni evli bir çiftti, bir kaç hafta önce davul zurna ile girmişlerdi siteye.
“alt komşu yan komşu derken sitenin ana yolu yapacaksın beni” dedi ceren kahkahalarla.
“sıra ile sitedeki bütün erkeklere versen fena mı olur” dedim
“ay yok” dedi. “araya bazı kadınları da atmazsam olmaz”
Fısıldaşıp, sevişip, gülüşürken kendimizden geçip, bebekler gibi uykulara dalmışız

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir