Köyde Annemi Siktim 3 cü bölüm

Annem götüreceklerimizi hazırlayınca annemle Zeliha halamı bırakıp Nermin’le yola koyulduk. Nermin’le dağ yoluna doğru giderken önce hiç konuşmadık sonra yol ilerledikçe muhabbet etmeye başladık. Önce laf olsun diye ben muhabbeti başlattım “Nermin sen kaç yaşındaydın” “Bu sene yirmi olcen abi” “Eeee köyde nasıl geçiyor hayat anlat bakalım” “Nası olsun abi, iş güç derken akşam oluveriyo işte” “Hııııı anladım” “Peki abi sen anlatıve azıcık Ankara nası bi yer” “Nasıl olsun işte şehir” “Öle de ben hiç şehre gitmedim ki” “Gerçekten mi kız” “he valla. Bi kere bubam ilçeye götürdü o gadar” “Allah Allah sen hiç Denizli’ye de mi gitmedin” “gitmedim ya” “ooooo kötü ya” sustu ses etmedi bir süre Nermin.Biraz sonra bu sefer sessizliği o bozdu “Abi buralada çok canım sıkılıyo biliyon mu” “neden ki” “annem beni bi yerlere göndemez pek. Bi yengeme gidiyon, bi de gomşu gızla işe gitmezse onlarla oturuveriyoz” “halam çok sıkıyo o zaman seni” “pekte sıkmıyor aslında emme gidemeyon bi yere” “ben buralarda oldukça sen gel bize benimde canım sıkılıyor laflarız beraberce” “olur valla” sarp bir yere gelmiştik önden Nermin tırmanmaya başladı. Şalvarından taşan kocaman kalçaları burnumun dibine geliyordu. Elimi uzatsam avuçlasam mı diye çok düşündüm ama o tökezleyince elleme fırsatı da elime geçti. Nermin ayağı tökezleyince “ayyhhh” demeden ben elimi götüne atıp destek oldum. Aslında utandı ama pembe pembe yanakları ile bana doğru dönüp “sağol abi az daha düşüveriyodum” dedi. “ne demek kız seni halama sakat mı götüreyim geri” gülüştük bir süre. Yolda bir süre üniversiteden bahsettim ona. Dinledikçe dinliyor iyice meraklanıyordu. Bir ara “abi bi şey dicen emme kimse bilmicek” “söyle bakalım” “abi üniversitede gözel kız çok mu. Biz gızlanan gonuşurken öyle deyolar da” “elbette güzeli de var çirkini de” “hıııı” “hıııı ya” “gusuruma galma abi bilmediğimden soruyon cahiliz işte” “ne diye kendini küçük görüyosun. Sen ordaki kızlara on basarsın” “öyle mi deyon” “he ya” “mesela” “mesela akıllı kızsın, zekisin bir de çoğundan güzelsin” böyle deyince gülümsedi Nermin ama bir şey diyemedi. “bi şey daha sorcen” “sor bakalım” “çok mu süslenip püsleniyola” “evet. Hepsi boya küpüne düşmüş gibi oluyor” gülüştük yine. “ama sen gibi doğal güzelliği olan yok” “öyle deme abi utanıyon valla” “utanacak ne var bunda güzelsin işte. Dedim ya on basarsın onlara diye” “essah güzelmiyim” “güzelsin dedim ya kız” “sen de yakışıklısın abi çok kızlar sana göz goyuyodur” “hımmm pek yüz vermem ben okumaya gittim oraya” “hııııı öyle diyon ama yine de sana asılıveriyoladır” “oluyor ama yine de pek yüz vermem” “peki gız arkadaşında mı yok” “varrr” “bak yine de birisi peşine düşmüş” “düşse ne olacak ona da pek pas vermem ben” “abi az dinlenem mi yoruldum valla” “peki duralım biraz şurda”Çimenlere oturduk dinlenmeye başladık. Daha önce de bahsettiğim gibi Nermin vücut yapısı olarak bedeninin üstü cılız bir yapıdaydı ama alt taraf tam bir şaheserdi. Kalçaları yere yayıldığında geniş bir alan kaplıyordu. Her ne kadar gizli gizli bakıyorsam da bacaklarına ve kalçalarına baktığımı anlamıştır Nermin. “Abi çok soruyon emme bi şey daha dicen” “söyle bakayım” “abi şimdik bu gızlar oynak mı oluyo okulda” “yok kız onu nerden çıkardın” “ne bile diyon ya öyle gonuşuyolar bizim gızlar” “kim onlar” “işte yan gomşumuzun gızı türkan ile ayşe. Onlar liseye gitti ya üniversite de gızlar çok oynak oluyo deyo” “yok beeee inanma sen onlara. Ama bazıları değişik oluyo” “değişik derken” “yollu oluyorlar işte” “aboooooo essah mı” “he ya. Hem de ne oynak” “ne ederler mesela” “boşver” “yok abi söyle valla hiç kimseye bi şey demem” “işte onlar erkeklerle şey yaparlar” “şey ne abi” “kız söylettirme işte. O işi yaparlar” “aboooooo” “abooooo ya” “bizim köyde yok mu yani öyle kız” “va da….” “eeeeee” “boşve abi benden duyulmasın” “peki öyle olsun. Kız senin öyle oynaşın felan yok değil mi” böyle deyince kafasını eğdi yere bir şey demedi. “şiiiiişşşt sana diyorum sen rahat duruyosun değil mi” “abi ne biçim söz o onu nerden çıkardın” “bir yerden çıkarmadım da sanki seninle arkadaşların rahat durmuyorsunuz gibi geldi bana bir de…” “o ne demek abi. Neden yarım galdı sözün” “boş ver” “yok yok bişey ima ediyon bana” “boşver kız” “boşvemicen” “peki bir de böyle kızların kalçaları kocaman oldu mu genelde ellettiklerinden büyüdükleri söylenir” utancından iyice başını yere eğdi. Dayanamadım yanına gittim. Çenesinden tutup yukarı kaldırdım başını “özür dilerim sana karşı ayıp ettim söylememem lazım dı” “yok ben istedim bu lafı” “yok yok gerçekten kusuruma bakma” “bakmıyon zati. Çok mu büyük benim galçalarım” “ehh işte büyük” “doru söle” “büyük kızım işte” “tamam gızma sormecen bişey gari” böyle deyince sarıldım ona “tamam abisi kızmadım özür dilerim” öyle oturmaya başladık yine, ama ona iyice yakınlaşmıştım. O yan gözle bana bakıyor ama bir şey diyecek oluyor vazgeçiyordu. En sonunda hamleyi ben yaptım elini tutup “üzdüysem affet” “yok abi üzmedin ama…” “aması ne” “şey işte gocaman galçalı deyince ona gocundum” “hımmmm gocunma hiç” omuz silkti Nermin “kız gerçekten diyorum sana çok yakışıyor onlar” deyince bana doğru baktı bir şey söyleyecek oldu vazgeçti. Ama dur dur dayanamadı “hakketten gözelmiyim ben” “bence güzelsin” “hakket mi abi” “gerçekten kız” “nerem gözel mesela” “mesela kalçaların” “hadi ordan hani gocamandı” “kocaman ama enfes” “o ne demek” “büyükler ama çok güzeller” bunu söylerken elimi bacağına koydum. Yavaş yavaş bacağında elimi gezindirmeye başladım. Nermin hiç ses çıkarmıyordu. Biraz daha cesaret alıp elimi kalçalarına kadar gezindirmeye başladım. “gerçek diyorum Nermin çok güzel bir kızsın sen. Seni alan erkek yaşadı” “hııı yalan deyon” “gerçekten bak şu kalçaların çok güzel

yumuşacık kocaman. Koca götlü kızlar zevkli olurlar. Erkeklerine çok zevk verirler” artık ok yaydan çıkmıştı. Halamın kızına iş atmıştım resmen. Ellerimi kalçalarına götürüp avuçlamaya başladım. tepki görürüm sakarya escort diye korkarken o yan dönüp okşamama daha da fırsat verdi. Ben ona doğru öpmek için hamle yaparken “abi biri görüveri” dedi. “kimse görmez kız ne olacak” “abi az ilerde goru başlıyor oraya gidem” bu söz açık bir davetti. Peki anlamında kafamı salladım ve ayağa kalkıp ilerlemeye başladık. Korunun içerisine doğru girdiğimizde bir anda elimdekileri bırakıp arkadan Nermine sarıldım. “kız çok güzelsin delirttin beni” “abi dur” “yok durmak falan yok” “abi gören olur” “olmaz kimseler görmez. Hem görürlerse de istetirim seni çok güzelsin dayanamıyorum” bu sözü duyunca Nermin yelkenleri indirdi. Ellerindekileri o da bıraktı. Arkadan ona sarılmış vaziyette bacak arasını okşuyor götüne sikimi dayıyordum. Yazmasının kenarından boynuna öpücükler kondurmaya başladım. Hiç tepki vermiyordu. Elimi ön tarafına atıp amını okşamaya başladım. Nermin elini elime götürüp çektirmeye kalktı. Elimle amını iyice sıktım ve am dudaklarını sertçe okşamaya başladım. Elimi göğüslerine doğru atıp okşamaya başladım. Gömlek üzerinden fazla büyük gözükmeyen memeleri elimi gayet güzel dolduruyordu. Nermin bacaklarını kısıp okşamama engel olmak istiyordu hala. Kulağına eğilip “sal kendini rahat ol çok zevk alacağız” dedim ve boynuna öpücük kondurmaya başladım hafif hafif. Nermin de kendini bırakmış onu okşamama izin vermişti. Bir süre ayakta onu o şekilde okşadıktan sonra kendime doğru çevirip dudaklarına yumuldum. İnce dudakları dudaklarımın içinde erirken artık o da “ımhhhh” diye inlemeye başlamıştı. Bir ağaca doğru çekip onu sırtını ağaca yasladım ve iyice yumuldum. Ateşli bir şekilde öpüşüyorduk. Ellerim kalçalarını yoğururken Nermin elleriyle başımı tutmuş dudaklarını dudaklarıma iyice yapıştırıyordu. Dakikalarca öyle öpüştük Nermin artı kendini iyice bana bırakmıştı. Kalçasının birisini yoğurmayı bırakıp bacağından tutarak kendi belime doğru bacağını çektim. Kalkmış sikim kasıklarına baskı uygularken o dudaklarımı ısırmaya emmeye başlamıştı. Bir süre sonra birbirimizden ayrıldık. Gözleri ile beni yiyecek gibi bakıyordu. İkimizde ağaca sırtımızı verip oturduk ağacın dibine. Bir sigara yaktım elimle bacağını okşuyordum şalvarı üzerinden. Derin bir nefes çektim “Çok ateşlisin kız” dedim, Nermin utanıp başını eğdi aşağıya doğru “Utanma kız ne var bunda bir erkek sana böyle iltifat ediyorsa daha ne istiyorsun. Kim bilir yatakta nasıl sevişirsin sen” “ya öyle deme abi” “neden kız” “utanıyom işte ondan” “utanma kız utanma. Harika birşeysin sen” “hadi ordan kimlere diyondur sen böle” “yok be kız. Var çıktığım gezdiğim kızlar ama öyle her önüne gelene de iltifat etmem” “essah mı diyon abi” “gerçek diyorum ama abi deme artık bana yalnızken” “ne diyem peki” “aşkım de” başını yine önüne eğip utangaç bir tavırla “yok diyemem ben öle” dedi “neden kız” “ne bilen diyemem işte” “peki sen bilirsin ama insan abisine ellettirir mi” “abii yaaaa” “bak gördün mü” “neyi” “ya deyim olarak dedim ürkme hemen” “hıııı tamam” “peki Nermin sen benden başka birisi ile elleştin mi hiç” “erkek olarak mı” “yoksa kızlarla birşeyler mi yapıyorsunuz” “yok yok öle demek istemedim” “hadi hadi anlat bakalım” “ya işte gızlanan yannız galınca ağda felan yapıyoz ya o zaman elleşiyoz da ondan dediydim” “haaaa anladım. Peki erkeklerle elleştin mi hiç” “yok valla abi” “tamam kız yemin etme. Sen hiç yarak görmedin o zaman. Ellemedin de” “şey videoda gördüm ama gerçek görmedim” “hımmm görmek istermisin” omuz sıktı kafasını öne eğerken. “görmek istermisin kız” “yok yok istemiyon” “neden kız” “ne bilen istemiyon” “emin misin bak daha sormam” “aslında isdeyon da istemiyon” “o nasıl oluyo kız utanıyorum de sen şuna” “he öle işe” fermuarımı yavaşça açarken Nermin de bana doğru bakıyordu. Elimi içeri sokup sikimi kavrayarak dışarı çıkardım. Elimle kavradığım sikimi ona doğru çevirdim. Nermin öyle baka kaldı sikime. Elimle sikimi okşamaya başladım, sikimi sıvazlarken “bak işte gördün şimdi dokunmak istermisin” “hı hı” “gel o zaman al eline” Nermin utangaç bir şekilde elini sikime doğru uzattı. Eliyle sikimi tuttu ve hafif hareketlerle okşamaya başladı. Elimi elinin üzerine koyup hareketlerine yardım ediyordum. Belirli bir ritimden sonra işi tamamen ona bıraktım. Yavaş yavaşta zevke geliyordum. Başından tutup “şimdi de ağzına al onu yala” dedim hiç itiraz etmeden hafifçe önüme eğilip başını yalamaya başladı. Ağzına hafif hafif sokup çıkarıyordu sikimi. Başından tutarak daha da çok bastırdım. Bir ara öğürmeye başladı. “çok fazla sokma boğazına birazda ağzına sokup çıkarırken parmağını emer gibi yap” dedim. Başını salladıktan sonra kendisi sikimi kökünden kavrayarak ağzına sokup çıkarmaya ve vakumlamaya başladı. Anneme göre daha güzel yapıyordu bu işi. Yanaklarından tükrükleri taşa taşa dakikalarca sikimi emdikten sonra başını geri çektim tutarak. “Şimdi elinle okşamaya devam et” dedim. Hiç ses etmeden dediğimi yapmaya başladı. Boşalmak üzereydim artık ve okşamalarına dayanamayarak döllerimi toprağa fışkırtmaya başladım. Ben boşalmaya başlayınca Nermin elleriyle okşamayı bırakmış öyle sikimi izliyordu. Sikimin kasılmaları bittiğinde kendimi fena halde rahatlamış hissettim. Nermin’e doğru dönüp dudaklarına yumuldum. 2-3 dakika öpüştük yan yana geç kalmamak için toparlanıp yolumuza devam ettik. Yolda ikimizde babamın yanına ulaşıncaya kadar konuşmadık. Babamın yanına gelince azıkları bırakıp fazla zaman kaybetmeden geri dönmeye başladık. Nermin’le yan yana yürürken yanaklarının al al kırmızılığı hala geçmemişti. “Nermin hiç konuşmuyosun” “Ne diyem abi” “Ne bileyim söyle işte birşeyler” “Dicek bişey yok ki abi ne diyen”

“tamam tamam konuşma bakalım” bir süre daha yürüdük, tam Nermin ile seviştiğimiz yere gelince “Abi dinlenem mi biraz” dedi, olur gibisinden başımı salladım. Bir ağacın dibine yan yana oturduk. İkimizde öylece çevremize bakıyorduk. Bir sigara yaktım içmeye başladım, elimi de Nermin’in bacağına atıp okşamaya sakarya escort bayan başladım şalvarı üzerinden. Elimi şalvarın belinden içeri sokup dolgun kalçalarına el attım. Kalçalarını yoğururken Nermin önüme doğru sokuldu. Bacaklarımı ayırdım ve iyice önüme kalçalarını sikime yapıştıracak şekilde oturdu. Kendini hafif bana yasladı. Başı göğsümdeyken elimi önüne atıp okşamaya başladım. Okşadıkça Nermin daha da gevşiyordu. En sonunda elimi şalvarının içine soktum ve külotunu da aşarak amını okşamaya başladım. Amı terden ve zevk sularından vıcık vıcık olmuştu. Elimle küçücük amcığını okşarken boynunu öpüyor hafiften morartmadan emmeye çalışıyordum. “Kız keşke kız oğlan kız olmasaydın şimdi ne sikerdim seni şuracıkta” “ımhhhh keşke abi ımhhhhhh” “götten sikeyim diyecem ama ilk yapınca acır bağırtına çağırtına milleti toplarız buraya” “ımhhhh yok abi ordan yaptırmam” “nedenmiş o” “boşver ımhhhhhh” “söyle bakayım nedenmiş” “çok acıyomuş abi” “nerden biliyon” “sölerin ama ımhhhh kimseye söyleme abi” “tamam tamam” “türkan dediydi arkadan yapınca çok acıtıyo diye” “bak sen demek vermiş öyle mi arkadan” “ımhhhh bilmeyon onu abi” “Nermin evet götten ilk yarak yiyince acır ama sonra çok zevk alırsın amdan bile daha çok verir götten yarak yemek. Kızlar bir kere yedi mi bayılır götten sikişmeye” “ımmmhh ne bilen abi” “dur kız seni ben şimdi zevkten delirtecem” “abi kötü bi şey yapma emi” “yok kızlığına hiç bir şey olmayacak” diyerek Nermin’in arkasından çekildim ve onu hafifçe yatar pozisyona getirdim. Şalvarını tutup aşağıya doğru indirirken “abi ne olur yapma gözün sevem” dedi “kız dur sana söz diyorum kötü bir şey yapmayacağım sana” dedim ve külotunu da aşağıya indirdim. Amı çizgi gibi daracık önümde duruyordu. Hafifçe bacak arasına doğru eğilip amını öpmeye başladım. Bacaklarının titremesinden korktuğunu anlayabiliyordum. Ter kokulu tertemiz traş edilmiş amcığının dudaklarının arasına dilim temas ettikçe gerginliği gitti. Artık derin derin inliyordu. Sık sık nefes alışından zevk almaya başladığını tahmin edebiliyordum. Bızırını emdikçe o kasılmaya başladı. 5 dakikalık yalamadan sonra kendini kasarak boşladı Nermin. Bir süre daha yalayıp am sularını içtim. Daha sonra önünden çekildim ve yüzüne baktığımda kıpkırmızı kızardığını gördüm. O kendini toplayıp düzeltirken ben de yanına oturup bir sigara daha yaktım. Nermin rahatlamanın verdiği halle yanımda sessizce ağaca yaslanmış oturuyordu. Konuşmaya başladım “hiç boşalmışmıydın daha önce” “boşalmak ne abi” “az önceki haline boşalmak denir” “yok abi ilk defa oldu” “güzelmiydi peki” “hı hı” “o kadar mı” “güzeldi be abi söylettirme işte” gülüştük bir süre onun o sözüyle. “kadın çok zevk alınca işte senin gibi kasılıp boşalmaya başlar. Ahh bir de kız olmasan da yarağın tadına baksan ne çok zevk alırsın sen ama kızsın işte” “gerçek mi diyon abi” “gerçek ya. Kız bir gün götten sikeyim seni müsait olunca” “yok olmaz acıyomuş” “ilkinde amında acıyacak” “sahi mi” “evet” “ha am ha göt ama birisinde kızlığın gitmemiş oluyor işte” “hımmmmm” “hadi kız söz ver ilk fırsatta götünü siktir bana” “tamam ama acıtmamaya çalışcan” “tamam tamam en az acı çekeceğin şekilde olacak. Hem bak göreceksin acayip zevk alacaksın sonra” “tamam o zaman ilk fırsatta olcek” “ne olacak” “şey işte dedin ya abi” “ne dedim” “götten şey etcen beni işte” “kız şunun adını tam söyle” “aman abi ilk fırsatta götten siktircen sana” “tamam bakalım” diyerek dudaklarından uzun uzun öptüm ve ayaklandık köye dönüş için. Sallana sallana köye geldik. Eve geldiğimizde avluda halam ile annem oturuyormuş. Zaten ikimizde yol ve boşalmanın da etkisiyle iyice yorulmuştuk. Yaslanıp öylece dinlendik biraz. Halam anneme “gelin yarın bizim bostana iki çapa vurup gelem gız” “olur aba” “sabahınan gidem o zaman” “tamam tamam” “benim herife diyen göyüp gelivesin bizi motorunan tarlaya” “tamam aba. Gahvaltıyı ede gideriz” “olur bakam” “ooooo sabah erkenden kahvaltı mı yapacağız yani” dedim. Annem “yok yok gurban olduğum biz halanla iki bardak içe çıkarız. Nermin de uyanıp geliverir siz birlikte yapasınız” “hah öyle olsun ya” “olmamı hiç yeğenim. Nermin gelip hazırla gahvaltıyı sana sonra uyandırıverir seni” “he ya olur hem evde yannız galınca sıkılırın ben abimin yanında beklerin sizi” bende söze girdim hemen yarın bizimkiler bostan çapasındayken rahatça Nermin’in güzel götünü sikebilme şansım olurdu “elbette nasılsa bende boş boş sıkılıyorum köyde sen çay yaparsın avluda oturur içeriz bol bol” “ne demek abi yaparım elbet” halam “hamarattır benim gızım” dedi ve gülüştük. Akşam üzerine kadar oturduk avluda halam ve Nermin vedalaşıp evlerine gittiler. Annem “ben yicek bişeyler yapayım akşama” diyerek içeri geçti. Bende avluda oturduğum yerden Nermin’i yarın evire çevire sikme hayalleri kurmaya başladım. O kadar dalmışım ki annemin “yemek hazır hadi gel yiyem” sesiyle kendime geldim. “tamam anne geliyorum” diyerek yerimden kalkıp içeri doğru yöneldim. Annemle karşılıklı yemeğimizi yedikten sonra annem önce mutfağı topladı. Bende tv yi açıp saçma sapan programları izlemeye başladım. Annem işi bitirince yanıma gelip oturdu. “eeee ne yaptınız bakam Neriman’la, buban ne ediyo” “hiççç ne yapalım anne gittik geldik işte, babam da ne olsun uğraşıp duruyor koyunlarla” “eyi gızdır Neriman” “hı hı” “emme sankim sende de gönlü va gibi” “o nerden çıktı anne hala kızı o” “nerden çıkcek adını duydumu yanakları al al oluyo, hele bi de seni gödümü sorma gari deve guşu gibi başını nere sokceni bilmiyor” gülmeye başladım. “öyle diyosun yani. Ne yapalım

isteyelim mi yakışır mı bana” “ne bilen gönlün olursa isteriz olum” “daha okul var anne erken öyle şeylere” “hıııı okul olmasa gönlün var öle mi” “ne bileyim olabilir aslında” “hıh kendine yakıştırıyon öle mi” “anne az önce sen dedin ya, sen yakıştırıyorsan neden olmasın” “olmaz öle herkesi sana garı diye almam” “anne bi alemsin hem böyle böyle diyosun sonra da olmaz diyosun. Kıskandın escort sakarya mı yoksa sen” “yok be ne gısgancem” “eeee o zaman. Fıstık gibi edepli kız daha ne olsun. Nasipse olur valla” annem ses etmedi. Anladığım kadarı ile kıskanmıştı. Elimi yavaşça belinin arkasından geçirip kendime doğru çektim. “Sen benim ebedi aşkımsın, karım kim olursa olsun gönlümün önceliği hep senindir. Canım aşkım, karıcığım benim” bu sözlerimle annem gevşeyip bana doğru sokuldu ve omzuma doğru devrildi. “eninde sonunda everecem seni emme ne bilem herkesi beyenemiyon öle” “hımmm. Beğendiğin biri olursa onu alırız sultanım. Ama Neriman konusuna gelince bana sorarsan olmaz demem” “bak hele neden olmaz demenmiş” “neden olacak güzel kız da ondan” “sankim bugün bişeyle ettiniz siz bana öle geliyor” “aman annem ne edeceğiz” “hadi hadi de bakem. Sabah gittiniz akşam üstü geldiniz. Nele oldu annat baken” “çok mu merak ediyosun. Anladım senin bu agresif halin ondan. Tamam anlatayım o zaman” diyerek anneme yolda yaşadıklarımızı anlattım annem anlatmam bitince “abooooo bak sen bizim oğlan önüne geleni dizcek yakında” dedi “yok be anne ne alakası var. Beğendim kızı aslında, zarar vermek istesem elimde fırsat vardı ama yapmadım” “o da doğru” “ama bi söz aldım Neriman’dan” “ne ola ki o” “en kısa zamanda götten verecek bana” “abooooo bak sen şunlara” “ne dersin iyi mi kötü mü olur” “sen bilin oğlum” dedi ve elini önüme atıp sikimi avuçlayarak “bundan beni mahrum etme de gerisi ilgilendirmez beni” dedi. “bende elimle şalvar üzerinden amını avuçlayıp “sende böyle am olduktan sonra sikimi eksik etmem içinden. Aşkım benim bu sik sana ait. İstediğin zaman emrine amade” “amımda sana ait yavrum istediğin zaman ganırta ganırta sik” “sikmem mi hiç kız” başladık gülüşmeye. Bir süre gülüştükten sonra “saat gece yarısına yaklaşmış yatalım mı siz sabah bostana gideceksiniz” dedim “hadi yatam madem” dedi annem.Benim yatağa doğru ilerlerken aklıma yüklükteki yer yatağı eldi. Anneme “yer yatağını serelim mi benim yataktan daha geniş olur” dedim. “olur olum olmamı hiç” hemen yatağı yere serdim annem de üzerine bir çarşaf serdi ve yorgan da indirdik hazırladık yatağı. Annem odasına soyunmaya giderken “aşkım çırılçıplak gel olur mu” diye seslendim, “deli olan seni” dedi kikirdeyerek. Annem odasına gidince ben bir güzel soyunup yorgan altına girdim ve beklemeye başladım. Annem odaya geldi tabi benim istediğim gibi çırılçıplak şekilde. Yere doğru hamle yapınca kolundan tuttuğum gibi çektim kendime doğru ve yatağa düştü. Elimle vücudunu deli gibi okşarken dudaklarına yumuldum güzel güzel öpüşüyor emişiyorduk. Annem öpüşmemiz sırasında yavaş yavaş yorgan altında yanımda yerini alıp iyice kollarıma bıraktı kendini. Bir taraftan öpüşürken bir taraftan da onun amına sikimle badana çekiyordum. Ben amına sikimi sürttükçe annemin amı iyice sulanmış kıvama gelmişti. Yavaşça annemin üzerine çıkıp bacak arasına girdim ve sikimle amına yüklenmeye başladım. İçine tamamen girince annem kollarıyla sardı beni “goçummm ohhhhh sikkkkkk beni sikkkkk” hiç ses etmeden yavaşça hareketlenmeye başladım. Anneme abanmış amına sikimi köklerken memelerine doğru eğilip meme uçlarını emmeye başladım. Annem kendinden geçmişçesine “ımhhhh ohhh” sesleri ile odayı inletirken ben tempolu şekilde sikmeye devam ediyordum. Beş dakika oldu olmadı annem bacaklarını belime dolayıp kasılarak boşalmaya başladı. Bende o boşalırken üzerine iyice uzanıp dudaklarını öpüp dişlemeye başladım, annem kasılmaları bitince bana karşılık vermeye başladı. Bir süre öyle öpüştük sonra yine git gellerime başladım. “erkeğim benim sikici erkeğim oğluuummmmmm” “ohhh annem karım benim” “sikk ananın amını ımhhhh” “sikiyorum annem sikiyorum” “sik erkeğim kanırta kanırta sik beni” “ohhh annem sen sikmemi iste istediğin kadar sikerim ben seni” “her zaman sik, sikin amımdan eksik olmasın” “olmasın annem ohhhh” “ımhhhhh güçlü erkeğim benim sik ananı ımhhhh” ohhhh sikiyorum annemin daracık amcığını sikiyorum ohhhh” “sik oğlum sikkkkkkk” “annneeeemmmmm” annemin sözleri ve inlemeleri ile iyice coşmuş vaziyette git gellere devam ettim en sonunda boşalmaya yaklaşıştım “annne geliyorum” diye bağırdım o sırada annem yine kendine kenetledi beni “gellll goçummmm gellll dölle ananın amını gelllll” ve dayanamayarak son bir hamle daha yapıp döllerimin annemin amına attırmaya başladım. Üzerine uzanıp kalmıştım sikim ritmik kasılma hareketleri ile annemin amına döllerimi attırırken. Boşalmam bitince yanına devrildim. Annem göğsümü okşarken “bir gün beni unutcan teze bir gız bulcan” dedi “abartma anne sana söyledim sen hayır artık olmaz diyene kadar seni bol bol sikecem” “öle diyonda elin tezesi goynuna girince unutursun beni sen” “saçmalama. Sen hayatımda hep olacaksın” “öle mi diyon” “evet ya öyle diyorum. Daha senin açılmamış şu göt deliğini sikecem” diyerek elimi kalçalarının arasına doğru soktum “ordan olmaz” “neden” “dedim ya olmaz” “olacak anne babam amının bekaretini almış bende götünü sikerek seni karım yapacam” “hııı öle mi deyon” “evet” “günah emme” “olsun şimdi sevaba mı giriyoruz” “o da öyle” “o zaman sorun yok sen hazır olduğunda o götünü sikecem” “tamam bakam nassı olsa gurtuluş yok” “hah şunu bileydin” “eee şey dicen” “ne diyeceksin” “Nermin işini ne etcen” “onu da yarın halletcem siz yokken” “bak sen benim oğlana” “eeee o fırsat kaçar mı. Nermin eve kadar gelecek siz

tarla da olacaksınız. Bende işimi göreyim” “gör bakalım. Emme gızlığına dokanma başına iş açma emi” “tamam tamam sadece götten yapacağım onu zaten” “öyle deyosan” “annneee dedim ya daha ileriye gitmem. Kızın hayatını mı yakayım” “tamam tamam” “annem benim” “oğlummmmmm” yine dudaklarımız birbiri ile buluştu ve vücutlarımız birleşti. Akşam annemle sarılıp birbirimize kenetlenerek uyuduk. Koynumda onun olması bana büyük mutluluk veriyordu. Aslında keşke her an koynumda uyusaydı, hep benim olsaydı. Hayatında bu zamana kadar seksi yatak yorgan arasına girerek 2-3 git gelle geçiren bir kadın için harika sevişiyordu annem. Bir de seksin zevk noktalarını tam olarak öğrense sanırım tam bir seks abidesi olurdu. Ahh bir de yarın olsa da halakızının götünün tadına baksam diye düşünerek dalıp gitmişim güzel rüyalara…

Merhabalar, ismim Yiğit. 33 yaşındayım.

Bir üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışmaktayım. Üniversitede bazı projelerde çalışmak ve geliştirmek üzerine görevlendirilmiş bulunuyordum. Ama bundan 4 sene önce çok acil bir kadro değişimden dolayı, yarım dönemliğine bir Sanat Tarihi dersine girmem gerekti.

O zamanlar 29 yaşındaydım ve bu gireceğim ilk ders olduğu için heyecanlıydım. Daha önce üniversitede hiç ders vermemiştim. Birinci sınıfların dersine girecek olmam birazcık da olsa rahatlatıyordu beni.

İlk dersime girdiğim günden sonra biraz daha rahatlamaya başlamıştım. Burada göstereceğim performans, üniversite içerisinde yükselmem için de önemliydi. O yüzden hiçbir kritik hata yapmamaya çalışıyordum.

Ama dersler esnasında sürekli göz göze geldiğim bir kız vardı. İsmi Burçin… Derslere sürekli devam eden, ders içindeki etkileşimi çok kuvvetli olan, aşırı zeki ve güzel bir kızdı. Ders esnasında konuya bakış açısı, problemleri ele alış tarzı, yaptığım hataları bulup düzeltmesi ile beni çok etkilemişti.

Birkaç ders sonrasında artık Burçin’i aklımdan atamaz olmuştum. Burçin daha 19 yaşında, 1.75 civarında boyu olan, fidan gibi, gayet güzel ve sevimli, makyaj yapmayıp doğal güzelliğine güvenen bir kızdı. Bembeyaz teni ve koyu sarı saçlarıyla aşırı sevimliydi.

Fiziği de güzelliği gibi çok etkileyiciydi. Göğüsleri ortalama büyüklükte ve dipdiri, kalçaları kıvrımlı ve çıkıktı. Burçin her şekilde beni etkiliyordu. Fakat bir sorun vardı, ben evliydim! Bu kızı nasıl aklımdan atacaktım? Bunu nasıl yapacaktım? Hiç bilmiyordum.

Bu düşünceler içerisinde yine bir gün derse girmiştim. Ders yine Burçin ile karşılıklı diyaloglarımız ve bakışmalarımız ile sürmüştü. Ders bittiğinde masamı toparlarken, Burçin gülümseyen yüzüyle yanıma geldi ve

“Nasılsınız hocam?” dedi. Aynı şekilde karşılık verdim ona. Rahat görünmeye çalışıyordum, ama bu benden on yaş küçük kızın karşısında garip bir şekilde geriliyordum. Çalıştığım odama doğru dönerken ayaküstü sohbet ediyorduk Burçin’le.

Sanat bölümünde olduğum için, bazı heykel, seramik ve tuval çalışmaları yapıyordum. Burçin de bunları bir yerden(!) duymuş ve bunun hakkında bana bir şeyler sormak istemiş. Burçin’e,

“Hakkımda bu kadar şeyi bana sormadan nasıl öğrendin merak ettim doğrusu?” dedim. Burçin biraz duraksadı ve

“Sadece üniversitenin sayfasına baktım…” dedi. Biliyordum ki o sayfada bu kadar bilgi yazmıyordu. Burçin benim hakkımda büyük bir araştırma yapmıştı. Bu diyalogla Burçin’i birazcık köşeye sıkıştırmak kendime olan özgüvenimi ve keyfimi yerine getirmişti. Burçin ikinci potunu da benim atölyemde kırmıştı. Gülümseyerek,

“Parmağınızdaki yüzük yok bugün!” dedi. Gülümsedim ve

“O kadar dikkat ediyorsun demek?” dedim. Yanakları bir anda kızardı,

“Yok yani sadece gözüme çarptı…” dedi. Onunla bu şekilde ufak flörtleşmeler hoşuma gidiyordu.

Bir yandan aklıma karım geliyordu ve vicdan azabı duyuyordum, ama bir yandan da bu flörtleşmelerden kendimi alamıyordum. Burçin atölyemi gezdi ve

“Bunlar çok hoş!” dedi etkilenmiş bir şekilde. Teşekkür ettim ve yarım kalan işimi yapmaya devam ettim. Burçin de bir sandalyeye oturdu ve ben çalışırken dakikalarca beni izledi.

Bu bir süre sonra rutinimiz olmaya başladı. Burçin dersi yokken sürekli benim yanıma geliyordu ve beni çalışırken izliyordu. Bir gün,

“Ben de bir şey yapmak istiyorum!” dedi.

“İkinci senende atölye dersin olacak zaten, o zaman bol bol yaparsın…” dedim.

“Ama ben şimdiden istiyorum. Hem fena mı, el alışkanlığım oluşur!” dedi.

“Pekala o halde!” dedim. Burçin boş bir tuvalin önüne oturdu. Ona birkaç basit çizim tekniği gösterdim ve

“Hadi başla bakalım. Seni hayal gücünle baş başa bırakıyorum!” dedim. Ben de kendi yaptığım heykelin başına döndüm.

Sohbet ve iş derken aradan iki üç saat geçmişti. Burçin’e,

“Bugünlük bu kadar!” dedim. Burçin’in yanına giderek, “Bakalım ne yaptın bugün?” dedim.

Tuvaline baktığımda büyük bir şaşkınlık içerisinde kalmıştım. Burçin tam karşımda çalıştığı için onun sakarya escort ne çizdiğini görememiştim. Burçin tüm o çalışma süresi boyunca beni çizmişti ben heykelimi yaparken.

“Bu… bu muazzam olmuş! Sen bu kadar iyi miydin çizimde?” dedim. Burçin gülerek kafasını salladı. Ona,

“Madem öyleydin, o basit çizim tekniklerini anlatırken niye durdurmadın beni?” diye sordum. Burçin,

“Çok iyi anlatıyordunuz, bölmek istemedim!” dedi.

Bu kız o kadar şeyden sonra yine beni tavlayacak bir şey bulmuştu. Onunla vakit geçirirken çok zevk aldığımı fark ettim. Onun sürekli gelmesini beklediğimi fark ettim. Sanırım aramızdaki flörtleşme bir sonraki aşamaya doğru ilerliyordu. Baş başa kaldığımızda bana asla hocam demez ve sürekli ismimle hitap eder olmuştu…

Burçin bir gün resim çizerken ben onun arkasındaydım ve onun fırça darbelerini kontrol ediyor ve bazı yerleri gösteriyordum. Tam onun arkasında olmak, onun müthiş kokusunu duymak beni fena halde etkilemişti. Eğilip boynuna bir öpücük bırakmamak için kendimi zor tutuyordum. Bir süre sonra derin bir nefes vererek,

“Sanırım halloldu…” dedim ve elini bıraktım. Yoksa dayanamayacaktım ve geri dönüşü olmayan şeyler olacaktı. Burçin biraz üzgün bir şekilde bakarak,

“Teşekkür ederim!” dedi. Sanki o da bu yakınlıktan memnundu ve bitmesine üzülmüştü. Ben tekrar kendi masama geçtim ve çalışmaya başladım; fakat ellerim titriyordu.

Bir süre sonra sakinleşmek için dışarıya çıkıp bir sigara içtim. Bu kız beni fena etkiliyordu. Yalnızken sürekli ondan kurtulmayı düşünüyordum, ama onunla birlikte olunca güler yüzüne dayanamıyor ve tüm yelkenlerimi suya indiriyordum.

Yine bir çalışmamızın olduğu gün, karımın iki haftalığına ailesinin yanına gideceğini ağzımdan kaçırdım ve yakınarak,

“Kim yapacak yemekleri şimdi?” dedim. Burçin de bunu sanırım kendisine bir mesaj vermek için söylediğimi sanmış olacak ki,

“Ben sana yemek yapabilirim!” dedi. Şaka yaptığını sanarak, gülerek,

“İyi olur!” dedim. Ama Burçin gayet ciddiydi ve

“Karının gittiği akşam bana haber verirsen yemek yapmak için gelebilirim!” dedi. Durumun ciddi olduğunu kavrayınca,

“Kendini yormanı istemem benim için!” dedim.

“Ne demek, benim için bir keyif!” dedi ve ardından, “Yemek yapmak yani… Çok seviyorum yemek yapmayı!” diye ekledi. Diyecek bir şeyim yoktu, tek yapacağım şey ona bunu bir daha hatırlatmamaktı. Ama Burçin iki günde bir,

“Yemeklerimi beğeneceksin umarım!” diyor ve bu konuyu sürekli ısıtıyordu… Karımın gittiği gün Burçin’e,

“Bugün karım gitti!” dedim mecburen…

“O halde akşam geliyorum!” dedi büyük bir gülümsemeyle. ‘Olur!’ anlamında kafamı salladım.

İlk başta dışarıda yemek yiyerek onu başımdan savmayı düşündüm, ama iki haftalık süre içerisinde mutlaka evime gelmek isteyeceğini düşünerek bu işi fazla uzatmamayı planladım.

Ayrıca ben de bunu istiyordum, ama korkularım vardı. Karıma bir şekilde bunun haberi gider miydi? Burçin ile aramızda daha fazla bir yakınlaşma olur muydu? Bunlardan ve daha çoğundan korkuyordum.

O akşam işimiz bittiğinde üniversiteden ayrıldık ve birlikte eve döndük. Heyecanlıydım. Arabayı park ettiğimde sanki gizlice birisini eve alıyormuşum gibi çok garip ve hızlı davranışlar sergiliyordum.

Apartmanın dış kapısını açtım ve hemen içeriye girdim. Burçin garipser bir biçimde bana bakıyordu ve bu halime bir anlam veremiyordu. En üst katta bulunan daireme çıktım ve kapıyı açtım. İçeriye girip kapıyı kapattığımda derin bir nefes aldım. Burçin’i salona davet ettim ve

“Birer kahve içer miyiz?” dedim.

“Ben yaparım!” dediyse de, ona, özel kahvemi yapmak istediğimi söyledim.

Özel olarak çektirdiğim kahvenin içerisine birazcık bal ve süt karıştırarak Burçin’e verdim. İlk yudumu aldığında,

“Harika!” dedi. Gülümseyerek,

“Kendi buluşum!” diye karşılık verdim.

Burçin ile sohbet etmeye başlamıştık. Bir ara o kendi hikayesini anlatırken dalıp gitmiştim, Burçin’i süzüyordum iyice.

Önünü açık bıraktığı bir gömleğin sakarya escort bayan içine giydiği bir tişört, altına da giydiği normal bir kot pantolon ve hiç makyajsız yüzü ile saçlarını bir toka ile gelişigüzel topladığı bir şekilde karşımdaydı. Makyaj için tonlarca para harcayan, en şık ve pahalı elbiseleri alan, her ay bir sürü parayı kişisel bakımı için harcayan karımdan çok çok daha güzeldi.

“Hey! Nerelere daldın?” deyince kendime geldim. Gülümseyerek,

“Çok güzelsin!” dedim. Sonra bir anda kendime gelerek, “Şey yani…” dedim, ama cümlemi devam ettiremedim. Ne diyecektim ki? Burçin utangaç bir gülümseme ile teşekkür ettikten sonra,

“Yemek hazırlamaya başlayayım!” diyerek kalktı. Mutfağa gitti ve ben de ona eşyaların yerlerini söylemek için arkasından gittim.

Ben mutfaktaki sandalyeye oturmuş ikinci kahvemi içerken, o yemeği yapmaya başladı. Aşırı çekici görünüyordu bu haliyle… Her şeyi o kadar özenle yapıyordu ki, şaşılacak derecede titiz ve detaycıydı. İki tane yumurta kırmayı benimle evlendikten sonra öğrenen karım ile karşılaştıramıyordum bile Burçin’i…

“Biliyor musun, karım yemek yapmayı evlenince benden öğrendi. Annesi ve babasının evinde aşçıları varmış. Ben yemek yapmakta çok iyiyimdir, ama insan eşiyle birlikte yemek yapmanın keyfine varmak istiyor. Onun böyle bir isteği hiçbir zaman yoktu!” dedim.

“O halde bana yardım edebilirsin, şu marulları doğramaya başlayarak!” dedi.

“Zevkle!” diyerek yerimden kalktım ve mutfak tezgahına geçip marulları doğramaya başladım. Bu kızla harika vakit geçiriyordum. Çok özel yemekler yapmamıştık, ama o gün yediğimiz şeyler bugüne kadar tattığım en tatlı yemeklerdi.

Yemekten sonra güzel bir kırmızı şarap doldurduk kendimize ve salona geçip koltuğa oturarak sohbet etmeye başladık. İlgi alanlarımız çok benzeşiyordu. İlgilendiğimiz farklı şeylerde de birbirimize sürekli bilgiler veriyor, onlar üstüne tartışıyorduk.

Karımla iki yıllık evliliğim boyunca konuşmadığım kadar konuşmuşumdur Burçin ile o birkaç ay içerisinde… O kadar kendisine bağlayan bir etkisi vardı üzerimde…

Kadehteki şaraplarımız bittiğinde Burçin birer kadeh daha doldurmak için ayağa kalkmak istedi, ama elini tutarak,

“Otur, boş ver şarabı!” dedim. Burçin oturdu ve tatlı bir gülümsemeyle gözlerimin içine baktı.

“Seninle sohbet etmek çok hoş!” dedim.

“Aynı şekilde seninle de!” diye karşılık verdi. Ona içimdeki tüm duyguları açmaya başladım.

“Senden uzun süredir etkileniyorum. Aslında kendimi durdurmaya çalıştım, ama yapamıyorum. Beni alıp götürüyorsun. Öyle bir fırtınasın ki, karşı koyamıyorum senin etkine..!” dedim.

Burçin ağzı kulaklarında dinliyordu beni. Konuşmamı bitirdiğimde eğildim ve yavaşça dudaklarından öptüm. Hiçbir şey söylemedi, itiraz da etmedi. Eğilip bir kere daha biraz daha uzun sürecek şekilde öptüm.

Burçin de yavaş yavaş karşılık veriyordu bana. Artık kesintili öpüşmelerimiz sürekli bir hal almıştı, dudaklarımız ayrılmıyordu artık. Öpüşüyorduk istediğimiz gibi.

Burçin’in yumuşacık boynuna attım elimi ve okşamaya başladım. Ateş basıyordu öptükçe… Burçin’i öperken elini tutup ayağa kaldırdım ve yatak odama doğru yürümeye başladık.

Yatak odamdan içeriye girdiğimizde artık bunun geriye dönüşünün olmadığını ikimiz de biliyorduk. Zaten bunun geriye dönmesini ya da bitmesini isteyen de yoktu. Burçin’i kalçalarından tutarak yatağa yatırdım ve bacaklarının arasına girerek daha şehvetli öpmeye başladım.

Burçin altımdaydı ve inleyerek emiyordu dudaklarımı. Gömleğini çıkarttım, üstündeki tişörtü de çıkarıp kenara attım. Sade, düz bir pembe sutyen vardı beyaz göğüslerini kapatan. O düz sutyen o kadar seksi geliyordu ki gözüme…

Sutyeninin kopçalarını açarken göğüslerinin üst kısımlarını öpmeye başladım. Göğüslerini sütyenden tamamen kurtarınca da emmeye başladım. O orta boylarda dik göğüslere aç bir çocuk gibi saldırıyordum…

Beni hafifçe itti. Dizlerimin üstünde doğrulduğumda tişörtümü çıkartıp kenara attı. escort sakarya Ben de pantolonumu çıkardım, sadece baksırla kaldım. Yatağa uzanıp kendimi ona bıraktım. Burçin yavaşça baksırı çıkarttı. Kalkık sikimi görünce birkaç saniye duraksadı. Heyecanlandığı belliydi. Sikimi eline aldı ve okşamaya başladı. Sonra da tokasını çıkarttı ve eğilip hafif hafif emmeye başladı.

Çok amatördü. Sadece başını ve biraz daha altını ağzına alabiliyordu. Saçlarına daldırdım ellerimi ve onu yönlendirmeye başladım. Sikimin tamamını ağzına alması birkaç dakika sürdü, ama sonunda güzel bir uyum yakaladık. Her şeyde olduğu gibi yatakta da güzel bir uyumumuz olmuştu.

Sikimi emerken taşaklarımı okşamaya başladı. Bir süre sonra dizlerinin üstünde doğruldu. Onu yatağa yatırdım ve göbek deliğine öpücükler kondururken pantolonunu çıkarttım. Pembe düz bir külot ile kaldı karşımda sadece.

Utanıyor gibiydi. Külotunu hafifçe çekerek çıkarttım. Tüysüz, küçük dudaklı amı karşımdaydı artık. Bacaklarını araladım hafifçe ve elimi amının üstüne koydum. Burçin utanarak,

“Ben.. Ben daha önce hiç yapmadım…” dedi. Şaşırmıştım,

“Bakire misin yani?”

“Evet… Aslında ben daha önce bir erkekle de öpüşmedim…” Bu kızın sevişme konusunda ilki olacaktım.
Bacaklarını araladım ve o bakire amı yavaş yavaş yalamaya başladım. Burçin inleyerek zevkle kıvranıyordu yatakta. Vücudu önümde dans ediyordu adeta. Ellerimi bacaklarında tutarak amını yalamaya devam ettim.

Öyle güzel sulanmıştı ki amı, Burçin’in zevk aldığından yüzde yüz emin olmuştum. Onu iyice rahatlatana kadar yalamak istiyordum amını, ama beni şaşırtarak erkenden orgazm oldu. Yattığım kadınlar arasında en erken orgazm olan kızdı. Gözlerime bakarak,

“Bu çok farklıydı…” dedi ve nefes nefese yatmaya başladı.
Burçin’in bacaklarını yukarı kaldırıp geriye iterek, ortaya çıkan pembe ve daracık göt deliğini yavaş yavaş dillemeye başlamıştım. Bakireliğini almayacaktım bugün ve arkadan deneyecektim ilk ilişkimizi.

Biraz şaşırmış, ama sonra farklı bir zevkin etkisiyle her şeyi benim kontrolüme bırakmıştı. Göt deliğini uzunca yaladıktan sonra bacaklarını omzuma aldım ve

“Canın biraz yanacak, ama bana güvenirsen çok zevk alacaksın!” dedim. Gözlerini sımsıkı kapattı ve kafasını ‘Tamam!’ anlamında salladı.
İyice yanaşıp, sikimi göt deliğine dayadıktan sonra yavaşça bastırdım. Göt deliği çok dardı ve sürekli kendini kasıyordu. Elimi amına attım ve okşamaya başladım. Ben okşadıkça biraz daha rahatlıyordu ve bu sayede kendini kasmayı bırakıyordu.

Bir yandan amını okşarken, bir yandan götüne yavaş yavaş giriyordum. Götüne her girdiğim santimde daha fazla zevk alıyordum, Burçin’in de iniltileri artıyordu. Onu rahatlatmak ve kendini kasmasını önlemek için her türlü şeyi yapıyordum. Elim amının üstünde gezerken dilim de sürekli göğüslerinin ucundaydı… En sonunda köküne kadar girdiğimde,

“Bak gördün mü, hepsini aldın işte!” dedim. Burçin gülümseyerek dudaklarımı öptü ve

“Senin sayende aldım, beni çok rahatlattın!” dedi. Öpüşmelerimiz devam ederken yavaş yavaş Burçin’in götüne girip çıkmaya başladım. Daracık göt deliğinin içinde her yerini hissedebiliyordum. O sıcacık deliği sikmek benim için büyük bir keyifti.

Zamanla git gellerim hızlanıyordu ve daha sert pompalıyordum. Ara sıra çığlıklar atıyor, bazen de sadece kısa kısa iniltiler çıkartıyordu. Onun duygularını hissetmek, yüzünün değişimini görmek o kadar keyifliydi ki, onu izlerken de müthiş keyif alıyordum…
En sonunda boşalmaya yaklaşmıştım. Burçin’in götüne sertçe kökledim ve döllerimi içine boşalttım.

Boşalırken duvarda asılı olan fotoğrafa gözüm takılmıştı. Karımla benim düğün fotoğrafımızdı. Burçin göğsüme hafifçe dokunarak,

“Şey, kalkabilir miyim?” dedi.

Kendime geldim o an ve yavaşça Burçin’in götünden çıkıp yatağa attım kendimi. Burçin tuvalete gitti. Ama ben garip bir şekilde gözlerimi o fotoğraftan alamıyordum.

Burçin ilk kez anal seks yapmanın vermiş olduğu etkiyle bacakları hafifçe ayrık bir biçimde yürüyordu. Bir süre sonra tuvaletten çıkıp yanıma geldi ve göğsüme yatarak dudaklarımı öptü.

Biraz dinlendikten sonra tekrardan onu öpmeye başladım. Bu taze vücudu hiç bırakasım yoktu. O gece defalarca seviştik ve sabaha karşı uyuyakaldık.

DERYANIN HALLERİ

Okulların acılmasıyla birlikte aktif sınıf yaşamımıza dönmüş kendimizce ortalığın tozunu attıryorduk.bir gun derya evdeyken denizle odamda sevişirken yine deryaya yakalanmıştık.sapıklar sizi diye başlayan kızgınlığıyla hışmına uğradık.ben sen kendine bak orospu diye karsılık vermiştim.derya melih diye kendinen epey buyuk üniversiteli bir cocukla takılıyordu.arkadaş cevresi epey değişmişti.evde artık derya varken denizle cekinmeden ilgileniyor cilveleşiyordum.bu durum deryya ile surekli surtusmemize sebep oluyordu.inişli cıkışlı bir muhabbet oluşmuştu derya ile aramızda.bazı zamanlar sakalasırken yaptığım sakalar hem hoşuna gidiyordu hemde onu biraz fazlaca sıkıştırdığımda gülerek git lan sapık diye kacıveriyordu.bir iyi bir kötü durumdaydık derya ile.aramızda en cok harclığı o almasına rağmen parasını hemen bitiriyordu.teyzemine surekli söğüşlemesine rağmen hafta sonu gelmeden parasız kalıyordu.denizde aksesur manyağı olmuştu.üstüne basına cok harcıyordu.ama cok hoş cok alımlı cokta güzel gözüküyordu.deryanın sivil giyimide hepten entel dantel takımına kaymıştı.bir ayrık tip gibi gözüküyordu genel toplum içinde.bense arkadaşlarımın yanındayken bonkör oluyor ama elimde kalan paraları hep biriktiriyordum.cocukluğumdan beri böyleydi.arada birseyler alma taleplerim olduğumda sımarıp yalvarırken lazım olan parayı hep fazla istiyor üstünü cebe atıyordum.nerdeyse 1 sene harçlık almasam yetecek param vardı.derya bizden borc istiyor.çoğunlukla ödemiyordu.deniz artık kesinlikle deryaya para vermiyordu.arada eve gec geldiği için harclık cezası alıyordu annemden. hepten krize giriyordu bütçesi.yine para istediğinde yarım saat masaj karsılığında borc verdim.söylene söylene kabul etti.omuzlarıma sırtıma masaj yaparken dakikası dakikasına saat tutttum.sonrasında hem bana hem denize masaj yaptırttım.yine gecmiş borclarını odamı toplamak bize masaj yapmak carsıdan istediğim seyleri almaya yollamak gibi angaryalarımı ona yukleyerek sıfırladım.yine bir hafta sonu parasal bir krize girdiğinde annem ve teyzemden eli boş dönünce önce denize yanaştı.bir sey alamadı.denizde zaten para yoktu biliyordum.derya arkadaşlarıyla topluca konsere gideceklerdi.bilet alacak sokağa cıkacak parası yoktu.bende vermedim.masaj yapayım tunam dedi.istemiyorum dedim.üsteledi kabul etmedim.başka bir sey yapayım dedi.cok lazım para ne olur diye yalvardı.tüm şirinliğini takınıp saklabanlık yapıyordu.yüz vermiyordum.sırnaşıyor illa para koparmaya çalışıyordu.vermem bana lazım dedim.ver söz pazartesi öderim dedi.istediği para 2 haftalığından fazlaydı .nasıl ödeyecekti.olmaz dedim.ödemezsin. valla öderim dedi.yine kabul etmedim.tuna ne olur mutlaka gitmeliyim dedi.o anlarda aklımda daha daha evvel böyle bir fikir olmamasına rağmen kafamda bir şimsek caktı.istedi..vermedim.istedi..olmaz dedim..
-valla istediğinin her seyi yaparım söz dedi.
güldüm.
lafına dikkat et pişman olursun.dedim.
şımarıklığını bozmadan
-ne pişman olacaaağımm tunam ne olurrr verrrrr diyerek ağlamaklı çocuk taklidi yaptı.

ben gülerek
benimkini al ağzına o zaman dedim.
birden afalladı ve
-hayvan sapık herif diye saçlarımı cekmeye başaldı
-ağzından cıkanı kulağın duyuyormu senin
ne var.sankşi yapmadığın sey
bu sefer sap sup vurmayada başladı.ben savunma pozisyonuyla kendimi koruyordum.
iyire manyaklaştın sen deyip okkalı bir küfür etti.sonra derin nefes alıp tekrar yatağımın kenarına oturdu.iyice ciddileşerek
-şakayı bırak veriyormusun vermiyormusun dedi.
tabi veririm canim deryamsana yardım etmeyeceğimde kime edeceğim ama.ağzına alırsan dedim gülerek.
-pislik herif dedi odamdan hışımla cıktı.ben tüm bu muhabbeti denize anlattım.çok şaşırdı.gerçekten istiyormusun böyle bir şeyi dedi.bilmem diye cevapladım.takılıyorum işte gibisinden geçiştirdim.yazdan beri sadece denizle ben vardık özel hayatımızda.okuldan ve cevreden hiç kimselerle birlikteliğimiz söz konusu değildi.belli etmesede aramıza yine başkalarının gireceğinden tedirgin olmuştu bence.
Derya akşama kadar para işini çözemedi herhalde .gün içinde karşılaşmalarımızda pis pis baktı bana.sonra akşam ben odamdayken yine geldi
-.tuna hayvanlık etme ver su parayı.
vermem
-sizi anneme söylerim..
ooo tehdit ha .söyleyemezsin kolaydı sanki..kolunu bacağını kırarım senin
-tuna tamam uzatma ver parayı söz öderim geri.
nah ödersin hangisini ödedin.senin keyfine seni finanse edecek halim yok.
yine cocuk taklidiyle yalvarma modunda para dilendi benden.
ben diyeceğimi dedim .alabileceğin şekli biliyorsun.ağzına alırsın olur biter.
-ben sizin gibi sapık değilim hayvanlaşamaya başlama yine.
sen bilirsin senin menfaatin var sonucunda.
-menfaatmi…orospu muamelesimi yapıyorsun bana
benim orospum olursun fenamı
yarı ciddi yarı saka konuşuyorduk.deryayla böyle cinsel laflaretmek sikimi hareketlendirmişti.
elimi esofmanımın üstünden sikime götürdüm ve gözü önünde sıvazlamaya başladım.yavaşca esofnamın içinde cıkardım.gözlerimin içine bakarak yanıma doğruldu elini benimkisin üstüne koyarken ben ellerimi yana saldım.kalkmış yarağımı tutmasıyla sıkaca cevirip burkmasi bir oldu.
-kopartırım onu görürsün ebenin amını
öyle boş bulunmuştumki canım feci yanmıştı.kacamadımda sandalyeden.iki buklum hale gelirken bir tanede siddetli sekilde kafama gecirip gitti.kayaya toslamıştım bu sefer…..

gece yatarken odamın kapısı acıldı.baktım derya idi gelen.
-özür dilerim canını yaktımmı
.bende doğruldum ve yanyana yatağın kenarında oturduk.
hemde cok
-sende öyle hayvanlaşmasaydın.
……….
-denizle oluyor olman herkesle olacağın anlamına gelmez.gunah gunahtır.tabular hep var dunyada dedi.
biliyorum
-ee o zaman neden böyle seyler dedin.
ne bileyim dedim işte
az bir konuşmadan sonra
-para verecekmisin vermeyecekmisin…vermezsenden canın saolsun ..
duraklayarak
veririm dedim…..ama ağzına alırsan…
-yaa hayvansın sen
evet hayvanım ben
hafif tebesümle
– ya ısırır kopartırsam.
birdenn korktum
yapmazsın
-nerden biliyorsun
kıyamazsın

zorlamıyorum.teklif ediyorum yaparsın yapmazsın…. sana kalmış.
-sen uslanmazsın sen.yavsak piç herif .az bir duraksamadan sonra
– xxxxx liranı alırım dedi gülerek
ok.dedim orspu gibi pazarlığını yapmıştı ve iki katı para istemişti.valla gene sertleşmiştim konuşurken.gercek olursa bu olayın sonu ben tüm yıllık harclığımı vermeye razı durumdaydım.
ve gercek oluyordu.yere çömeldi sesiz ol dedi.ben yatağımda oturur pozisyondayken sakarya escort yarağımı pijamamdan cıkararak öpmeye başladı
gevsek gevsek ruhsuz öpüyordu.emip yalamıyor dudağını az biraz sürüyordu.cok heycecanlanmıştım ama ama yarrağımın üstünde hiç bir baskı hissetmiyordum.
öyle yaparsan sabah kadar boşaltmazsın beni dedim
-ne boşaltması.öpücem tamam
yok ya ağzına almak o demekmi sonlandıracaksın.yüzüme hiç bakmıyordu.yarrak emmeyi seviyordu.deniz anlatmıştı biliyordum.ayrıca inadımda ısrarcı olduğumuda çok iyi biliyordu.önce bana bir küfür etti sonra yavaştan gereği gibi yapmaya başladı.emiyor sıvazlıyordu.derken 40 yıllık orospular gibi yalar pozisyona gelmişti.bir ara sakın ağzıma gelme dedi.
Ya gerçekten çok iyi yapmasından ya ilk oluşundan ya olayın tabusundan müthiş zevk alıyordum.tek eliyle taşaklarımı sıvazlıyor diliyle kafasını yanlarını yalıyordu.başını ağzına alıp emiyor diliyle ağzının içinde hareketler yapıyordu.bol tükürükle ağzına sokup çıkarıyordu.ağzınla yarağımın başını emerken ne yapıyor anlamıyordukm ama yaptığıyla birden uyarılıp titriyordum.hepsini al hepsini al dememle yarağımın yarısından fazlasını ağzına sokup cıkarmaya başladı.resmen ağız siker durumdaydım.
ben yine cok uyarılmıştım.hafifce elimi saclarına dolamış kafasını oksuyordum.vucudumu iterek ağzına köklemeye calıştım.durarak bögürür gibi oldu bu hareketlerimi engelmeye calıştı.bende kafasına yumuşakça ritm tutturdum.evet ablam derya yarak emeyi gercekten seviyordu.hoşlanarak yaptığından adım gibi emindim.nerdeyse boşalmak üzereydim.elimle sikimi dibinden kavradım.deryanın başınıda diğer elimle tutup sikim ağzından cıkmadan boşalmaya başladım.boşalmam bitene kadar kafasını bırakmadım.ben gevşerken şiddetle kendini geri çekti. pisliksin sen ne demiştim sana diyerek agzını tutarak odamdan cıktı.
az sonra banyodan geri geldi
-ver paramı…
al tamam verdim…
-memmunmusun şimdi

hemde çok..sen memmunsun hoşuna gittimi.
küfür etti.
ve
-bunları kimseye anlatmak yok tamamı
????????
-sana söylüyorum deniz dahil kimseye söylemeyeceksin.
denizden hiç bir sey saklamam.
-bunu saklaman lazım.söylersen öldürürüm seni
olmaz hiç gizlimiz olmadı.bunuda gizleyemem.
-bu ikimizin özeli her zaman her sey anlatılmaz.bazı sırlar olur dedi.
bizde sır mır yok.
-nereden biliyorsun vardır mutlaka anlatmadığı seyler sana
yoktur eminim.
-sacmalama be söylenilmez bu aramızda kalcak o kadar.
aramızda kalacak.ama üçümüzün olacak doğal olarak.
-ya bırak salak salak konuşmayı.söylemiyeceksin dedim okadar…onunda sırları var merak etme.
demesiyle.
senin ..xxxxin. . yarrağını nasıl emdiğini arabasında nasıl surekli ağzına verdiği gibi mi dedim
soka girdi.denize anlattığı en mahrem seyleri ben tekrar deryaya söylemiştim..
sakınlık ve kızgınlıkla
– bunlarıdamı anlattı dedi
biz hiç bir sey saklamayız bilmiyormusun dedim..
oda yerinden kalkarak odasına gitti.
hata yapmıştım.bundan sonra cok uzun bir süre özel şeylerini denizle paylaşmadı…….
ama ben sonunda garip muhabbetlede olsa deryanın ağzına vermiştim.ve devamı konusunda hayaller kurmaya başlamıştım.deryada 170 boylarına kadar gelmiş, irileşmiş memelere özelliklede gördüğüm en muntazam bacaklara sahipti.nadirde olsa giydiği yüksek topuklular ile hele bir de mini varsa üstünde bayan bacak olup cıkıyordu.uzun saçlarını dalgalı hale getiriyor beyaz teniyle hoş bir genç kız oluyordu.bu genc kız koynuma girmeliydi.ama deryaya karsı denizde olduğu gibi ask duymuyor sex objesi olarak bakıyordum.ertesi sabah müjde verir gibi denize yetiştirdim akşam olanları…..
Bu dönem içinde derya ile birkaç munasebetimiz daha oldu

sonraki günler biraz tuhaf geçti.derya ile aramız soğuk sayılırdı.aynı şekilde denizde deryaya mesafeli gibiydi.
adı konulmamış bir gerginlik bir soğukluk vardı sanki.paylaşımlarımız azalmıştı derya ile.daha az muhabbet daha az şakalaşmalar.
bazı günler normaldik bazı günler yoktuk sanki birbirimizin dünyasında…yine ben özel çabalamalar ile yumaşıttım ortamı.
deryayı o müthiş saksonun hatırasından uzak tutatarak normal kardeşler döngüsüne tüm sevimlilik gayretlerimle
ve bir keresinde de çok almak istediği deri ceketi hediye ederek onu tekrar aramıza çektim.kardeşler olarak evde yalnız kaldığımız
ortamlarda denizle onun yanında cilveşelerek masum sevgili oynaşmalarını onun
yanında çekinmeden gerçekleştirerek durumumuzu mümkün olduğu kadar olağanlaştırdım.her ne kadar kızsada küfürler etsede
nasihatlar versede tehditler savursada yavaş yavaş kanıksama durumuna geldi.denizle ilişkimizi 6-7 aylık süre sonunda onun gözünde çekinmeden
yaşar duruma gelmiştik.pes etmişti yani sizin anlıyacağınız.yine bize birgün ana avrat söylendiği bir kavga
sırasında deniz deryaya sende aldın onunkini ağzına …hemde para için… dedi.bu cümle onun denizle olan aşkımız karşısında bitiş anıydı..
sevgili bacak güzeli derya ablam kendi yaşantısında daha evvel entel dantel dünyaya başladığı açılmada epey yol kat etti.
arkadaş çevresi değişti.hafta sonu takılmaları,alkol ve muhtemelen esrar ortamları yaşantısını değiştermeye başladı.
flörleride çoğaldı..hep yeni bir ismin adı geçiyor daha onunla tanışmadan veya tanıyamadan yeni bir isim oluyordu.
huyuda değişmeye daha asabi daha başına buyruk olmaya başladı.annemle sorunlar yaşanıyor yardım etmek nasihat vermek isteyem teyzemde baş edemez olmuştu.
bizimlede arası yine soğuyor gibiydi.paylaşımlarımız azalmış başka bir dünyayı yaşıyordu derya.eve geç gelmeler bazen hafta sonu arkadaşlarında kalma bahanesiyle hiç gelmemeler
okulda sallantılı bir durum üç çokuklu bşr analı eve bağırış çağırışın yerleşmesine neden oldu.
ve bunlar az sayılacak bir süre içerinde oldu.artık deryanın başında ev cezaları yasaklar ve harçlık cezaları vardı.
benim deryanın ağzına vermemden yaklaşık 1 sene sonra durum aşağı yukarı böyleydi.
yine cezalı olduğu dönemlerde kız arkadaşları yatıya geliyor evin içinde şen şakrak bir hava oluşuyor güzel saatler muhabettler
annemi yumuşatıyordu.ama sonra sarma esrar cigaralarını annemin bulmasıya işler yine kızıştı.daha şiddetli hır gürle birlikte
daha etkili cezalar hatta okuldan almalar bile söz konusu oldu.karışık günlerdi kısacası..bir öyle bir böyle geçiyordu günler.
sonra bir cuma akşam üstü.
oldukça asabi bir tarzda odaya girdi derya..yarın arkadaşlarıyla buluşacakmış.annemden zor izin almış ama parası yokmuş.
tuna oğlum sakarya escort bayan para lazmı varmı sende…?
-…..
tuna sana diyorum.
-veremem annem öldürür beni duyarsa.
annemin çok şey var duyarsa öldüreceği..
-ooo tehditemi geçtiniz derya hanım
salaklaşma be…xxxx lazım bana
-valla vermeyi düşünmüyorum derya.
acil lazım oğlum uğraştırma beni.
-biliyorsun derya….senin bu durumun…ne bilim ..veremem ben.

okkalı bir küfür etti yine.bir yandanda durumu lehime çevirme şansı gelmişti elime
bir yandanda ona para vermek doğru olmaz gibi geliyordu banaa…şerefsizliğim tuttu sapıklığım ağır bastı.
söylediğinin yarısı kadar param olduğunu geçmişten kalanda çok para olduğunu söyledim geri vermediği.
peşpeşe iki posta ağzıyla boşalatırsa vereceğimi söyledim.adisin sen diyerek küfürler başladı ve masanın üstündeki kitabı kafama
çakarak hışımla gitti.akşam sofrada yemek yerken de hiç yüzüme bakmadı.ortak sohbetlere katılmadı.sonra
bir ara mutfaktayken
akşama alacağım parayı şerefsiz diyerek iğrenerek baktı yüzüme.bende tamam ” mavi geceiğinle gel” dedim.mavi geçeliği önden açık kesim yuvarlak geniş dekoltesi sayesinde bol miktarda frikik malzemesi sağlayacaktı bana.o sipsivri memelerini tüm sakso boyunca doyasıya
seyredecektim.ayrıca gecelik kalça bitiminde bitiyor ve o muhteşem bacaklarda göz önünde şov yapıyor olacaktı…
ama yüzünün o hali içimi rahatsız etti.tüm akşam huzursuz oldum.
sonra akşam sakso için geldiğinde parayı ona karşılıksız vermeyi kararlaştırdım.
ve nihayet yatıldı.herkes odasına çekildi.yaklaşık 1 saat sonra derya geldi.aman tanrım ne manzara.
sipsivri gögüsler geceliğin ince kumalında iyice belirginleşmiş.hafif adımlarıyla sallana sallana yaklaşıyor bana doğru.
uzun sütün bacaklar o kadar kusursuz ki…hemen azdım ve kararımdan vazgeçtim.ağzına boşalacaktım..
ilk söze o girdi
*şerefsiz bir orospu çocuğusun.
-uzatma bir anlaşma yaptık.
*tamam lan aç pipini…
-pipimi…? kurban olsun sana o pipi
diyerek yatağın kenarına oturdum şortumu indirdim.bir yandanda perdeyi kenarından çekerek dışardakı lambalarda az da olsa gelen aydınlığı
içeriye almaya çalıştım.karanlık olmakla birlikte görüş mesafemde tüm görüntü netti.o da önüme diz çökerek oturmuştu.
-iki posta ha…caymak yok..
*tamam lan pezevenk başlatma ikine
-kibar ol deryam.konsantrasyonumu bozma yoksa çok uğraşırısın iki defa için
yine küfürler ederek birazda sertçe çekiştirirek almaya başladı ağzına
-hop kızım yavaş ..kopartçanmı…diyerek başını okşamaya başladım
*dokunma bana
-eee yapacaksan doğru yap canımı sıkma benim.git istemiyorsan
*istediğimi mi sanıyorsun
-sanmıyorum
*ee ne saçmalıyorsun
-tamam tamam hadi devam et
dedim ve ağzına almaya devam etti.1-2 dakika içinde sert davranması gitmiş benim sikinde kaya gibi sertleşmişti
yıllardır kendimi eğitmemle boşalmamı kontrol etmem sayesinde onu epey uğraştıracaktım.
önünmde o haraeket ettikçe sallanan diri ve sivri başlı memeleri aklıma başımdan alıyordu.
onları öpmek yalamak istiyor bir an önce deryanın içine girmek istiyordum.ablamı amansız sikmek istiyordum.
oda bir yandan eliyle sıvazlıyor bir yandan emiyor yalıyor tükürükler boğuyordu yarrağımı
ıslak yarrağım parıl parıl parlıyortaşaklarımı avuçluyor.vantuz gibi emiyordu.
eminim o da zevk alıyordu.acaba ıslanmışmıydı.dizlerinin üstünde olduğundan göremiyordum
ama hırıltıları zevk aldığını gösteriyordu.saçlarını hafifçe okşamaya başladım.bir ara göz göze geldik.
bakışlarından ne hissettiğini anlamaya çalıştım..hiç bir şey anlamadım.sonra indirdi yine gözlerini
iyice gerilmeye kıpırdanmaya başladım.gelişim yakındı.kendimce onca tecrübeme rağmen onca övünmeme rağmen
kendimi tutamayacağımı hissetmeye başladım.hele yarrağımın kafasını emerkenki içimin çekilmesi titrememe sebep oluyor dayanımıyordum.
bendende iniltiler hırıltılar duyulmaya başladı bana bakarak
*ağzıma boşalma
-ama çok istiyorumm.hepsini ağzına boşalmak istiyorum
*hayır ağzıma boşalma
-lütfen
*hayır..yoksa yapmam bir daha
-öyle anlaşmadık
dedim ve tekrar kafasını yarrığıma ittirerek ağzına soktum.
-yüzüne boşalayım
kafasını olmaz anlamında salladı
artık dayanamayacaktım.

–ahhh geliyorum..boşalcammmm
ağzında çıkarttı ve durdu..
-durma durma..çektir durma
ve çektirmeye başladı.ben titremeye başladım deryada o anda pikeyi çekiştirerek yarrağımın karşına tuttu ve
ben müthiş bir patlamayla 6-7 kere fışkırtarak boşaldım.müthiş bir duyguydu.pike batmıştı.derya bir koluyla ağzındaki tükürükleri ıslaklıkları temizledi
elinide pikeye sildi ve yana doğru boynu bükük şekilde oturmaya devam etti.ben bütün iliklerim sömürülmüş gibi hissediyordum.böylesi çok acayipti
-deryamm muthişşsin.hayatımın zevkini yaşattın bana
*sus şerefsiz diye tısladı adeta
doğrularak ona doğru sarılmaya çalıştım..önce iteklemeye çalıştı.ama iyice kavrayarak sarmaladım onu.bir iki dakika böyle kaldık.yandan baktığımda yanaklarından
süzülen yaşları fark ettim.elimle sildim yaşları.irkildi.kalkmaya çabaladı.
-dur nereye..ikinci var daha
*…….
-bu çok daha uzun sürecek işin çok dedim gülerek
*allah belenı versin şerefsiz..
onu doğrultarak çalışma masasının sandalyesine oturttum.bende karşısına geçerek pörsümüş yarrağımı ağzına doğru
yönlendirdim.yapış yapış az biraz döllü yarrağımı ağzına sokarak gitgele başladım.yumuşak yarrağım ağzına girerken bükülüyor
geri çekip tekrar sokuyordum.az sonra yarrağım tekrar büyümüş ama bu sefer o hareketsiz ben ayakta onu ağzını sikiyordum.
bazen eliyle karnıma benim hızımı yavaşlaşmak için baskı yapıyor ama ben istediğim ritimle ağzına sokup çıkarıyordum.
ve biliyordumki bu seferki oldukça uzun sürecek.bazen komple ağzından çıkarıyor elimle biraz sıvazladıktan sonra
tekrar sokuyordum.ağzı kurumaya başlamıştı.kendi tükürüğümle yarrağımı sıvazlıyor
tekrar onu ağzına sokuyordum..ona da bol bol tükürttürüyordum.kafasını saçlarını okşuyordum
sandalyeye iyice yaklaşmış bacaklarım onun mühteşem bacaklarına yapışmıştı.ses yapmayaya çalışmakta ayrıca bir zorluktu.
35-40 dakika falan olmuştu herhalde iyice yorulmuştu ama ben durmya niyetli değildim
-yoruldum yeter…hadi boşal
*boşalamam daha
-hadi yeter
*gelmez daha
-ağzım uyuştu
*…….
-ağzım uyuştu diyorum sana
*gelmiyor daha napimm
-yeter ozaman çok uzadı
*yetmez
*görüntü ver bana …….daha çok uyarılayım diyerek geceliğinin askısına uzandım.yarrağımıda escort sakarya ağzına
iyice kökleyerek askıtı düşürmeye çalıştım.engel olmaya çalıştı.ağzı doluydu.bir elim kafasında ağzından yarrağımı çıkarmasına müsaade etmiyordum
*seyretmek istiyorum sadece…
direnmedi ve askıyı düşürdüm.tek memesi komple açıktaydı.bir meme bu kadarmı sivri olur başı bu kadarmı dik olurdu.
öbür askısına indirdim.ince geceliği komple sıyrıldı.şimdi iki memeside açıkta ben ağzını şiktikçe sallanıyordu.
yaklaşık bir 5 dakika böyle devam ettim.gerçekten çok uzun sürmüş
ama onun yarı çıplak görüntüsü beni kıvama getirmişti.kafasını tutan sağ elim yavaşça omuzlarına kaydı.sol elim iyne saçlarındaydı
tempomu iyice yavaşlatmış ağzına yavaş sokuyordum.deminden beri saçlarını okşamamda onu epey gevşetmişti.
bu arada merak ettiğim şeyi öğrendim…ıslanmıştı.
sandalyede iyice kaykılmış poposunun bir ucu sandalye oturağında kalacak şekilde öne
kaymıştı.bende bir bacağimı iyice ona yaslamış ve kasıklarına baskı yapmıştım..evet ıslaktı.ıslanmıştı..

bu beni daha da çok heyacanlandırdı.tempomu iyice düşürdüm sol elimle ense dibinden masaj yapar gibi saçlarını okşarken sağ elimide memesine attım
tam göründüğü gibiydi..semsert…ufak ufak okşamaya sonra mıncıklamaya yoğurmaya başladım.
bir yandanda bacağımla baskı yapıp sürtmeye çalışıyordum
sonra sol elimide diğer memesine koydum.şimdi iki elimdememelerinde sikim yavaş tempoda ağzındaydı.
gözlerini açmamıştı.ve elleme me ses çıkarmamıştı.artık dayanacak halim kalmamıştı.
*boşalacağım aşkım
-…
*boşalacağim
hala ses çıkarmamış reaksiyonda bulunmamıştı.ve ben ağzından çıkarmadan her iki memesinide hoyratça sıkarak
ağzının içine boşalmaya başladım.dolu ağzıyla garip sesler çıkartarak beni ittirdi ve ağzında dökülen spermlerim varken eline tükürdü ağzının içindekileride
mühteşem bir görüntüydü.elindeki spermlerimide benim tişörtüme silerek beni itti ve
-aşkın değilim ben senin…hayvansın sen serefsiz..bana bak bu sefer bunları kesinlikle denize anlatmayacaksın
*ama
-sus.anlatmayacaksın..adamsan ki öyle değilsin biliyorum anlatmayacaksın….anlatırsan ölümü gör.
*öyle deme
-anlatmayacaksın o kadar.
*tamam anlatmam
-söz ver
*söz
-öyle olmaz adam gibi söz vver
*valla anlatmam
-denizin üstüne yemin et
*………..
-denizin üstüne yemin et diyorum sana
*tamam..denizin üstüne yemin ederim.
-iyi ver parayı……
verdim parayı ve usulca çıktı odamdan.yaklaşık 1.5 saat süren manyak dakikakalar olmuştu.
denizin üstüne de yemin etmiştim..hayatımda tuttuğum nadir sözlerden birisiydi bu.
o akşam acayip mutlu yattım yatağıma .deryanın ağzında iki postalık macera yaşamıştım.gögüslerini ellemiştim
oda ıslanmıştı bu süreçte.acaba hoşunamı gitmişti.yoksa kaçınılmazsa zevk almaya çalış durumumuydu.bilmiyordum ama
bu durumu kullanacak sefasını sürecektim.(ama gelecek zamanlarda bu sefalar deryanın önce esrarlı sigara sonra uyuşturucu ile geçen yaşamında yoksunluk
anında benden maddi kaynak bulması benim onu bu şekilde kullanmam telafisi zor zamanlara sebep oldu.)
ve ertesi sabah derya hiç bir şey olmamış gibi davrandı bana.sıradan normal..geceyle ilgili olumlu olumsuz hiç bir şey seçmedim.
bunun ne anlama geldiğinin kestiremesemde rahatlamış hissettim.ama gecenin yarısını geçen bir saate derya eve sarhoş ve muhtemelen kafası dumanlı geldi
annemin tepkisi sabaha kaldı ve sabahleyin siddetli bir tartışma ve yine belk**e uygulanamayacak olan ev cezası geldi.
hafta içi bir akşam derya yanıma geldi ve balkona çıktı.balkonda benim yanımda ev ahalisinden gizlice sarmasını tüttürdü.
banada çekermisin diye sordu.bende merak ediyor olmakla birlikte hiç niyetlenmedim.havadan sudan lafladık.sonra gitti odalarına
yatmaya.ilk o zaman detaylı düşündüm.bir bağimlimi oluyordu derya.
bana şerefsiz derken doğru söylüyordu.ne büyük günahlarım ve hatalarım vardı.ne pisliklerim vardı.onun yoksunluğunu zevke
dönüştürmüştüm ve bunu pek ala başkalarıda yapabilirdi.her türlü şey olabilirdi.düşününce neler neler geldi aklıma
o gece huzursuz bir şekilde kıvranıp durdum.sonra galiba kendi iç dünyamda öteledim kanıksadım ve şerefsizliklerime devam ettim.

derya annem evde yokken sarmasını tüttürüyor kuytu ve sote olması dolayısı ile 2-3 akşamda bir benim balkona geliyordu.denizde bu muhabbetlerin
ortağıydı.esrar deryanın bilinen ve yakalandığı sırrı ve bizde sırrının ortaklarıydık.annemin teyzemlerde kaldığı bir akşam eve gelen yeni arkadaşlarından
arzu ile de bayağı çekmişler kafayı bulmuşlardı adeta .sohbet sapıtmış aldıkları alkolle birlikte epey dağıtmışlardı.denizle bende
sadece alkole eşlik etmiştik.aslında eğlenceli bir akşamdı.burada önemli olan deryanın misafiri kim gelirse gelsin hep yeni arkadaş
çevresinden ve madde kullanımlarıydı.bir kaç seferde deryayı zor durumda kafası dumanlı haldeyken annemden gizlemeyi başardık.

bir zaman sonra derya gene masraflarıyla başa çıkamadığından bana geldi.ne zamandır parasızlıktan kıvrandığını
biliyordum ama bir türlü yaklaşamıyordu bana.muhtemelen kendi iç dünyasında hesaplaşmalar yaşıyordu.
-tuna bir şey diyeceğim
*de
-şerefsizlik yapmazsan
*…….
-kardeşimsin sen benim …..para lazım.
*doğru yerdesin dedim gülerek
-başlama yine
*yok yok başlamıyorum…zaten param yok
-ne demek yok..vardır sende kirli çıkısındır sen
*yok kızım……varda yok yni
-ne demek o
*bişi demek diil
-uzatmıyacağım tuna..lazım gerçekten.
*eee bana ne
-tunaaaa.asabımı zorlama.ne kadar zorlanıyorum farkındamısın sen.
*neye zorlanıyorsun
-allah belanı versin tuna.senden para aldığımda ne oluyor
*istemiyorum zaten.
-ne istemiyorsun.ben para istiyoruö
*yok ben ağzına falan vermek istemiyorum
-piç.a.belanı versin senin.bu nasıl konuşma. diyerek saçımı çekiştirdi.bileklerinden tutarak büktüm ve dizlerinin
üstüne çökerttim.
*seninkini yalamak istiyorum bu sefer.ben kendi kendimi boşaltırım yalarken
-hayatta olmaz*hasta sapık
*sen bilirsin
bir sürü küfürle söylendi bana yine
*e kızım benimde hoşuma giden bir şey o…ne olacakki
-daha ne istiyecen tuna.beni mi sikecen o.cocuğu
*……….
*teklif meyadnda kızım.hem bak senin bir şey yapmana gerek yok.ben çalışaçağım bu sefer.otur rahatına bak.
-sapık herifsin sen hasatsın manyak
*evet doktor lazım bana yada hemşire dedim gülerek
*kabulsen akşam gel ..donsuzzz….
-siktir git manyak diyerek ayrıldı odamdan.

acaba gelecekmiydi.dediğimi kabul edecekmiydi.amacım onu yalayarak kudurtmak ve kendi isteğiyle karşı koyamayacak kıvam getirmekti.hem
usta olduğum bir mevzuydu.kiminkini yaladıysam çıldırtmıştırm.kendime acayip güveniyordum.

Yasak Ve Gizli – BÖLÜM 10

(Teyzemin Şüpheleri Başına Dert Açtı)
.
.
Dün akşam teyzemi ve Merveyi sikmiştim, üstelik Merveye annesinin amını ve memelerini yalatmıştım ve gitmeden önce teyzemi ve Merveyi bir kez daha sikicektim. Akşama kadar Merveyle sex sohpetleri yapmıştık. Akşam eve gittiğimde kapıyı teyzem açtı hoşgeldin dedi Yasemin dışarıda arkadaşlarıyla oynuyordu, teyzem Merve ve ben sohpet ediyorken Merveyle kaş göz işareti yaparak içeriye gitmesini söyledim, Merve mutfağa doğru yol aldı bende tuvalete diyerek kaltım, mutfağa geçtim Merve beni bekliyordu, götünün 2 yanağınıda avuçlayarak sıktım ve dudaklarından öptüm, o sırada arkadan bir ses, “Siz ne yaptığınızı zannediyorsunuz” teyzem bizi yakalamıştı, yani ölüm fermanlarımız o anda yazılmıştı.

Merve ağlamaya başladı teyzem yanımıza gelip ikimizede tokat atmaya başladı, sabah uyandığında amındaki kurumuş döl lekelerinden akşam birşeyler olduğundan şüphelenmişti, üstelik Mervenin bütün gün telefonla mesajlaşması ve sürekli banyoya gitmesinden dolayı şüpheleri dahada artmıştı ve bizi sessizce takip ederek yiyişirken basmıştı. Teyzem Merveye bir tokat daha atıcakken elini tuttum ve sakince konuşalım dedim. Mervede teyzemde ağlıyordu bende çok korkmuştum eğer eniştem öğrenirse ikimizde mahvederdi. Mutfakta konuşmaya başladık ama anlatıcak bir şey yoktu herşey ortadaydı, teyzem dün akşam neler olduğunu sorunca aklıma resimler geldi, teyzeme enişteme söylememesi için şantaj yapabilirdim. Teyzem enişteme söyleyeceğini söyleyince öyle birşeyin olmayacağını eğer öyle bir şey yaparsa elimdeki resimleri internette gizli hesaptan paylaşacamı hatta akrabalara özelden yollayacağımı söyledim. Teyzem resimlere bakarken daha çok ağlamaya başlamıştı, telefonu elinden düşürdü ve bize dönüp “ne yaptınız siz, bunu nasıl yapabildiniz, ikinizinde psikolojik yardıma ihtiyacı var” diye konuşmaya başladı, evdeki herkes şoktaydı Merve ve teyzem sürekli ağlıyordu, bir süre sonra ağlamaları kesilmişti artık gözlerinde yaş kalmamıştı, otuma odasına geçmiştik.

Merve ve ben yan yana oturuyorduk teyzemde karşımızda oturuyordu, Mervenin göz yaşlarını silerek “ağlama artık yeter rahat ol bir şey olmayacak teyzem babana bir şey demicek, dimi teyze?” teyzeme baktım konuşmuyordu sadece bize bakıyordu ve nasıl böyle şeyler yaptınız diye konuşuyordu. Ağlamak biraz rahatlatmıştı onları teyzemin yanına geçtim elini tuttum ve ne yapıcanı sordum. Bir daha böyle bir yapmamamızı ve resimleri silmemi söylüyordu, tabiki ikisinide yapmıcaktım hatta resimler sayesinde artık teyzemi bile sikebilicektim. O gün hiçbirşey olmadı teyzem enişteme söylemedi, resimler paylaşmamı göze alamazdı bende o gece bir şey yapmadım.

Ertesi gün şirketteyken Merveyle hiç konuşmamıştık annesi telefonu kullanmasına izin vermemişti, o günüm akşam olacakları merak ederk geçti eve koşar adımlarla gittim kapıyı Yasemin açtı içeri geçtim, teyzeme Yasemini dışarı yollamasını kendisiyle konuşmak istediğimi söyledim kabul etti evde teyzem ve ben kalmıştık Merve marketteydi. Merve gelmeden teyzeme durumu anlatmalıydım hemen teyzemin karşısına geçip oturdum, konuşmayı kısa ve öz yapıcaktım, artık kendisinin bana ait olduğunu ne dersem yapması gerektiğini ve bunların aramızda kalıcanı Merveye bile söylememesi sakarya escort gerektiğini söyledim, zamanı gelince ben Merveye herşeyi anlatıcaktım eğer istediklerimi yapmazsa resimleri paylaşıcamı söyleyerek tehdit ettim, teyzem yine ağlamaya başladı. Ayağa kalkıp yanına geçtim yüzündeki göz yaşlarını elimle sildim ve yanağına bir öpücük kondurdum, ayağa kalmak için hamle yaptı ama izin vermedim ve ne istersem yapmak zorunda olduğunu söyledim, böyle birşey yapmamam için bana yalvarıyordu, elimle ii yanağından tutup dudaklarından öpmeye başladım.

Dudaklarını sıkıyordu ve karşılık vermiyordu dudaklarını rahat bırakmasını söyledim, yumuşacık dudaklarını yalıyarak öpüyordum tabiki karşılık vermiyordu, benim isteğimle karşılık vermesini istemiyordum ilerliyen zamanlarda kendi isteğiyle beni öpmesini istiyordum. Bir elimi memesine atark öpmeyi bıraktım, bir yandan memesini okşuyordum bir yandan konuşuyordum, teyzeme “Merveyi üzecek herhangi birşey söylememesini hatta artık istediğimizi yapmamıza izin verdiğini söyleyeceksin” dedim mevbur kabul edicekti. Kapı çaldı Merve gelmişti gidip kağıyı açtım Mervenin dudaklarını öperek “annen seninle birşey konuşacakmış” dedim. Beraber oturma odasına geçtik yanyana, teyzemin karşısan oturduk teyzem artık izin verdiğini söylüyordu ancak Merve pek inanmamıştı ve korkuyordu, Mervenin kafasını kendime çevirerek dudaklarını öpmeye başladım, karşılık vermedi beni ger çekilip annesine baktı annesi herhangi bir şey demedi, tekrar Mervenin kafasını kendime doğru çevirip öpmeye başladım beni iterek bir daha böyle birşey yapmak istemediğini söyledi. Şok olmuştum habuki ben artık Merveyle doya doya sikişicemi düşünüyordum, Merveyi kolundan tutup içerideki odaya götürdüm kapıyı kapatım neden böyle birşey dediğini sordum. Çok korktuğunu ve artık benimle sikişmek istemediğini söylerken dudaklarına yaklaştım ve nazik bir şekilde dudaklarını öpmeye başladım bir süre karşılık vermedi ama duygularına yenik düştü karşılık vermeye başladı. Yavaşça bir elimi amına atarak eşofmanının üzerinden amını okşamaya başladım, refleks olarak dizlerini kırıp ıhh diye inledi, sikim çoktan uyanmıştı pantolonu çıkardım ve Merveye yalamasını söyledim, itiraz etmeden sikimi yalamaya başlamıştı yavaş yavaş sakso çekmeyi öğrenmeye başlamıştı, zevke gelmiştim boşalıcaktım sikimi dışarı çıkardım ve Mervenin yüzüne boşalmaya başladım o anda kapı açıldı teyzem kapıdan bize baktı donup kalmıştı ve birşey diyemiyordu, Merve çok korkmuştu ayağa kaltı o anda teyzem “Yasemin geldi toplanıp içeri gelin yakalanmaın, Merve sende doğru duşa” demişti, Merve korku ve şaşkınlık içerisinde banyoya gitti teyzem içeriye girip kapıyı kapattı. Sikim dışarıdaydı pantolonumu bilerek giymiyordum teyzem evde birisi varken yapamamamızı söyledi ebnde böylesinin daha heyecanlı olduğunu söyledim teyzemin elini tuttum ve sikimin üzerine koydum hemen geri çekilip odadan çıktı, pantolonumu giyerek oturma odasına geçtim.

Eniştem işten gelmişti yazık garibimin bir şeyden haberi yoktu, yemek yedikten sonra yorgun olduğunu ve hemen yatacağını söyleyerek yatak odasına gitti. Merve ve teyzem mutfaktaydı yanlarıan giderek Merveye arkadan sarılarak “tertemiz olmuşsun aşkım” dedim ve amını eşofmanın sakarya escort bayan üzerinden okşamaya başladım, teyzem işini bırakmış bize bakıyordu, Merve kollarımdan kurtulup içeriye geçti bende teyzeme yöneldim gözlerini içine bakarak dibine girdim elimle götünü avuçlayıp dudaklarını öpüp gece boş odaya gelmesini ve içinde sütyenle külot giymemesini söyledim, amacım teyzemin yanında Merveyi götünden sikmekti. Oturma odasına geçip Mervenin yanına oturdum ve kulağına gece için hazır olmasını söyledim. Saat 12 gibi herkes yatağındaydı içeriden kapı sesi duydum, teyzem boş odaya gidiyordu, hemen Merveyle beraber bizde geçtik odaya teyzem oturmuş bize bakıyordu kapıyı kapattım ve ışığı açtım. Hemen Mervenin dudaklarına yapıştıp soymaya başladım sonrada ben soyundum, teyzemin karşısında ikimizde çıplaktı, Merveyi yatağa yatırdım ve amını yalamaya başladım, teyzem istemeyerekte olsa bizi izliyordu izlemek zorundaydı. Teyzeme içeriden zeytin yağı getimesini söyledim mutfağa gitti yağı alıp geldi ban uzattı beklemesini söyledim, Merveyi domalttım teyzeme yağı sikime ve Mervenin göt deliğine iyicek sürmesini söyledim. Şaşkın gözlerle bana bakıyordu, dolaptan havlu aldı yatağın üzerine serdi, Merve havlunun üstüne geçti ve tekrar domaldı bende arkasına geçtim teyzemi beklemeye başladım.

Teyzem yağı sikimin üstüne döktü ve sıvazlamaya başladı sikim iyice yağlanmıştı sıra kızının götüne gelmişti, avucuna döktü ve kızının götüne sürmeye başladı deliğin etrafına sürüyordu ama içine sokmuyordu. hemen nası yapması gerektiğini gösterdim parmağımı Mervenin göt deliğine soku çıkarıyordum Merve biraz inlemişti parmağımı çıkardım teyzeme sıra sende dedim teyzem parmağınının ucunu kızının deliğine sokuyordu tamamını okmasını istedim, işaret parmağının tamamı kızının göt deliğindeydi, Merve inlemeye başlamıştı. Teyzem kendi eliyle kızının götünü sikiyordu ama bu daha hiçbirşeydi ikisini beraber sikicem zamanlarda gelecekti. Teyzemin elini tutup geri çektim ve sikimi yuvasına doğru hizaladım, yavaşça kafasını soktum Merve artık götten sikilmeye alışıyordu. Sikimin tamamını yavaşça gitgel yaparak götüne sokmuştum. Teyzem ayakta bizi izliyordu, ben yanında kızının götünü sikiyordum yavaş yavaş hızlanmaya başladım benim hızlanmamla beraber Merveninde inleme sesi artıyordu. Teyzem sessiz olmamızı yoksa yakalanacağımızı söylüyordu ama Merve tam tersini götünü daha hızlı sikmemi söylüyordu, ben ormal hızda sikiyordum çünkü yakalanmak istemiyordum, bir elimi teyzemin memelerine attım sıkmaya başladım Merve bizi görmüyordu inlemekle meşguldü. Elimi teyzemin memesinden çekio Mervenin amına attım ve okşamaya başladım, bir yandan götünü sikiyor bir yandanda amıyla oynuyordum, sessizce “daha hızlı sik götümü” diyerek inliyordu, boşalma zamanım gelmişti biraz daha hızlandım ve teyzemin gözünün önünde kızının götüne boşalmaya başladım benimle aynı anda Mervede boşalmaya başlamıştı, ben gitgel yaparak amıyla oynamaya devam ediyordum Merve öünmde zevkten titriyordu. Bir süre soluklandıktan sonra Merve banyoya temizlenmeye gitti, o sırada teyzeme “güzelce temizlen Merve uyuyunca sıra sende” dedim bende banyoya gidip temizlendim.

Merveyle beraber teyzemin yanına döndük teyzem odadan escort sakarya çıkıp banyoya gitti bizde üstümüzü giyinip yataklara gittik, yaklaşık 1 saat sonra kalktım ve sikiş odamıza geçtim. Teyzem odada beni bekliyordu kapıyı kapattım, ve teyzemin dudaklarını öpmeye başladım bir yandanda götünü avuçluyordum, teyzemin kıyagetlerini çıakrdım karşımda çırıl çıplak duruyordu ve elleriyle amını ve memelerini kapatıyodu. Üstümdekini çıkardım şortumuda teyzeme çıkarmısını söyledim, önümde eğildi pantolonumu çıkardı altım bozer yoktu sikim özgürlük diye bağırarak fırlamıştı, teyzem ayağa kalkarken omuzlarından tuttum ve kalkmasına izin vermedim yalamasını söyledim. Teyzem çok güzel sakso çekiyordu anlaşılan eniştemle bol bol antreman yapıyordu. Zaten 2 kere boşaldığım için 3. zaman alıcaktı bende teyzemi bol bol sikicektim. Ağzı çok güzeldi hiç bırakmak istemiyordum ama sikimin asıl yuvası burası değildi, teyzemi kaldırdım yatağa doğru domalttım belini aşşağıya doğru indirmesini ve götünü dışarı çıkarmasını söyledim, arkadan götünü ve amını yalamaya başladım daha sonra parmağımı teyzemin göt deliğine sokmaya çalıştım, teyzem kendini ileriye atarak daha önce hiç yapmadığını ve istemediğini söyledi, merak etmemesini benim normal şartlarda sevmediğimi söyledim ve parmağımı arkadan teyzemin amına sokup çıkarmaya başladım, teyzem ıslanmıştı ama hiç inleme sesi gelmiyordu. Teyzemi yatağa sırt üstü yatırdım ve bacaklarından tutarak kaldırdım 2 yana açtım elleriyle bacaklarını tutmasını söyledim ve amını yalayarak parmaklamaya başladım bir süre sonra teyzem kendini tuamayarak inlemeye başlamıştı, makineli tüvek gibi parmaklıyordum vıcık vıcık sesler geliyordu amından ve titreye başladı o anda zevkten bacaklarını bırakarak kafama daha çok bastırmaaya başlamıştı, ne yağtığını bildiğini zannetmiyorum zevkten deliye dönmüştü bütün sıvılarını emerek yutmuştum, kendine geldiğinde ellerini kafamdan çekti bende yavaşça yalayarak memelerine doğru çıktım ve ellerini 2 yana salmıştı, memelerini yalamayı bırakıp ağzımdaki am sıvılarını yalamasını söyledim, bütün yüzümü yalayarak temizlemişti ama dudaklarımdan öpmemişti, ben teyzemin dudaklarını öpmeye başladım ama hala karşılık vermiyordu.

Dudaklarını bırakarak sikimi amının önüne getirdim ve içeriye doğru ittirdim, teyzem yatakta sırt üstü yatıyordu ben yatağın kenarında ayakta duruyordum, teyzemin ayaklarını omzuma koydum ve bacaklarına sarılarak amını sikmeye başladım, amının içi alev gibi yanıyordu sanki yıllardır hiç sikişmiyordu ama eniştemin teyzemi bağırtarak siktiğine emindim böyle bir kadın sikmeyen erkek erkek değildir. Gittikçe hızlanıyordum ve zevkten kudurmuş durumdaydım yaklaşık 1 saat kadar farklı pozisyonlarda teyzemin amını siktim en sonundada ağzına boşaldım ve tüm döllerimi yutturdum, döllerimi iştahla yutuyordu şaşırmıştım anladığım kadarıyla teyzem yalamayı ve döl emmeyi seviyordu. İkimizde yorulmultuk nefes nefese kalmıştık yatakta yan yana uzandık soluklandık. Elimi teyzemin memesine atıp “Mutlumusun teyzecim” dedim, hiçbirşey demedi ayağa kalktı üstünü giyindi banyoya gitti temizlendi oradanda odasına gitti bende yatağıma yatarak mutlu ve huzurlu bir uyku uyudum. Buradan hiç gitmek istemiyordum ama 2 günüm kalmıştı, teyzemle konuşup eniştemi ikna ederek yaz tatilini burada geçirmeme ikna etmesini sonrada gelip numaradan beni ikna etmesini isticektim, mecbur istediğimi yapıcaktı eğer eniştem kabul ederse bu yaz hayatımın en güzel tatilini geçiricem.

evi boya evin genç kızınıda …..

boya işine anlaştığım gibi başladım baharın son ayları artık sıcaklarda bayağı bastırmıştı öğlene kadar evde yanlızdım öğlen evin tek ve yaşına göre çok olgun bi vucuda sahip ıkızzı greldi okul kıyafetlerini değiştirirken odanın kapısı açık ve hodaki aynadan onu seyrediyordumm sikim kalktı pantalonumun önü dimdik geldi ben yemek hazırlayayım dedii yemek yerken bağayı sohbet ettik çokfena bir kızdı küfürlü sözler falan bu ara sevgilisi aradı hadi işim var şimdii değip savuşturduu sonrada bana dönüp çocuk daha bee bunlarr dedii,yemek sonunda bende boya yapabilirmiyim dedii olur tabiki fakat üstün başın boya olur dedim oda ben de üstüme eski bşyler giyerim dedi gitti geldii o nee kıx minicik bir şort birde askılı giymişki şort hem mini hem de kıza boll bende ağzımın suyunu akıta akıta ona tavan kesmelerini yaptırmaya başladımm bir yandan da sakalaşıyorduk kız zaten ağzı sakarya escort bozuk bende arada basıyodum ona küfürü onun hoşuna gittiğini fark erettimm arada birbirimize değiyor ben onun apış arasını o benim dalgayı dikizliyorduu akşam annesinin gelmesine kaç saat olduğunu soruncaa daha çok var dedi ayy ben yoruldum dedii oturdu ben bi sigara yaktım bende içebilirmiyim dedi bende iç amına koyimm bu bu kaldıı dedimm ayy çok fenasın dedii bak ben sebeb olmiyim sigara falan dedim yok yaa ben içtim daha önce dedii anlatsana daha neler yaptın dedimm oo dedi söylen mezz bu arada oturuşu faln değiştii koltuğa uzanduııbacaklarını aralıyorr apış arasını falan kaşıyordu kalk kıx dedimm azdırma benii biraz daha öle durursan sikerim seni dedimm
nasıl nasıl dedii ben ida söylemediim söyletmek için çok uğraştı söylemedimm ben ben nasıl seni söyletirim dedii kaç yaşındasın sakarya escort bayan sen dedimm güldüü çok mu lazım deii …
ben duşa giriyorum bu boyalar çıkar mı dedi iyice yıkarsan çıkar dedimm
gitti duştan sesleniyor çıkmıyor bunlar diye bende iyice yıksaa deidmm
yok yaa çıkmıyor baksana öylece duruyor deii
bende bu bahane ile banyayoya girdimm
duşa kabinin kapısı açıktı bakmıyor gibi yapsamda ooff ne kalçalardıı iyice ovalasan dedimm bak ama çıkmıyor dedi ben de ver bana lifi dedim bacağındaki boyayı çıkarmak için eğildimm bu duşu açtı birden bende ıslandımm

artık bu son nokta dedim buna bi yapıştım orda üstümü çıkardım tuttum bunu odasına kadar kucağımda getirdim başladım öpmeye yalamaya amını hem yalıyor hemde parmaklıyordumm bakiremisin sen dedim evet değincee ağzına verdim sikimii
verdim çoşkuyu ağzına boşalıncaa biraz rahatladık hadi escort sakarya kalk çabu dedim giyindikk annesi gelene kadar seviştik elleştik kız yanıyorduu
ertesi sabah eve vardığımda kadın hemen çıktı çıkarken fatih bey kız okula gitmedi hasta sizde göz kulak olubverirminiz dedii olurum tabi dedimm camdan kadının servisinin gelmesini ve bitmesini bekledimm
sonra busenin odasına gidiyordumki buse kalkmıştı neyin var kız dedimm
yok bşeyim dedii hasta dedi annen dedim yok be
ben msasus öle dedim bu gün okula gitmek istemedim dedii
olayı çaktım hemen busenin dudaklara yumuldum salandoki kanepede sevişmeye başladıkk ben amını yalarken seni istiyorum diye haykırmya başladıı bende içine girerim ddim gir hadi diye inledii amını sikerim diyorum sik diyo
buse amını sikerim kızlık gider diyorum hadi erkeğim diyo baktım olacak gibi değil amını iyice sulanmışken amına sikimi bi dayadım buse bana bi sarldıı bi sarıldıı
o gün buseyi üç posta siktimm boya işi de kaldıı akşam üstü bi yalan uydurduk sözde ben öğlen gitti işim vardıı akşam üstü geldimm
artık burda boya işi iyice uzar belli olduu kıx durmuyoo sikiyorumm dyarağa doymuyoo

PARIS’TE SEKS BASKADIR. BOLUM 4

PARIS’TE SEKS BASKADIR. BOLUM 4
KARIMIN ARKADASI VE KOCASININ KUZENI

Elif, o gece, butun ciplakligi ile bunlari Nihale’e anlatinca, Nihal’de kendi marifetlerini ortaya dokmus.

Hakan’in kuzeni 18 yasindaki Metin, universiteye basladigindan beri, Hakan’in son model elektronik oyuncaklari ile oynamak ve beraber Home Theatreda en son macera filmlerini seyretmek icin hafta sonlarini Hakanlar’da gecirir olmus. Nihal, yasananlari Elif’e zevkle anlatmaya baslamis:

“(kikirdayarak) Metin’i gayet iyi taniyorsun, 18 yasinda olmasina ragmen, cok daha kucuk gosteriyor, sence de oyle di mi? Hem boyu oldukca kisa, hem de sakallari, biyiklari cok seyrek. Kavruk kalmis bu sarisin oglan. Ayni zamanda cok cekingen, ama terbiyeli, efendi ve kibar bir cocuk. Onceleri yuzume bakmaya bile cekinirdi. Bildigin gibi, Metin, bize genellikle hafta sonlari geliyordu. Hafta sonlari da benim dinlenme gunum oldugu icin, dogal olarak evde cok rahat dolasirim. Hakan’i heyecanlandirmak icin giydigim, fakat pek bir ise yaramayan seffaf geceliklerimle, Hakan’la Metin uyanmadan, sabahlari mutfakta kahvalti hazirlamaya baslardim. Boyle bir gun Metin mutfaga gelip, beni, altimda yalnizca kucucuk kulotum ve uzerimde seffaf geceligimle gordu. Yani anlayacagin butun mallar ortadaydi sekerim. Erkek olsam benim bile seyim kalkar yani. Bu bizim kibarcik hemen basini one egdi. Bende, onun 18 yasinda oldugunu bilmeme ragmen, yasini hic gostermedigi icin, daha bir cocukmus gibi dusunerek kendimi ortmeye hic zahmet etmedim.

Daha sonralari, ben mutfakta calisirken, arkamdan yaklasip, sanki kazayla olmus gibi, gecerken elini popoma surtturmeye falan basladi. Daha biyiklari bile yeni terlemis, sesi sanki yeni catallasmis gibi duran, ama tam erkek gibi dusunemedigim bu cocugun, erkeksi niyetleri olduguna hic ihtimal vermiyordum. Ilerleyen gunlerde, hafta arasi okuldan cikinca da gelmeye basladi. Bu gunler, her ne hikmetse benim muayenehaneye gitmeyip evde kalarak dinlendigim gunlere rastliyordu. Ben yine hic bir seye ihtimal vermedigim icin banyoya giriyor, banyodan cikinca uzerime sardigim havluyla evin icinde rahatca dolasiyor, Metin’in hic farkinda olmuyordum. Hatta giyinirken odanin kapisini bile kapatmiyordum. Birkac kez banyo sonrasi giyinirken gelip benle sohbet etmeye basladi. Dolabin kapisini siper ederek giyiniyordum, ama sonradan farkettim ki aynadan beni cirilciplakken izliyor ve pantolonun uzerinden çükünü ovusturuyordu. Bunu ilk defa farketince cok rahatsiz oldum, ama sonra dusununce hosuma gitti ve kendimi bir oyunun icinde buldum. Bu delikanli kocamin kuzeniydi, nasil olsa bana bir sey yapmayacakti diye dusundum. Herhalde daha yeni yeni cinselligi ogreniyordu. Ve ben de onu guzel goruntuler esliginde mutlu etmeyi cok kiskirtici bulmustum. Isten eve dondugumde, yine oda kapisi acik ustumu degistirirken, mutlaka geliyor, sohbet ediyor gibi yapip beni izliyordu. Bende onu hic bir zevkli goruntuden mahrum etmiyordum. Once bluzumu cikartiyor ve dantelli sutyenimle kaliyor, meme uclarimi rahatca gorebilmesi icin yakinindan geciyor, etegimin kopcalarini ona actiriyor, etegimi cikartip corabimla kaliyordum. Ayagimin birini yatagin uzerine koyup ince kulotlu corabimi cikartirken, Hakan gibi bu cocuk da cok heyecanlaniyor, heyecandan belli olduguna aldirmaksizin, pantolonunun cebine soktugu eliyle çükünü ovaliyordu. Daha sonra sutyenimi dolap kapagi arkasinda, onun aynadan bana bakislari arasinda cikartiyor ve uzerime mini bir ev elbisesi giyiyordum. Yemek hazirlarken yardim bahanesi ile yanima geliyor, daha once, utanarak eliyle yaptigi surtunme hareketlerini simdi butun bedenini surterek yapiyordu. Sonra bazen ayaklarimin usudugunu soyleyip, odama gidip bir jartiyersiz, dantelli corap alip, bu arada donumu amimin dudaklari arasina sikistiriyordum. Salonda koltuga oturup, onun gozleri onunde seksi hareketlerle, bacaklarimi yukariya dogru gerdirerek coraplari giyiyor bu arada acilan apus aramdan orami sergiliyordum. Metin bu kadar heyecena dayanamayip, kosar adim banyoya gidiyordu. Tabiki masturbasyon yapmaya. Bu durumlar cogu zaman, sevgili pisirik kocam maclara gittiginde oluyordu.

Bir hafta sonu banyoda jakuziyi doldurmus, sampanya ile keyif yaparken kapinin tiklatildigini duydum. Evde bir tek Metin vardi. “Ne oldu Metin” diye sorunca “Nihal abla kapici geldi bir sey sorabilirmiyim?” dedi. Bende her yanimi kaplayan kopukleri, ozellikle goguslerimin uzerinden temizleyip “gel Metin” dedim. Metin iceri girince tutulup kaldi. Ilk defa goguslerimi aynadaki yansimasindan degilde, oldugu gibi goruyordu. Yutkunup, “yoneticinin gecen ayin makbuzlarina ihtiyaci varmis” dedi. Ben de, apartman evrakinin nerede olduklarini anlatirken, kopukler acilinca, yeni agda yaptirdigim bacak aram oldugu gibi suyun altindan meydana cikti. Metinim hem beni dinlemeye calisiyor, hem de kilitlenmis olarak orama bakiyordu. Sonunda kapiciya makbuzlari verip, verdim demek icin bu sefer kapisini vurmadan banyoya girdi. Bana, “ben hic bu jakuzilere girmedim daha once” deyince, “peki al dusunu gel yanima” dedim. Cocukcagiz az daha dusup bayilacakti. Heyecanini caktirmadan, utanarak ve bana arkasi donuk bir cirpida soyundu ve dusunu aldi. Tuysuz oglan, onunu kapayarak gelip jakuziye girerken, tutunmak icin elini cekince kalkmis çükünü gordum. Fazla buyuk degildi. Zaten, malum, Metin’in boyu da kisaydi. Eh, bu boya bu alet diye dusundum. 18 yasindan sonra boyu ne kadar uzar ki çüküde irilessin diye dusundum. Amam canim neyse, bana ne bunlardan, dedim ve uzerinde fazla dusunmedim. Jakuziye giripte masaj dugmelerini acinca cok hosuna gitti. Kuvetin icinde karsilikli cirilciplak oturuyorduk. Eliyle suyun altindan, sanki yanlislikla olmus gibi bacaklarima dokunuyordu. Bende kendimi iyice yatar pozisyona getirince, bacaklarimi Metin’in vucudunun iki yanina dogru yerlestirdim. Metin’de biraz kaykilinca, birden amimin onunde Metin’in çükünü hissettim. Sanki jakuzinin basincindan oluyormus vucudumu gibi ileri geri hareket ettirmeye basladim. Ileri geri gidip geldikce amim, Metin’in kabarmis ve sertlesmis sikine bir deyip, bir ayriliyordu. Cocugun gozlerinin icine bakarak bunu yapmaya devam ettim. Garibim, yuzunde gulumsemekle, tahrik olmusluk arasinda bir ifade ile basini egmis jakuzinin icine bakiyordu. Cok zevk almaya baslamistim. Ictigim sampanyalarinda etkisiyle artik terbiye merbiye kalmamisti. Ileri geri gitmeyi birakmis, Metin’in sikini amimin agzina iyice yaslamis, asagi yukari surtturuyordum. Cocuk bir hamle yapsa, sikini amima sokmasi isten bile degildi. Birden Metin gerilip oylece kaldi. Zavalli cocuk iki surtmede bosalmisti. Bunun uzerine, Metin utanc icinde, “cok ozur dilerim Nihal abla, ben n’aptim. N’olur beni affet, bi daha olmayacak, Hakan abime soyleme” diye neredeyse aglamakli bir sekilde bir anda jakuziden cikip havlusunu alip gitti. Aslinda cocugun bir kabahati yoktu. Her ne kadar, beni ne kadar arzuladigi, her halinden belli olsada, onu jakuziye ben davet etmis ve bu kucuk seks oyununu ben baslatmistim. Bende cikip arkasindan gittim “tamam merak etme Hakan’a soylemicem” diye teskin ettim.

Bu olay uzerine Metin bize bir ay hic ugramadi. Hatta Hakan bile, ne oldu bu cocuga boyle, diye merak etti ve bir hafta sonu yine telefon edip cagirdi. Eve geldiginde bana karsi super mahcup, yuzume bakamiyor ve hatta benle konusamiyordu. Cuma aksami yine bir macera filmi seyrettiler. Hakan cumartesi gunu maca gitti. Bende banyo alip, odama gecip kurulandim. Metin ortalarda gozukmuyordu. Kendimi havluyla yataga birakip, biraz kestirmeye basladim. Birden bacaklarimin oksanmasini hissetmemle uyandim. Metin bacaklarimi oksuyor, orama dogru cikiyordu. Zaten uzerimdeki havlu acilmis, her yerim ortaya cikmisti. Metin “dayanamadim Nihal abla, sende istersen biraz seni oksayayim, soz, fazla ileri gitmeyecegim” deyince şok oldum. Ne diyecegimi bilemeden kendimi biraktim. Metin, ayaklarimi, bacaklarimi, baldirlarimin ic kisimlarini masaj yapar gibi oksayarak apus arama yaklasmisti. Dokunuslari, oksamalari cok hosuma gidiyordu, iyice tahrik olmustum. Orama yavas ve ozenli bir sekilde parmaklarini sokup cikartmaya basladi. Amim sirilsiklam oldu. Parmaklarini sokup cikartirken zevkten vucudum kivranmaya baslamisti. Aldigim zevkle beraber, Metin’le su anki durumumuzu dusununce ve Metin’in beni siktigini hayal edince orgazma ulastim. Evlendikten sonra ilk defa bir cinsel iliskiye girmeden orgazm oluyordum. Metin benim erotik kivranmalarima ve yaptigi ise dayanamadi ve verdigi sozu tutup daha da ileri gitmemek icin, yine kosar adimlarla banyoya gidip, kapiyi kapatmaya firsat bulamadan masturbasyon yaparak bosaldi. Bende arkasindan seyrettim.

Daha sonraki gunlerde, beni mutfakta sıkıştırıyor ve Hakan salonda televizyon seyrederken, goguslerimi aciyor ve iri memelerimi emiyordu. Bazen uclarini biraz sertce isiriyor, ben de ses cikartmamak icin kendimi tutuyordum. Opusmek icin parmaklarinin uzerine yukseliyor ve bende biraz asagi egiliyordum. Vantuz gibi dudaklarimi emiyor ve mosmor birakiyordu.

Bir gun aksam eve geldigimde odamda soyunurken, yine Metin’in beni seyrettigini fark ettim. Artik utanmadan disari cikardigi sikini, gozumun onunde sivazliyordu. Yatagin uzerine oturmus sutyenimi cikartirken, birden gelip beni omuzlarimdan sirtustu yataga itti. Uzerimde bir tek kulotlu corabim ve tanga kulotumla kalmistim. Ayak parmaklarimdan yalamaya basladi. Ince corabimin uzerinden kucuk parmaklarimi ve bas parmaklarimi tek tek emiyordu. O emdikce, hem zevkten, hem de gidiklanmaktan yatagin ustunde kivranmaya baslamistim. Sonra bacaklarimi yukari dogru kaldirarak, ayak tabanlarimi yaladi, topuklarimi hafif dokunuslarla isirdi. Gozlerimi kapatmis, goguslerimi avuclayarak, uclarini cimdikleyerek aldigim hazzi ve zevki cikartmaya calisiyordum. Bacaklarimi, dizlerimi ozenle ve uzun uzun yalayarak baldirlarima geldi. Baldirlarimin ic kisimlarina dokunulmasindan cok zevk aliyordum. O da, daha onceki sevismelerimizden bunu anlamis olacak ki, corabimin uzerinden yavas yavas oksayarak ve yalayarak beni cilgina cevirdi. Kisik kisik nefes aliyor ve belli belirsiz cigliklar atiyordum. Derken, corabimi cikartmak istedigini fark ettim. Bana “bu isi bana birak” der gibi bir isaret yapti. Yavasca belimin altindan kulodumla birlikte kulotlu corabimi siyirdi. Yine bacaklarimi oksayarak corabimi cikardi. Kendiside acelyele cirilciplak soyundu. Ciplak ayak parmaklarimi bir kez daha tek tek emdi ve tabanlarimi yaladi. Sonra yukarilara geldi ve amimi yalamaya basladi. Amimin dudaklarini diliyle yaliyor ve emiyordu. Amimin dudaklari gul gibi acilmis, iyice irelesmislerdi. Internetteki porno sitelerde Hakan’la seyrederken gordugumuz gibi, heriflerin karilara yaptigi sekilde, amimin dudaklarini agzina aliyor, emiyordu. Sonra dilini amimin icine daldirmaya basladi. Sanki sikiyordu. Dilini soka cikara beni orgazma ulastirdi. Deyim yerindeyse sarsilarak ve ciglik atarak orgazm oldum.

Beraber o kadar porno film izlememize ragmen, kocam hic bir zaman beni boyle sevmemis, yalamamis ve bu sekilde orgazma ulastirmamisti. Bu cocuk, birinde elleriyle, digerindeyse agzi ve diliyle, cinsel iliskiye girmeden beni muhtesem orgazmlara ulastirmisti. Siki kucuktu, evet, ama bu cocukla oynadigimiz erotik oyunun bagimlisi olmustum. Her tarafimi ona gosterdikten, sevdirdikten, oksattirdiktan sonra, onun masturbasyon yapmasi beni cok tahrik ediyordu. Hem su ana kadar bir birlesme yapmamistik ve kimse incinmemisti. Ama artik daha fazla dayanamiyordum, sikisme zamani gelmisti. Bu kisa boylu delikanlinin kucuk sikini icimde hissetmek istiyordum. Az once ben orgazm olmama ragmen, icimden “Metincim, bu sefer gidip masturbasyon yapma da, su isi artik tam yapalim” diye geciriyordum.

Benim orgazm oldugumu anlayinca, kisa bir sure icin geri cekildi. Yan yana cirilciplak yatiyorduk. Sonra, ben onu oksamaya baslayinca, geldi yine meme uclarimi isirdi, yaladi, emdi. Iri memelerimin her tarafini yaliyor, uclarina ayri bir ozen gosteriyordu. Sanki ac bebeklerin memeye saldirmasi gibi, zevk ve istahla bu isi yapiyor, beni cilgina ceviriyordu. Sonra, yuzume donup, yuzumun her bir kivrimini yumusacik opmeye basladi. Gozlerimi kapatmis, ani yasiyor, zevk aliyordum. Dudaklarimin kenarlarindan optukce icim giciklaniyordu. Agzimi araladim ve dudaklarima yapisip emmeye basladi. Dilimi onun agzinin icine soktum. Agzinin icinde sanki yaladi, yuttu. Agzimin kenarlari tukuruk olmustu. Onlari diliyle temizledi. Bu arada uzerime abanmis, sikini orama bastiriyordu. Muthis bir zevk dalgasina kapilmistim. Elimi asagiya goturup sikini oksamaya basladim. Yumusak oldugunu hissettim. “Bu neden boyle. Her zamanki gibi, sopa gibi sert degil” diyince, heyecanlandigini soyledi. Birden yatakta dizleri uzerinde dogrulup, sikini yuz hizama getirdi ve agzima yaklastirdi. Bende bu taze gibi duran ve henuz kucuk seyi tumuyle agzima alip emmeye basladim. Agzimin icinde istahla emiyordum. Yine sepsert olmustu. Agzimdan cikartip, damarlarini yalamaya basladim. Alta inip temiz tasaklarini agzima aliyor, emiyordum. Sonra biraz yukari cikip, sadece basini agzima aliyor ve dilimle etrafinda daireler cizerek, istahla, sanki somuruyordum. Metin kafasini arkaya atmis, hiriltiyla karisik bir ses cikartiyordu. Metin birden geri cekildi. “Eyvah” dedim, “yine yapamadan bosalacak”. Goguslerimin uzerine bosaldi. Fiskirtmasi sanki hortum gibiydi ve hic gormedigim kadar uzun surdu. Goguslerimin uzeri koyu ve beyaz siviyla doldu. Tabiki genc delikanlinin spermleri cok gucluydu ve beni becermesine izin versem hamile kalacagim kesindi. Yine beni beceremedigi icin, aglamakli suratla banyoya gitti.

Metin’e iki sey sordum. Birincisi, daha once kadinlarla cok yapip, yapmadigi idi. Kuzey komsumuzdan hanimlarla, para karsiligi bir kac deneyim disinda baska bir tecrubesi olmamis. Bu deneyimlerin cok yapay bir tat biraktigini ve kadinlarin da geldikleri ulke gibi soguk olduklarini soyledi. O zaman, kadinlarin bu kadar hoslanacaklari tarzda, yumusakca oksayarak kadinlari bastan cikarmayi ve en tahrik edici sekilde oral seks yapmayi nerede ogrendigini sordum. Cevabi basitti: Internetteki porno sitelerinden ogrenmis. Di mi ama?

Bu gecen hafta oldu. Metin hafta arasi gelmedi. Ama iste bu hafta sonu yine burada.”

Hem karim Elif hem de arkadasi Nihal karsi cinsi perperisan tahrik edip, her turlu edepsizligi yapip, sonrada, “simdi sikisirsek kocalarimiza ihanet etmis sayiliriz” diyerek, erkeklere “elimde kaldi yazik” sarkisini soyleten, cok seksi karilardi.

Elif’in Nihaller’de kaldigi o hafta sonu gecesi: Yarin.
(Pazar, P.tesi haric hergun)

Kasaba 1 (Alıntıdır)

Kasaba 1 (Alıntıdır)
“Gitmeliydim buradan!”. On iki, tam on iki yıl geçmişti bu bunaltıcı köşesinde Anadolu’nun. Birkaç yıl kalıp, İstanbul’a dönecektim oysa ki. Gencecik bir öğretmen olarak geldiğim bu kasabada, hayallerim de benimle birlikte yavaş yavaş ölüyordu.

Bu sene giderim derken; evlilik, hadi artık seneye diye düşünürken; çocuk, çok kira veriyoruz bir ev alalım derken 10 yıllık ev kredisi, para yetmiyor ek iş yapmalı derken haftasonları dershanede öğretmenlik, nadir de olsa özel ders…
Hadi artık krediyi de bitirdik evi satıp gidelim derken eşimin annesinin hastalığı, ücretsiz izin alıp annesine bakmaya gitmesi, çocuk hasreti…Saplanıp kalmıştım burada.

Bayram, tatil, dershane yoksa haftasonu, ne zaman fırsat bulursam İstanbul’a gidip hem çocuğumu, eşimi görüyor, kayınvalidemi ziyaret ediyor, hem de bir iki gün de olsa hanımla hasret giderip tekrar kürkçü dükkanına; bu karanlık, basık kasabaya geri dönüyordum.

Yalnızlık artık koymaya başlamıştı. Bir taraftan da hayatı kaçırıyorum duygusu, bir daha bu yaşlara dönemem korkusu derken bunalıma girmiştim.

Okuldaki öğretmenlere asılsam adım çıkacak, dışarıda bir halt karıştırsam küçük yer , karım duyar, laf çıkar, bana yakışmaz diye diye, iş dışı tek uğraşım akşamları saatlerce erotik ve porno film izleyip bazen sabaha kadar internette dolanıp, içip içip sızmak olmuştu.

Artık geceleri sabahlamanın etkisiyle gözlerimin altı mosmor dolaşıyordum. Mesai çizelgesinden dakika şaşmayan ben, sabahları uyanmakta zorlanıp çoğu günler koştura koştura yetişir, bazen geç kalır olmuştum.

Cuma akşamı, bu bezgin hayatı, tekdüzeliği değiştirmeye sebep olacağını bile bilmediğim o akşam, okuldan çıkıp, biraz da kimseler görmesin diye kasabanın biraz dışındaki tekel bayiinden 5-6 bira, bir şişe de votka alıp eve döndüm. Kendimce biraz içip eğlenecektim.

Salonda içip, internette her zamanki gibi bir taraftan porno izleyip bir taraftan elim aletimde zaman öldürdüm. Normalde balkonda bile sigara içsem yüz yapan, içki içince kokuyorsun diye yanıma bile yanaşmayan karımın yokluğunu fırsat bilerek yaptığım bu kaçamak, en pahalı gece kulüplerinde içip eğlenmekle eşdeğerdi artık gözümde.

İki üç bira içip yatmayı planlarken canlı chat sitelerinden birinde genç güzel bir kadın ateşli bir sohbet tutturmuş gidiyor, bir taraftan da çocukluğumdan beri bayıldığım ince çoraplı bacaklarını üst üste atıyor, kimi zaman izleyenleri tahrik etmek için bacaklarını aralıyordu.

Artık porno izlemekten, çıplaklıktan bile bıkmıştım, onlarca kadının ucuz dildoları sokup çıkardığı bir et pazarına dönüşmüştü gözümde burası ve bu kadın tam aradığımdı tahrik olmak için. Ekrana kilitlendim, bir bira bir sigara daha içtim, kafam derin bir denizde yüzüyordu sanki…

Kalkıp yalpalaya yalpalaya yatak odasına gittim. Bazayı kaldırıp yalnız günler için “kargoda anlarlar mı, başkası alsa ne derim” korkusuyla aldığım, bazanın altında karımın evliliğin ilk birkaç senesinden sonra ayda yılda bir, binbir nazla giydiği seksi kıyafetlerin ve üç beş fantezi malzemesinin durduğu kutunun en dibine sakladığım yapay vajinayı alıp ekran başına döndüm.

Dumanlı kafayla kayganlaştırıcı jelin bir kısmını içine boca ettim, bir kısmını istemsizce üstüme başıma bulaştırdım. Bilgisayarın başına döndüm. Gözlerimle sanal güzelin kıvrımlarına, bir o yana bir bu yana attığı uzun, şekilli bacaklarına ve en çok da iç çamaşırını görebilir miyim diye bacak arasına dalıp, aletimi yapay vajinaya daldırdım, bu küçük dar silikon oyuncak; artık kimi istersem oydu; bu gece yirmili yaşlarda, ince uzun bacaklı, siyah ince külotlu çorap giymiş, üzerinde bordo renkli dizlerinin bir karış üzerinde biraz parlak ince bir gece elbisesi giymiş, esmer ve beyaz tenli, genç ve bir o kadar fettan bir kadındı…kafam çoktan bir dünya olmuştu…

…çok sigara içtim, perdelerde sarardı, hatun kesin dönünce salonda sigara içtiğim için cıngar çıkaracak… aman neyse…bacaklar…Ayşe Teyze, bacaklarının arasında dolanıp çocukluk masumiyetiyle beni kucaklarken dokunduğum bacaklar…Mine, okuldaki yeni öğretmen, daracık giyiniyor zilli, burası küçük yer, dikkat et Mine…Meltem, karımın kıskançlıktan arkasından beceriksiz diye atıp tuttuğu en yakın arkadaşımın genç karısı Meltem…bira bitti, biraz daha içsem…bira kalmamış votka…haftaya içecektim, neyse boşver…bacaklarını araladı, iç çamaşırı yok mu ne…başım çatlayacak sanırım, aletimden önce…peçete, peçete nerde…

…zırrrrrrrrr……telefon; Dershaneden Mehmet Hoca.
Ortalık aydınlık, kanepedeyim, üstüm açık, altım çıplak, belimde bir ağrı, başım; başım çok kötü.
-Nerdesin oğlum, ders başladı.
-Abi hemen geliyorum, arabada bi sıkıntı çı..
-Tamam lan tamam. Ben idare ediyorum, acele et.

Ne ara tıraş olup giyindim çıktım hatırlamıyorum. Okula benzemez dershane, paranı keser, daha olmadı çıkarır. Tam da karım ücretsiz izindeyken, annesinin bakım masrafının bir kısmı bizim üzerimizeyken. Ayakkabılarımı bile bağlamadan koyuldum yola. Müdüre yakalanmadan öğretmenlerin ders aralarında sigara içmeye indiği yangın çıkışından içeri sıvıştım, parmak uçlarımda sınıfın kapısına kadar sessizce geldim.

Sınıftan ayrılırken Mehmet’e teşekkür ettim. Kulağıma eğilip:
“-Sikicem belanı, az iç diyorum!” diye sessizce sövdü, çocuklar anlamasın diye bir kez daha bu kez duyabilecekleri bir sesle:
“-Teşekkür ederim Mehmet Hocam, arabayı hallettim, ben devam edeyim!” diye aradığında uydurduğum hikayenin devamını getirmeye çalıştım.

Mehmet; fakülteden sınıf arkadaşım, kader arkadaşım, beraber atandığımız bu sıkıcı köşede dost diyebileceğim tek adam. Aynı liseye atandık, aynı dershanede çalıştık. Aramızdaki tek fark, Mehmet’in zaten buralı olması. İlk atandığımız yıllarda benim yine fakülteden arkadaşım Burcu ile evlenmeme karşılık, Mehmet sekiz yıl bekar gezip çocuğumun doğduğu yaz, o sene okula yeni atanmış, yeni mezun olmuş Antalyalı edebiyat öğretmenine aşık olmuş, evlenelim ileride taşınırız buradan diye kızın da aklını çelip evlenmiş, memleketinde hayatından memnun olduğu için eşi Meltem’in buradan pek hoşlanmadığını, hizmet puanlarının artık daha iyi bir yere yeteceğini, gitmek istediğini sıklıkla dile getirmesine rağmen hep bir bahane uydurarak burada kalmayı başarmıştı.

Öğleye doğru başımın ve midemin ağrısı ders aralarında içtiğim limonlu sodaların etkisiyle biraz geçmiş, son derste çocuklara bitirdiğim konunun yaprak testlerini dağıtıp masaya oturup biraz kafayı dinlemiştim ki…Zehra Abla…Bugün temizlik günüydü.

Başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Sabah evden nasıl çıktığımı bile hatırlamıyorum, bilgisayar… bilgisayarı kapatmış mıydım… Uyku moduna geçmiştir. Peçeteler, kayganlaştırıcı jel, yapay vajina, iç çamaşırım, boş bira kutuları, votka şişesi…Eyvah ki ne eyvah.

Belki de gelmemiştir Zehra Abla, geç kalmıştır belki. Dersin bitmesine 15 dakika var. 15 dakika sonra öğle arası. Tövbe, bir daha tövbe, içmek yok. Nasıl bakacağım kadının yüzüne.

Zehra ablanın; ilkokula başlayacak yaşa getirene kadar çocuğumuza bakmış, evimizi çekip çevirmiş, bir telefonla zor zamanımızda koşup gelmiş, ayda verdiğimiz az miktar paraya kırk kez hayır dua etmiş, evimizin anahtarını teslim edecek kadar güvendiğimiz bu kadıncağızın yüzüne nasıl bakacağım… Bir daha utanıp gelmese kocadan kalma emekli aylığıyla nasıl geçinir. Ya hanıma çıtlatsa, yine mi dadandın içkiye diye başımın etini yese…

Bir umut arabaya atlayıp yola koyuldum. Kafamda onlarca düşünce, akşamdan kalma yorgun gövdemi üçüncü kata zar zor attım, ağzım kupkuru, dilim damağıma yapışmış, kapıya bakakaldım. Yaşlıca kadınların ayaklarında görmeye alıştığımız, anca iki parmak yükseklikte, dolgu topuklu, eski, hafifçe tozlu siyah bir çift ayakkabı! Zehra abla sektirmemişti yine.

Ses çıkarmadan yavaşça dönüp, merdivenleri usulca indim, arabaya binip kapıyı yavaşça çektim ve dershanenin yolunu tuttum. Görünmez olmak istiyordum; utançtan, çaresizlikten.

Öğleden sonrayı ne yapsam ne etsem diye düşünmekten, çocuklara ne anlattığımı bilmeden, test dağıtıp eski konuların sorularını çözdürerek geçirdim.

Çıkışta karımı aradım, hal hatır sordum, oğlum nasıldı, kayınvalide nasıldı derken asıl merakım Zehra ablanın hanımla konuşup konuşmadığını öğrenmekti. Karımın sesinde bir farklılık sezmedim, çok özlediğimi söyleyip sakın evde sigara içme, dışarıdan yemek yeme, Zehra ablanın yaptıklarıyla idare et, çıkarken kapıyı kilitlemeyi unutma…ve milyon tane daha ikazını tamam hayatım, peki hayatım diye dinleyerek kapattım. Eve gidip gerçekle yüzleşme vakti gelmişti.

Kapıyı aralayınca yeni temizlenmiş evlere has o koku geldi burnuma, hafif lavanta, hafif çamaşır suyu, yeni havalandırılmış bir ev…Normalde her cumartesi dershanedeki yoğun günün ardından kapıyı aralayınca huzur veren bu koku…bu kez farklıydı.

Çantamı hole bırakıp kravatımı gevşettim, korka korka salona doğru yürüdüm. Tertemiz! Masa, sehpalar, akşam sızdığım kanepe, hepsi tertemiz. Peçeteler, jel, bira kutuları, votka şişesi, hiçbiri ortalıkta yok. Yapay vajina, eyvah…Bazanın altına koştum; yok! Zehra Abla da…Karım annesine bakmaya gittiğinden beri haftalığını ben verdiğim için temizlik sonrası kapıda beni karşılayıp, haftalığını alıp hiç beklemeden “yemekler ocağın üstünde, sofranı da kurdum, Burcu Hanıma selam söyle. Bir isteğin var mı Kemal Bey!” diye sormayı ihmal etmeden, her seferinde “sağol abla” diye uğurladığım kadın yok.

Arayıp özür dilesem diye düşündüm ilk, vazgeçtim. Arayıp karıma anlatsam çok da ayrıntıya girmeden…Haftalığı alma bahanesiyle evine gitsem…

Sofraya baktım; yerli yerinde. Yemekler; ocakta. Banyo; yıkanmış. Yatak odası; toplanmış, baza kapalı. Gidecek olsa; neden onca temizliği yapıp bir de üstüne yemek yapıp sofra kurup gitsin. Bunca şeyi yaptıktan sonra neden haftalığını almayı beklemesin…Kendimden utandım. Bir daha gelse bile; benden on beş yaş büyük abla dediğim, çoçuğumu evimi emanet ettiğim, kocası iş 15 yıl önce iş kazasında hayatını kaybedince ondan kalma aylıkla iki çocuk okutmaya çalışan, yeri geldiğinde dertlerimiz, yeri geldiğinde sırlarımızı paylaştığımız bu kadının yüzüne bir daha nasıl bakacaktım!

Sofraya hiç oturmadan yemekleri buzdolabına atıp kafamda tilkiler gidip yattım.

Ertesi hafta zaman okul koşuşturmacasında akıp geçti, endişem yavaş yavaş azaldı. Cuma günü öğretmenler odasında Mehmet akşam için yemeğe beklediklerini söyledi. Her ne kadar rahatsız etmeyeyim diye ısrar etsem de cevap hakkı vermeyerek “yedide bizde!” diye talimat verircesine konuyu kapattı.

Akşam istemeye istemeye sokağın karşısındaki pastaneden biraz tatlı alarak Mehmetlerin eve vardım. Beklemeden sofraya oturduk. Meltem yine cıvıl cıvıl bir şeyler anlatıyor, bir taraftan da yemekleri servis ediyordu.

Derslerden sonra tiyatro çalışması olduğunu, Mehmet’in yemeğe geleceğimi geç haber verdiğini, aceleyle hazır köfte ve makarna yaptığını anlatırken bir taraftan aklımdan Burcu’nun bu tabloyu görse kızı yine acımasızca eleştireceğini, biraz da bizden genç olmasının ve henüz çocuğu olmadığından kendisinden daha iyi halde vücut hatlarının verdiği kıskançlıkla her fırsatta laf sokacak bir açığını göreceğini geçirdim.

Önemli olmadığını tekrar tekrar söyledim, Mehmet’le yıllardır arkadaş olduğumuzu, üniversitede aynı evde yaşadığımızı, yakınlığımızı bildiğinden Meltem de çok uzatmadan servisi bitirip müsaade isteyip üzerini değiştirip geleceğini söyleyip arkasını dönüp salondan görünen koridorda hızlıca yürümeye başladı. Bir an istemsizce arkasından baktım; üzerinde beyaz bluz ve ince bir hırka, altında diz boyu bir etek, bacaklarında siyah ince çorap, siyah eteğinin sardığı diri ve dolgun poposu…Meltem yatak odasına girip gözden kayboldu. Mehmet’in omzuma vurmasıyla irkildim.

“-Azdın mı lan! Hahahhaa!”

Densiz herif! Okuldan beri rahat bir adamdır. Arada Burcu hakkında konuşup beni taciz eder, her seferinde bozulurum, şaka lan şaka deyip fazla uzatmadan kapatır. Bu defa ben yakalanmıştım ve Mehmet bunu kaçırmamıştı.

Burcu üzerine kot ve tişört geçirip zaten hafif olan makyajını silemeden sofraya katıldı. Gözlerimi Meltem’in yanında bir densizlik yapmaması için Mehmet’e dikip dizimle dürttüm. Mehmet’te ahlak abidesi geçinen benim bu küçük potumu daha çok yüzüme vuracağını gösterir gibi bıyıkaltından gülümsüyordu. Meltem masadaki itiş kakıştan şüphelenip;

“-Niye gülüyorsunuz ya!” diye şaşkın bir yüzle sorunca “-bir şey yok, geçen dershaneye geç kaldım, ondan takılıyor bana” diye geçiştirdim.
Yemekten sonra biraz televizyon izleyip lafladık. Mehmet yeni eğlencesini bulmuştu; bana bakıp bakıp bir kahkaha patlatıyordu. Ben de o gerginlikle konuşurken bile Meltem’e bakmadan televizyonla oyalanmaya çalışıyordum. Yarın dershane olduğunu, sabah erken kalkacağımı söyleyerek izin istedim.

Mehmet’te:

“-Ulan ben çalışmıyorum sanki aynı yerde. Hem geç kalırsan idare ederim!” deyip bir kahkaha daha patlattı.

Meltem’e yemek için teşekkür edip elini sıktım. Mehmet beni kapıya kadar uğurladı. Mehmet kapıda geri dönüp sehpadaki bardaklarla meyve tabağından kalanları toplamaya uğraşan Meltem’e bakıp:

“-Bu gece ne yapsam acaba? Çok yorulursam yarın geç kalabilirim ha, idare edersin artık!“ diye bir kahkaha daha patlattı.

“-Sus ulan zevzek, senin diline düşmeye gelmiyor.” deyip bir dirsek attım. Arkamdan sırıtarak el sallarken merdivenleri inip ayrıldım.

Dışarıda gecenin serinliği eve doğru yol aldım. Ertesi gün; cumartesi! Zehra Abla! Zehra Abla gelecek mi? Gelirse ne derim? Gelmezse ne yaparım? Karıma nasıl anlatırım? Soru işaretlerini sırtlayıp merdivenleri çıktım. Vakit kaybetmeden kendimi yatağa attım. Ertesi günün gerginliğiyle bir o yana bir bu yana döndüm. Sabah erkenden uyandım, hazırlandım. Çıkarken portmantonun üzerine Zehra abla gelir umuduyla geçen haftayı da hesaba katarak iki haftalık para bıraktım, sonra sanki para çözecekmiş gibi cebimde geri kalan nerdeyse bir haftalık parayı daha bıraktım ve çıktım.

Dershanede öğle arasını zor edip zil çaldığı gibi arabaya atlayıp eve gittim. Ayakkabılar… Ayakkabılar kapıdaydı. Zehra abla gelmişti. Dershaneye dönüp günün geri kalanını bir parça rahatlamış geçirdim. Akşam da Zehra ablanın portmantoda bıraktığım parayı alıp ben gelmeden gideceğini düşünerek eve vardım ki ayakkabılar hala kapıda. Bir an gidene kadar dışarıda oyalanmayı düşündüm, sonra kendi korkaklığıma kızarak bir cesaret kapıyı çaldım: Zehra abla…

Kolları sıvalı, ellerini bulaştırmamaya çalışarak açtı kapıyı:

“-Buyur Kemal Bey, yemeği yetiştiremedim!” deyip içeri buyur etti.

Zehra abla ocak başında yemekle uğraşırken bir taraftan konuya nasıl girsem diye düşünerek mutfaktaki sandalyeye oturdum.

“-Fazla para bırakmışsın Kemal Bey!” demesiyle düşüncelerim bölündü.

“-Geçen hafta yetişemedim abla, iki haftalık bırakmıştım.”

“-Yok, daha fazla bırakmışsın.”

Biraz duraklayıp:

“-Dershaneden prim almıştım abla, ondan biraz fazla bıraktım.” diye geçiştirdim.

“-Olsun, ben fazlasını almam” deyince;

“-Tamam abla, hediye alırım ben de o zaman sana!” dedim. Cevap vermedi.

Aklımca kadını parayla, hediyeyle ayartacaktım ama doğru yoldan gitmediğimi anlayıp sustum.

“-Çok aç mısın Kemal Bey, yarım saate hazır yemek.”

“-Hayır abla, öğlen geç yedim, bunları dolaba koyar yarın yerim.”

“-Kahve yapayım o zaman istersen.”

“-O olur bak, ama kendine de yaparsan.”

Cevap vermeden üst rafa uzanıp cezveyi çıkardı, fincanlara uzandı, dikkatle izliyordum; biiiiir…ikinci fincanı da indirdi.

Kahveleri koyduktan sonra masaya geldi, yüzünde kızgınlık, kırgınlık ifadesi aradım: yoktu. Aksine havadan sudan, okuldan konuşup, Burcu’yu, annesini, oğlumu sordu. Kayınvalidemin hastalığına ne kadar üzüldüğünü, oğlumun babasından ayrı kaldığını, böyle gurbetlik çekmenin zor olduğunu anlattı, üniversitede okutmaya çalıştığı çocuklarından, onları ne kadar özlediğinden dem vurdu.

Hayranlıkla izliyordum; ne olgun kadındı. Yalnız başına iki çocuk büyüt. Kocadan kalan üç kuruş maaş, çocuk bakarak, ev temizleyerek kazandığı ekstra parayla iki çocuğu da üniversitede okut…Hazırlık döneminde çocuklarına yardımı olsun diye dershaneden kitaplar, testler getirip, zorlandıkları zaman da karım, bazen de ben özel ders vererek yardım etmeye, başka branşlarda nazımızın geçeceği arkadaşlara rica edip parasız ders verdirmeye çalışmıştık. Ne zaman çocuklardan laf açılsa bunları anıp hayır dua eder, bizi verebildiğimiz azcık haftalıktan dolayı hiçbir zaman mahçup etmez, daha da minnet duygusu uyandırırdı.

Üzerimdeki bu yükten bir an önce kurtulmak istiyordum, lafa girdim:

“-Abla geçen hafta için özür dilerim, çok utandım, kusura bakma.” Biraz durakladı, o aradaki üç beş saniye ömrümden birkaç yıl çaldı.

“-Neyin kusuru, yalnızsın, olur öyle erkek kısmı arada içer, eğlenir.” dedi şefkatli bir gülümsemeyle.

Derin bir oh çektim. Ben kalkayım artık deyip iş yaparken geriye sıyrılmış yazmasını tekrar gevşetip kırlaşmaya başlamış boyasız saçlarını tekrar yazmasının içine sokarak başını bağlayıp kapıya yöneldi. Çıkmak üzereyken:
“-Kemal Bey, şeyi hanımımın çamaşır dolabına koydum!” dedi.

Bir şey anlamamıştım:

“-Neyi abla?” dedim.

“-Şeyi işte!” dedi birisi duyacakmış gibi kısık bir sesle utangaç bir şekilde başını öne eğip kasıklarını işaret ederek. Ben şaşkınlıkla bakarken hiç yüzüme bakmadan iyi akşamlar dileyip kapıyı çekti.

Yatak odasına geçip karımın tarafındaki çamaşır dolabını açtım. Külotların arasında duruyordu: yapay vajina. O karmaşada, vicdan muhasebesinde, koşuşturmacada aklıma bile gelmemişti nerede olduğu. Dahası o günden sonra bir haftadır ne porno izlemiş ne masturbasyon yapmıştım. Mehmet’in Meltem’in arkasından dalıp gittiğimi yakalayıp her fırsatta taciz edip sululuk etmesi de tuz biber olmuştu.

Elime alıp inceledim; temizlenmişti. Jelden vıcık vıcık bıraktığım bir de üstüne içine boşalıp unuttuğum yapay vajina tertemiz, kuru bir şekilde karımın külotları arasında duruyordu.

Aklımdan başka bir kadının spermlerime dokunduğu geçti, kasıklarım karıncalandı. Bir haftadır boşalmamıştım. Bir an Zehra ablanın elimde tuttuğum bu silikon oyuncağa dokunduğunu düşündüm. Pantolonumu çözdüm, makyaj çekmecesinden elime geçen ilk kremi alıp alelacele sürdüm. İçine girdim, gözlerimi kapayıp ayakta bir süre gidip geldikten sonra kendimi yatağa atıp, yatağın üstünde gidip gelmeye başladım.

“-Neyi abla?”

“-Şeyi işte!”…Kasıklarını işaret etmesi, yüzündeki utangaç o ifade.

Aklımdan bu masum kadını çıkarmalıydım. Son zamanlardaki favori masturbasyon malzemelerimi düşündüm. Mine’yi ve öğretmenler odasını dolduran şen kahkahalarını, göz ucuyla bakıp dasürekli giydiği dar pantolonundan aklıma kazıdığım dar poposunu, Meltem’in külotlu çoraplı bacaklarını ve hızlı hızlı koridorda yürürken daldığım dolgun poposunu…Olmuyordu. İçinde gidip geldiğim oyuncağa Zehra ablanın dokunduğu, belki meraktan kokladığı, hatta ıslaklığın ne olduğunu anlayıp tatmış olma ihtimali…Aklımı oynatacaktım sanırım. Zehra ablayı yatağa yüzüstü yatırdığımı, geniş kalçalarının üzerine tüm ağırlığımı verip becerdiğimi hayal ettim. Vücudumdaki tüm kan kasıklarıma hücum etmişti sanki, son yıllarda bu kadar sert ereksiyon olmamıştım hiç ve birkaç dakika içinde boşalmadım sanki kasıklarım patlayıp tüm vücudumu, endişelerimi, azgınlığımı, dertlerimi, her şeyimi akıttım.

Yatağın üstünde ne kadar zaman yüz üstü öylece kalıp düşündüm bilmiyorum, nefesim düzelip beynime tekrar kan gitmeye başlamıştı.

İyice zıvanadan çıkmış olmalıydım, Zehra ablayı becerdiğimi düşünerek boşalacak kadar. Bu düşüşün dibi var mıydı bilmiyorum!

piknikte götümü siktiler

Selam değerli arkadaşlar, benim ismim Dilan. Ankara’da oturmaktayım. 3 yıllık evliyim ve 2 yaşında bir kızım var. 1.70 boyunda, 90-65-95 ölçülerine sahip, etrafımca güzel denilen, kumral tenli bir bayanım. Dekolte ve dar kotlar giymeyi çok seviyorum. Şunu da belirtmek isterim ki, popoma herkes hastadır. Ne zaman alışverişe gitsem, ne zaman çarşıda pazarda yalnız yürüsem, esnaf adamların yada markete giderken önünden geçtiğim dükkan sahiplerinin popoma bakarak iç geçirdiklerini çok iyi biliyorum. Götümü o ana kadar hiç siktirmediğim halde, aslında gizliden gizliye merak ta etmiyor değildim hani :)) Bir keresinde ise hiç tanımadıgım bir erkeğin arkamdan, “Güzelim senin o götüne benimkini bir soksam dünyalar benim olur!” dediğini duydum ve içimden, ‘Keşke soksan erkeğim, benimde öyle olur valla!’ diye geçirdim :)) Yani anlayacağınız götüme bu tür bakmalara ve laf atmalara alışığım.

Geçen sene başıma gelen olayı ilk defa burda paylaşıyorum, artık içimde tutamıyacağım ve başka birine anlatsam utancımdan öleceğimi biliyorum. Bundan yaklaşık 1 yıl önceydi. Bir Pazar günüydü. O gün kocam çalışmıyordu ve arkadaşlarının yanına gitmişti. Bense çocuğu uyutup evin işlerini bitirmiştim. Hava çok güzeldi, evde bunaldım, canım dışarı çıkmak istedi. Kocam olacak salağı aradım ve “Ali nerdesin?” diye sordum. “Arkadaşlarımın yanında kahvedeyim canım, birşey mi oldu?” dedi. “Hayır birşey olmadı, ama evde canım sıkıldı, gel de bizi biryerlere götür!” dedim. Kocam tamam deyince hazırlanmaya başladım. Yine altıma dar bir kot, üstüme yakası açık bir bady giydim, atlet giymeden sadece bir südyen taktım ve kocamı beklemeye başladım. Kocam geldiğinde çocuk ta uyanmıştı. “Ali hadi çocuğu da alalım pikniğe gidelim.” dedim. Kocam da, “Tamam olur. Kemal beyle eşi Banu hanıma da haber verelim mi? Belki onlar da gelmek isterler.” dedi. “Farketmez, gelsinler.” dedim. Onlara da haber verdik, onlar da geldiler. 2 araba yola çıktık. Yolda alışveriş falan derken piknik yerine vardık. Sonunda yerleştik ve çayımızı demleyip oturduk sohbete başladık…

Bizimle beraber gelen Banu ile Kemal, karşı binada oturan komşularımızdı. Onlarla oldukça samimiydik. Banu’nun kocası olacak Kemal pezevengi, arada sırada bana kaçamak bakışlarını yakaladığım, aklı sikinde olan birisiydi. Banu’nun anlattığına göre, siktigi zaman Banu 3 gün oturamıyormuş. Banu bana gerdek gecesini ve bazı geceler sikşmelerini tüm ayrıntılarıyla anlatırdı. Orospu bir de öyle bir ballandırarak anlatıyor ki, sormayın, sanki kocası beni sikmiş gibi oluyorum her seferinde. Neyse, bu arada kocam mangalı falan yaktı, Pirzolalar köfteler pişti, yedik içtik oturuyorduk. Herkeste bir mayışma başladı. Benim kızın uykusu geldi, arabaya yatırdık uyudu. Benim çişim gelmişti, ama burda nerde yapacaktım, her yer açıktı, ağaçlık alan ise uzaktı. Okadar sıkıştım ki, zor tutuyorum, nerdeyse donuma işeyeceğim. Çaresizce etrafa bakınırken, Banu, “Ben de sıkıştım, kız gel hadi bakınıp durma, beraber ağaçların oraya gidelim!” dedi.

Ben de kocama seslendim, “Ali hadi uyan, biz WC’ye gitcez, bize götür!” dedim. Ama nerdeee, bizim herifin karnı doydu, Rakıları da lüp lüp götürdü, uyanır mı hiç? İçimden, ‘Adi herif, inşallah karını ormanda biri bağırta bağırta siker de, onu bile duymazsın!’ dedim ve Banu’yla yalnız gitmeye karar verdik ve yanımıza peçetelerimizi aldık, ayaklandık. O sırada Banu’nun kocası gözlerini açtı ve “Ben sakarya escort size eşlik edeyim kızlar, merak etmeyin ben arkanızda olacağım!” dedi. İçimden, ‘Hapı yuttun Dilan, asıl şimdi merak et!’ dedim. Banu da, “Sağol aslan kocam!” diyerek yola çıktık. Araba ile gidemediğimzden yürüyorduk, Banu’nun kocası ise arkamızdan geliyordu. Banu da benim kadar sexy bir kadındır, o da benden aşağı kalmaz ve o gün dapdar bir eşofman giymişti. Arada bir arkama baktığımda, her seferinde kocasının götüme yiyecekmiş baktığını gördüm ve birşey diyemedim. Böyle ilerleyerek 5 dakika falan yürüdük ve ormana girdik, piknik yaptığımız yer gözden kayboldu…

Banu’ya, “Hadi hayatım sen şöyle yap, ben de az öteye yapayım!” dedim. Banu orda bir ağacın arkasına gitti, ben biraz daha ilerilere gittim. Pantolonumu (dar olduğundan) zorla indiridim ve işemek için yere çömeldim. Etraf çok sessizdi, birden korktum ve Banu’ya seslendim, “Banuuuuu? Banuuuuuu?” diye. Ama birkaç metre ötemde olmasına rağmen Banu’dan cevap gelmeyince kocasına seslendim, “Kemal abiii? Kemal abiiiiiiii?” diye. Kocasından da ses gelmeyince iyice korkmaya başladım. Hemen peçete ile amımı silip kalktım ve etrafa göz attım. Ama ikisi de ortalıkta yoktu. Derken arkamdan bir çıtırtı duydum ve daha arkamı dönemeden ağzımı bir el kapattı. Korkudan aklım çıktı, arkama dönmeme izin vermiyordu. Elinin birisini götüme atınca, bu olsa olsa Banu’nun sapık kocası Kemaldir diye şüphelendim ve çırpınmaya başladım. Kulağıma, “Şşşttt, sesini çıkarma, ben Kemal!” deyip elini ağzımdan çekti ve “Sakın ses çıkarma, kocan duyarsa rezil olursun!” dedi. Ben de, “Birşey yapmaya kalkarsan bağırırım, karın duyar, sen rezil olursun!” dedim…

“Banu duymaz, baygın yatıyor!” dedi. Meğerse Banu çişini yaptıktan sonra ayağa kalkarken tansiyonu düşmüş ve bayılıp yere yığılmış. Pezevenk kocası da bunu görünce, gidip Banu’ya yardım edip onu ayıltacağı yerde, benim yanıma gelmiş! Elinin birisiyle götümü avuçlarken, diğer eliyle de göğüslerimi yoğuruyordu. “İster güzellikle olacak, ister zorla! Seni burda sikmeden gitmem! Güzellikle olursa kimse farkına varmaz, zorla olursa üstünü başını yırtar, yerlerde süründürür yine sikerim, ozaman bunu da kocana nasıl açıklarsan açıkla bakalım, ben Banu’yu ayıltmaya çalışıyordum derim işin içinden çıkarım!” dedi. Haklıydı, ben artık çırpınmayı bıraktım, kocama da kızdığımdan, “Tamam, acele et ozaman, kocam uyanmadan işini bitir de gidelim!” dedim. O da, “Emrin olur fahişem, sen hiç merak etme, o pezevenk kocan uyanmadan amını götünü dağıtırım!” dedi. “Nebiçim konuşuyorsun sen öyle, düzgün konuşşana sapık herif!” dedim. “Hemen kızma güzelim, sende de hiç fantazi yokmuş!” dedi. “Tamam tamam bırak fantazi yapmayı da hadi acele et!” dedim…

Kemal pantolonumu külotumla birlikte dizime indirip başladı götümün yanaklarını avuçlamaya. “Senin bu götüne hastayım Dilan, sen bir Huri misin? Bu nasıl göt yaa?” deyince ve beni bir gülme aldı. “Hadi tamam uzatma, öyle bir göt işte, sen sikmeme bak! İyi sikersen ve akıllı olursan, bu göt daha çoooooook çıkar karşına!” deyiverdim. O da, “Sen yeter ki iste orospum, fahişem benim! Senin o götüne kurban olurum!” diyerek yumuldu arkama ve göt deliğimi yalamaya başladı. Bir götümü, bir amımı yalaması beni iyice azdırdı. Zevkten deliriyordum, “Hadi Kemal abi, sik artık ne olur! Beni iyice azdırdın sapık herif, sikeceksen sik artık, Banu ayılacak, sakarya escort bayan kocam uyanacak, hadiii!” dedim. “Tamam Dilanım, seni öyle bir sikecem ki, ömrünce unutamaycaksın, aklından çıkmayacak, rüyalarına girecek ve hergün Kemalin yarrağı, Kemalin yarrağı diye sayıklayacaksın!” dedi. “Bak sennnnnn, öyle mi? Hadi sikte görelim şu meşhur yarrağını!” dedim. Dememle birlikte pantolununu indirdi ve yarrağı da külotundan kurtuldu. Ama ne kurtulma, göbeğine öyle bir çarptı ki, inanın korktum. Hemde nasıl korktum, hemen pantolonuma külotuma sarılıp yukarı çekmeye çalıştım…

Ama nafile, Kemal sapığı, “Ne oldu kız orospu? Rahat dursana! Tadına bakmadan nereye?” diyerek pantolonumu ve külotumu yeniden sıyırdı aşağı. Ben korkudan titreyerek, “Yalvarırım Kemal abi, ben o yarrağı nasıl alırım, başka ne istersen yapayım, ağzımla boşaltayım, ağzımdan diledigin kadar sik, ama onu bana sokma!” diyebildim. Kemal abinin yarrağından resmen tırsmıştım, korkudan titreye titreye bir hal oldum. Ama ok yaydan çıkmıştı birkere ve ben kendim kaşınmıştım. Adama kalkıp ta, karın ayılmadan, kocam uyanmadan beni hemen sik dersen, adam da böyle ballandıra ballandıra siker seni tabi! Bu yarrağı yemeden kurtulamayağıma aklım kesince kendimi bıraktım saldım artık. Anladım ki dönüşü yoktu, sike sike bu yarrağın tadına bakacaktım. Ve öyle de oldu. “Ağzına almaya okadar hevesliydin orospu, al bakalım!” diyerek beni önüne çöktürerek uzattı yarrağını. İlk defa kocamın yarrağından başka yarrak gördüm ve ağzıma alcaktım. Gerçi birazdan da götüme alacaktım 🙂

Yarrağını elimle tutup ağzıma yanaştırdım ve başladım yalamaya. Ama ağzıma sığmasını bırak, kafasını zor alıyordum ağzıma. Biraz yaladıktan sonra nefes almak için ara verdiğimde, “Bu nasıl bir yarrak Kemal abi? Banu anlatırdı da inanmazdım! Valla aynen dediği kadar varmış!” dedim. O da, “Banu’nun götü nasıl öyle büyüdü, nasıl öyle güzelleşti sanıyorsun? Bu yarrağın sayesinde işte!” dedi. Beni bir telaş daha sardı, yutkunarak, “Nasıl yani? Sen Banu’yu götten de mi sikiyorsun Kemal abi?” diyebildim. “Ne sandın ya yavrum? Herşeyi anlatmış sana orospu, birtek götten siktiğimi mi anlatmadı? Göt sikmek gibisi var mı! Ne o? Salak kocan daha senin bu güzel götünü sikmedi mi yoksa?” dedi. “Abi ne sikmesi, kocam daha göt deliğimi yalamadı bile! Hem isteseydi bile ordan vermezdim ki!” dedim. “Bana vereceksin ama!” diyerek beni ayağa kaldırdı, yarrağını tükürükledi ve “Hadi dön arkanı Dilanım!” diyerek, hafif öne eğilmemi sağladı. Ben doğrulup, “Kemal abi pantolonumu çıkarıp şuraya yatayım, bacaklarımı açayım, daha kolay olur!” dedim…

“Gerek yok yavrum, sen domal!” diyerek yeniden eğdi beni. Arkama yanaşıp yarrağıyla amıma badana yaparken zevkten ölecektim, amımın suları akmaya başladı ve çok geçmeden titreyerek boşaldım. Titremeler yüzünden ayakta zor duruyordum valla. Amıma sokacak diye heyecanla beklerken, o yarrağının başını göt deliğimde gezdirmeye başlamıştı. Götümü delmeye kararlıydı, yine de son bir umutla yalvardım, “Kemal abi yapma kulun köpeğin olayım orama elleme, amımdan ne kadar istersen sik, ama oraya dokunma, yalvarırım ne olur yapma!” diye. Ama ikna edemedim pezevengi. Yarrağının kafasını birden götüme sokunca, acıdan ben, “Kemal abiiiiii!” diye nasıl bağırdım ama. Götümün acısından ayaklarımı falan hissetmiyordum. Tecrübeli piç, hani beni belimden tutmasa kesin düşecektim. Ben, escort sakarya “Kemal abi çıkarrr, yanıyor götüm!” diye yalvarmaya devam ederken, piç kalanını da öyle bir soktu ki, acıdan geberiyorum sandım, beynimde şimşekler çaktı, nefes bile alamıyordum. Sanki taşaklarını da götüme sokmak istercesine beni kendine iyice çekip bir süre hareketsiz bekledi…

Ve sonrasında yarrağını götümün içinde yavaş yavaş oynatmaya başladı. Hafif hafif çekip geri sokarak götümü sikiyordu. Bense götümün acısını unutmak için, önümdeki ve etrafımdaki ağaçlara bön bön bakınıyordum. Birkaç dakika geçmişti ki artık yavaşça yarrağını başına kadar çıkartıyor ve tekrar yavaşça hepsini geri gömüyordu. İşte o andan itibaren götümün sikilmesinden zevk almaya başlamıştım. Yarrağı götüme girip çıktıkça amımın suları da kendiliğinden akmaya başlamıştı. İnleyerek, “Hadi erkeğim daha hızlı sik götümü, hadi sikicim daha sert sok fahişene, karının götünü sikiyormuş gibi sik orospunu, bu göt sana kurban olsun sik aslanım!” demeye başladım. Demez olsaydım, Kemal götüme öyle bir hızlı sokmaya başladı, öyle bir pompalamaya başladı ki anlatamam. Bacağıma ılık ılık birşeyler akmaya başladığında götüm artık kesin yırtıldı diye düşündüm, sanırım bu kandı. Telaşla, “Kemal abi neolur boşal artık, götüm kanıyor!” dedim. “Boşalacam orospu bekle biraz!” diyerek birkaç kez daha pompaladıktan sonra, götümden kanlı yarrağını ‘Cork!’ diye çıkarıp, beni döndürdüp önüne çömeltti ve suratıma öyle bir boşalmaya başladı ki anlatamam. Kocam Ali beni 3 gün sikse inanın bukadar boşalamaz!

Sonra hemen toparlandık, peçeteyle ağzımı yüzümü ve kanayan götümü sildim ve Banu’nun yanına gittik. Gittik ama tabi ben oraya kadar Kemal abinin yardımıyla yürüyebildim. Bacaklarım ayrık ayrık yürürken gören Kemal pezevengi pis pis gülüyordu. Neyse Banu’yu bulduk ve ayılttık. Banu gözlerini açıp kendine geldiğinde etrafına şaşkın şakın bakarak, “Bana ne oldu yaa, birden gözümün önü karardı, gerisini hatırlamıyorum, kendimi sanki dayak yemiş gibi hissediyorum!” dedi. Kemal abi de, “Birşey olmadı karıcığım, çişini yaptıktan sonra ayağa kalkarken birkaç saniyeliğine bayıldın, tansiyonun düştü herhalde, iyiki de yakındaydık hemen yetiştik.” deyip, kollarına girdik ve Banu’yu kaldırdık. Banu’yu ortamıza alarak piknik yaptığımız yere yürümeye başladık. Salak kocam uyanmış, çişimizi yapmaya gittiğimizi bilmediğinden etrafına salak salak bakınıyordu. Bizi o halde görünce, “Hayırdır? Nerdeydiniz? Banu’ya ne oldu öyle, beti benzi atmış?” diye sordu. Kemal de, “Hanımlar tuvalet ihtiyaçlarını göremeye gittiklerinde Banu’nun tansiyonu düştü, bayıldı!” dedi.

Kocam Banu’ya, “Geçmiş olsun!” deyip, bana da, “Ya sana ne oldu aşkım, aksak aksak yürüyorsun?” diye sordu. Ben de, “Aşkım hiç sorma, WC olmadığından ağaçların oraya gittik, çişimi yapmak için çömeldiğimde popoma öyle bir diken battı ki, mübarek sanki sopa gibiydi!” dedim. Ama bunu derken başka şeye benzetme olacağı aklıma gelmemişti :)) Anında herkes gülüşmeye başladı. Neyse biraz daha oturduktan sonra toplandık ve eve doğru yol aldık. Ama eve varana kadar ben arabada nasıl oturdum onu bana sorun. Eve girer girmez aynamı aldığım gibi tuvalete girdim. Domalıp göt deliğime baktığımda, esk**en gömlek düğmesi gibi olan götümün deliği, artık nerdeyse Rakı bardağının ağzı kadar açılıyordu. Üstelik büzüğüm öyle bir yırtılmış ve kanamıştı ki, kandan dolayı beyaz tangam kıpkırmızı olmuştu…

Götümün iyileşmesi 3 hafta kadar sürdü, ve bu sürede Kemal pezevenginin yakınından bile geçmedim. Taaki götüm kaşınmaya, yeniden Kemalin yarrağını istemeye başlayana kadar…

Hepinizin yarraklarını öpüyorum beyler. İyi sikişmeler!

KÖLEYE CEZA

Ben işe yaramaz adi bir köpeğim.Efendimi gerçekten çok kızdırdım.Aslında onu kızdırmak aklımın ucundan bile geçmiyordu.Fakat nasıl olduysa birden oldu işte.Efendim bana çok kızmıştı.

Büyük bir cezanın beni beklediğini biliyordum.Ama Efendim in nasıl bir ceza vereceğini kestiremiyordum.Çok öfkeliydi bana karşı…

Önce suratıma birkaç okkalı bakış yemiştim ki bu bakışlar tokattan bile etkiliydi benim için.Sonra saçımı kuvvetlice çekmesiyle yere yığıldım.Canım çok yanıyordu.Ama asıl düşündüğüm Efendim in saçımı çekerken bileğini incitmesi idi.Benim gibi aciz bir köpek yüzünden değerli Efendim e zarar gelmesi beni çok üzerdi.

Dakikalar belki de saatler boyu Efendim saçlarımı çekti.Ensem artık kıpkırmızı kesilmişti.Acıdan duramıyordum artık.Sanırım o ara bayıldım…

Gözümü açtığımda sanırım sabah olmuştu.Sanırım diyorum çünkü kendimi bir odada boğazımdan tasma ile bağlanmış bir şekilde buldum ve oda kapkaranlıktı.Hiç bir şey görünmüyordu.Sadece dışarıdan çok az insan ve araba sesleri geliyordu.O yüzden gündüz olduğunu tahmin ediyordum.Nerde olduğum hakkında en ufak bir bilgim bile yoktu.Efendim beni bayıldıktan sonra oraya kapatmış ve çırıl çıplak bir vaziyette orada betonun üzerinde buldum kendimi.Her tarafım ağrılar içindeydi.Vücudum ne haldeydi bilemiyorum.Ama o ensem ve kafa derim eminim kızarıklıklarla doluydu.

Birden bire demir bir kapının açıldığını duydum. Bulunduğum odanın kapısıydı bu.Gerçi burası tam olarak oda da değildi.İçeri süzülen ışık huzmelerinden gördüğüm kadarıyla 2-3 metre karelik ufacık ve nemli bir yerdi.

Kapı iyice açıldı İçeriyi miss gibi bir koku kapladı.Bu Efendim in kokusuydu.Bu kokuyu nerde olsa tanırım..Gelen Efendim idi.Tüm haşmeti,şıklığı,güvenli duruşu ve yüceliği ile karşımdaydı.Girer girmez kapıyı hemen kapattı ve kilitledi.Elinde bir poşet vardı…Ama içinde ne olduğunu bilemiyordum.

Efendimi görür görmez karşısında hemen diz çöküp,başımı yere doğru koydum.Eski tarihlerde insanlar Krallarının karşısında nasıl eğilirlerse bende aynısı gibi Sahibim in karşısına öyle eğildim.Çünkü Efendim benim her şeyimdi.O olmadan yaşayamayacağımın farkındaydım.Ve onun yüceliği karşısında ve ona hissettiğim korku,aidiyet,sevgi ve saygıdan dolayı onu her gördüğümde önünde eğilirdim.

Efendim vakit kaybetmeden hemen yanıma geldi.”dün gece ne yaptığının farkında mısın zavallı köpek” diye sordu.Boğazım kupkuru olmuştu.Efendim in karşısında yutkunamadım bile…Ve Efendime cevap bile veremedim.Başım önde eğik bir şekilde duruyordum.

İçerisi kapkaranlıktı.Odada sadece Efendim in sesi yankılanıyordu.Ama O nu göremiyordum.Efendim tüm öfkesiyle beni azarlıyordu içeride.

Dün gece Efendim in oyuncağı olamamıştım o yüzden bana çok kızgındı bunun farkındaydım.Derken Efendim getirdiği poşetten büyük bir mum çıkardı,yakıp onu yere koydu.Artık Efendim i tüm haşmetiyle görebiliyordum…

Üzerinde şık ve koyu renk bir takım elbise vardı,ve ayaklarında şık siyah rugan ayakkabılar.Ceketini,ve kravatını çıkardı.Efendim Ellerini beline doğru götürdü.Pantolonuna bir şeyler yapıyordu.Derken ellerini bıraktığında Efendim in pantolonu ve boxerı yerde ve tüm çıplaklığı ve erkekliği ile önümde bana bakıyordu.Ben olduğum yerden sakarya escort kalkarak Efendim in değerli pantolonunu yerden aldım katlayıp poşete koyacaktım.Birden bire ayağı ile poşetin üzerine bastı.Ne yapacağımı birden şaşırmıştım.Efendim “yala çabuk” diye bağırdı.Önce ayakkabılarının uç kısımlarını yalamaya başladım.Dilimi yavaşça Efendim in ayaklarının üstte kalan yerlerine doğru getirdim.Büyük bir iştahla yalıyordum.

Derken Efendim sırtını duvara verdi.Saçlarımdan beni tutarak yavaşça yukarı doğru kaldırdı.Tam sikinin hizasında durdurdu.Kalbim duracak gibiydi.Çok heyecanlanmıştım.

Zayıf mum ışığının karşında detaylar fazla bir şekilde seçilemiyordu.Fakat kafamı yukarı doğru kaldırıp baktığımda Efendim in sert yüz ifadesi ile karşılaştım.”Ne bakıyorsun salak köle…Beni memnun et hadi,dünkü cezanı anca bu yolla affedebilirim”

Efendim in ses tonu ve vücudundan yayılan müthiş koku beni çoktan cezp etmişti bile…Amım sırılsıklam olmuştu.Aynı Efendim in de istediği gibi….Onun karşısında amım daima ıslak olmalıydı.Ve O her istediği zaman benim amımı sikine bir yuva yada kuyu olarak kullanmalıydı…

Kafam Efendim in sikiyle karşı karşıyaydı.Bacakları iki yana doğru açık,elleriyle saçımı kavramış ve sikinin üzerine sıkı bir şekilde bastırıyordu.Dilimi Efendim in sikine değdirir değdirmez ucunun sırılsıklam olduğunu hissettim…Dün gece sex oyuncağı ile oynamak istiyordu fakat O nu kızdırdığım için benimle oynayamamıştı… Efendim gerçekten çok istekli duruyordu.İlk defa O nun sikinin ucunun daha ilk dokunuşta bu kadar ıslak olduğunu hissediyordum.

Sahibim saçlarımı daha sıkı bir şekilde kavrayarak bastırmaya başladı.Bende dilimle hızlı hareketlerle Efendim i yalıyordum…Gerçekten bu sefer çok istekli ve azgındı.Yalamaya başlar başlamaz hemen tahrik olmuştu ve hafif hafif inlemeye başlamıştı.Bende dilimi olabildiğince O nun sikinin etrafında dolaştırıp öyle yalıyordum.Dün geceden beri su içmemiştim.Ağzım kupkuruydu.Ama Efendim in salgıladığı su sayesinde susuzluğumu gidermiştim bile.İlk defa böyle bir şey yaşıyordum.Büyük bir susuzluk karşısında Sahibim in sikinin salgıladığı zevk suyu beni doyurmuştu bile.Artık susuzluk çekmiyordum…

Dilimi daha hızlı evirip çevirmeye başladım.Çok geçmeden Efendim çığlıklar atmaya başladı,elleriyle kendi ağzını kapattı.Demek ki birileri Efendim in sesini duyabilirdi.Bu beni daha da çok heyecanlandırmıştı.Birisine yakalanma duygusu ve Efendim e hizmet edebilmek…İki heyecanı aynı anda yaşıyordum…Efendim çığlık atmamak için kendisini çok zor tutuyordu.Nefes nefese kalmıştı.Sikinin tamamını ağzıma aldığımda dişlerim taşaklarına değiyordu..Tam da Efendimin istediği gibi..Derken titrediğini hissettim.Sanırım ilk boşalmasını yaşıyordu.İlk defa Efendim in bu kadar çabuk geldiğine şahit olmuştum.Dün gece benimle gerçektende oynamayı çok istiyordu sanırım ama oynayamamıştı.Bunun etkisiyle bu kadar çabuk boşaldığını düşünüyorum…

Efendim boynumdaki tasmanın zincirini çözdü.Ve bana ayağa kalkmamı emretti.Efendimle göz gözeydik artık.Titrek mum alevinin karşısında güçlü Efendim in yüzü çok daha etkileyici görünüyordu.Anlatılan masallardaki krallar gibiydi adeta.Birden bire Efendim benim dudaklarıma sakarya escort bayan yapıştı.

Bu inanılmaz bir şeydi… Efendim beni dudaklarımdan öpüyordu.O kadar çok mutluydum ki.Dünkü cezamın acısını çoktan unutturmuştu bu öpücük bana.Derken Efendim in dilini ağzımın içinde hissettim.Bende O na karşılık vermeye başlamıştım artık.Bu Efendim i daha da çok tetikledi.Deliler gibi öpüşüyorduk Efendimle.Dillerimiz birbirine değdikçe benim tüylerim diken diken oluyordu.Efendim in dudaklarını emiyordum ve dilimi gezdiriyordum şişen dudaklarında.Bu rüyadan hiç uyanmamak istiyordum.Ama rüya değildi bu buna eminim.Çünkü Efendim in alt dudağımı ısırmasıyla rüya olmadığını anladım.Çok kararlı bir ısırıktı bu.Efendim gerçekten çok iyi biliyordu işkence yöntemlerini.Bu ısırığın canımı yakacağını ama dudağımı kanatmayacağının farkındaydı.Öpüşmemiz bir süre daha devam etti.Isırığın etkisiyle benim dudağım davul gibi olmuştu.

Efendim hafif bir ses tonuyla “şimdi bu şiş dudakla sikimi daha ili yalarsın adi köpek” diyerek yine kafamı aşağı doğru çekti.Ben aciz kölesini neden öptüğüne bi anlam verememiştim…Ama bu sözleri duyduktan sonra anladım ki şiş dudağımla sikini yalamam O na daha çok zevk verecekti.

Yine büyük bir iştahla serin ve bir o kadar da ıslak sikini yalamaya başladım Efendim in.Gittikçe zevkleniyordu Sahibim.Efendim hala duvara yaslanmış şekilde duruyordu.Bende O nun bacaklarının arasında yüzümü taşaklarına sürtüp yalıyordum.

Derken Efendim arkamı döndürdü,ellerimi duvara dayadı ve kalçamı arkaya doğru çıkardı.Bulunduğumuz yer gerçekten çok dardı ve bu şekilde çok zor sığıyorduk.Efendim in arkaya doğur gelmesiyle benimde yüzüm duvara yapıştı.”hadi al şu lanet amına artık sikimi,eğer beni tatmin edemezsen bundan sonraki yaşamını burada geçirirsin haberin olsun”……”Emredersiniz Efendim” diyerek istediğini yaptım Efendim in.Sikini amımın hizasına getirir getirmez birden bastırdı ve hepsini bir anda içime soktu.Efendim i ilk defa bu kadar azgın görüyordum.

Duvardan aldığı destekle güçlü bir şekilde bastırıyordu amıma doğru.Hepsi içimdeydi sikinin ama O daha çok bastırıyordu.Efendim in ağırlığını kıçımda hissedebiliyordum.Kasıklarını yukarı aşağı doğru hareket ettiriyor bir yandan da bastırıyordu.Efendim in kılları kıçıma battıkça çok tatlı bir acı hissettiriyordu bana.Benim amımın zevkten şişmiş dudakları da Efendim in taşaklarına sürtünüyordu.Sonra ileri geri hareket etmeye başladı.Her geçen saniye daha da hızlanıyordu.Her ikimizin de nefesleri kuvvetlendi.O ufacık odadaki hava yetmiyordu artık bize.Bizim nefes alış verişimizden mumun ışığı daha çok titriyor bazen de sönecek gibi oluyordu.Ben duvarla Efendim in arasında eziliyordum.Duvarın soğukluğu içimi üşütürken Efendim in sıcaklığı beni kasıp kavuruyordu.

Efendim iyice hızlanmıştı,sesi dışarıdan duyulmasın diye ağzını açamıyordu ama içinden gelen o zevk çığlıklarını ben duyabiliyordum.Bana daha fazla diye haykırıyordu.Efendim in hareketleri iyice sertleşmişti.Birbirimize çarpan etlerimizin sesi o ufacık odada yankılanıyordu.Kulağıma birkaç damla su sesi ilişti birden.Nerden geldiğini düşünüyordum.Acaba kapının hemen dışında başka birisimi vardı?

Kafamı escort sakarya yere doğru çevirdiğimde bu suyun amımdan geldiğini gördüm.Arkasından daha da şiddetli.Benim bacaklarımdan aşağıya doğru akmaya başladı.Sıcacıktı.

Fakat Efendim in hiç durmaya niyeti yoktu.Olanca hızıyla devam ediyordu.Ben sanki duvara resmedilmiş bir heykel gibiydim.Bu heykelin sadece amını kullanıyordu Efendim.

Derken mum birdenbire söndü.Artık mum un dayanacak hali kalmamıştı eriyip gitmişti.Acaba hemen yanı başında parlayan alevin mi yoksa Efendim in ateşiyle mi eridi bunu bilemiyorum.Mum gerçektende çok büyüktü.Sanırım Efendimle 2-3 saattir içerideydik.Çünkü kolay kolay bitecek bir mum değildi…

Artık oda tamamen karanlıktı.Ve sıcak basmıştı.Nefeslerimiz birbiriyle karışıyordu Efendimle.Artık Efendim i göremiyordum.Sadece onun zevk seslerini duyabiliyor ve amımda sikinin sıcaklığını hissedebiliyordum.

Benim kaç kez orgazm olduğumu sayamamıştım.Aynı pozisyonda saatlerce birlikte oldu duvardaki heykelle.Hiç dur durak bilmeden,hiç yorulmadan.

Hareketleri artık git gide arttı ve .Ve sonunda hızla boşaldı içime.Sikini amımdan çıkardı.”artık eve gitmeyi hak ettin,amaaaaa cezan hala devam ediyor.Bunu sakın unutma ahmak köpek”….”emredersiniz Efendim.”Mum un yanında duran çakmağı alıp yaktım.
Efendim e giysisini uzattım.O giyiniyordu.Gözüm birden amıma ilişti.Hala şiş şişti.Ve kıpkırmızı olmuştu.Efendim in sikiyle saatler boyu süren oyunundan sonra bu çok normaldi bence….

Efendim giyinmişti.Ama ben dışarı nasıl çıkabilirdim ki.Ben çırıl çıplağım.Efendim “ ver şu çakmağı bana,poşette giysi var,çabuk giy onları”

Bu sözler beni rahatlatmıştı.Çünkü nerede olduğumu ve etrafın kalabalık olup olmadığını bilmiyordum.Yani haliyle oradan dışarı çırıl çıplak çıkamazdım.Giysileri hemen giydim.Efendim kapıyı açtı.

Dışarıdan gelen ışık huzmesi azalmıştı ilkine göre.Ama bu bile benim gözlerimi almaya yetti.Çünkü geceden beri kapkaranlık odada duruyordum.Kapıdan çıktık.Karşımızda merdivenler vardı.Bir binanın bodrum katı gibiydi sanki.

2 kat çıktıktan sonra Efendim in evi olduğunu anladım.Beni evinin kömürlüğüne kapatmıştı.

Eve girdiğimizde hemen eğilip Efendim in ayakkabılarını çıkardım.Efendim banyonun yolunu tuttu.Bende arkasındaydım.Hemen soyunup kendisini duşun altına attı.Bende üzerimi çıkarıp Efendim i yıkamak için yanına gittim.Tüm vücudunu güzelce suyla ıslattım ve lifi sabunlayıp her yerini güzelce temizledim ve ovdum Efendim in…Sıra bendeydi.Ben de kendimi temizledim.Suyu kapatıp Efendim e duştan çıkması için yol verecektim ki birden bire Efendim in kafasını bacaklarımın arasında buldum.

Eliyle amımla oynuyor bir yandan da klitorisimi emiyordu.Su yukarıdan üzerimize ılık ılık akarken Efendim sex oyuncağının amını yalıyordu.Bu inanılmaz bir şeydi..Bu bir köle için muhteşem bir onurdu..Bunu hak etmek için ne yapmıştım ki…Efendim bana doyulması imkansız bir zevkle gururu yaşatıyordu…Diliyle kavradığı dahası kasıp kavurduğu bızırım böylesi bir orgazmı hiç yaşamamış ve ben köle olalı böylesi bir ödül almamıştım…

Efendim benden hevesini almıştı o gün için.Benim de inanılmaz bir zevkle boşalmama izin vermişti….Efendim bornozunu giyip banyodan çıkmıştı. Sabun yakıyordu artık amımı.Efendim e zevk yuvası olmaktan, emilmekten amımın derisi ve içi tahriş olmuştu.Ama ben çok mutluydum.Efendim i memnun edebilmiştim.Artık gönül rahatlığıyla Efendim in ayaklarının dibinde oturabilirdim…

21 Yaşıma Kadar (2)

Eve girdiğimde, sadece salonda ışık vardı, annem daha yatmamıştı. Daha ben ayakkabılarımı çıkartmadan annem salondan yanıma gelerek nerede kaldığımı sordu. Arkadaştan notları aldıktan sonra, annesinin yemeğe kalmam için ısrar ettiğini, benim de kıramadığımı söyledim. Annemle biraz muhabbet ettikten sonra yorgun olduğumu, yatacağımı söyleyip, iyi geceler dileyerek odama gittim. Kapımı kapatıp yatağıma oturdum ve düşünmeye başladım.

Jale ile yaşadıklarım aklımdan çıkmıyordu. Film şeridi gibi önümden hızlıca geçti tüm görüntüler. Önce bana çarpışı, ardından beni doktora götürmesi, sonra evine gitmemiz ve devamında olanlar falan, hepsi sanki rüyaymış gibi geliyordu. Bu arada cebimdeki para ve külot aklıma geldi, cebimden çıkardım. Jale’nin külotunu son bir kez koklayıp yastığımın altına koydum ve elimde parayla odamdan çıktım. Annem halen salonda oturuyordu, yanına gittim ve bir şey söylemeden eline 400 TL’yi tutuşturdum. Annem bir bana baktı, birde elindeki paraya ve “Bu ne oğlum? Yoksa sen işe mi girdin? Hani çalışmayacaktın?” gibi sorular sormaya başladı.

Anneme, çalışmadığımı, bu parayı yardımsever birinden aldığımı söyledim ve başımdan geçen olayı (birkaç gün önce olmuş gibi ve bazı kısımları uyarlayarak) anlattım. Jale’nin bana çarptığını ve o vesile ile tanıştığımızı, kadının çok zengin olduğunu ve birçok vakıfta etkin olduğunu, bana yardım etmek istediğini falan anlattım. Konuşmam bitince Annem, “Bak Tanrı bize bir kapı araladı!” dedi ve bu arada gözünden birkaç damla yaş süzüldü. Anneme, “Yalnız ben yine ara sıra geç kalabilirim, kadın çünkü beni çok sevdi ve benim de bu vakıfların etkinliklerine katılmamı istiyor.” dedim. Annem de, “İyi tamam oğlum, gitmemek ayıp olur zaten.” dedi. Anneme tekrar iyi geceler dileyerek odama geçtim ve kafamı vurup yattım.

Sabah saat 09:30 gibi Jale’nin aramasıyla uyandım. Telefonu açtığımda, Jale, “Naber bebeğim?” dedi. Ben de, “İyidir, senden naber?” dedim. “Ben de iyiyim, evde küvetteyim.” dedi. Ben de, “Ohh, hayatın keyfini sen çıkartıyorsun!” dedim ve gülüştük. Jale, “Bugün geleyim mi seni almaya? Biraz gezeriz!” dedi. Ben önce, “Bilmem, olur mu?” sakarya escort triplerine yattım. Ama içten içe gitmek te istiyordum, çünkü dünkü sikişin tadı damağımda kalmıştı. Jale’nin de gezme teklifi bahaneydi, aslında beni sikişmeye çağırıyordu. En sonunda kararlaştırdık, 1 saat sonra beni dün bıraktığı yerden alacaktı.

Hemen kalktım, güzel bir banyo yaptım ve tüylerimi temizledim. Giyinip banyodan çıktığımda, annem kahvaltıyı hazırlamıştı. Babamın da yüzü gülüyordu. Annem, babama anlatmıştı dün gece kendisine anlattıklarımı. Kahvaltımı yaptıktan sonra odama geçtim, yastığımın altındaki külotu aldım ve daha güvenli bir yere sakladıktan sonra evden çıktım. Jale ile buluşacağımız yere doğru hızlı adımlarla gittim. 9-10 dakika sonra Jale arabayla yanaştı. Hemen arabasına bindim. Jale eğildi ve yanağımdan öpüp selamlaştı.

Beyaz bir pantolon ve üzerine de beyaz renkte açık bir kıyafet giymişti. Jale elini dizime attı ve “Ee, napıyoruz? Nereye gidelim?” dedi. Ben de, “Sana bırakıyorum!” dedim. Jale gülerek, “Bana kalsa, seni direkt eve atıp kendimi siktireceğim sana, ama madem gezmeye diye çıktık, biraz gezelim!” dedi. Arabayla 1 saate yakın gezdik. Jale, “Artık bana gidelim istersen?” dedi. Ben de, “Olur!” dedim. Evine gittik.

Jale daha salondayken dudaklarıma yapıştı, bir yandan yürüyorduk bir yandan da birbirimizi ateşli bir şekilde öpmeye başlamıştık. Üst kata doğru çıktık ve onun yatak odasına girdik. Jale kazağımı çıkarttı ve sırtıma dokunurken dudaklarımız tekrardan kenetlendi. Ben de tek elimi onun pantolonunun üzerinden kalçalarına attım, semsert kalçalarını yoğurmaya başladım, diğer elim de belindeydi. Sanki dans edecek gibi birbirimize kilitlenmiştik. Jale öpüşmeyi bıraktı ve pantolonumun düğmelerini açmaya başladı. Jale düğmelerimle uğraşırken ben de iki elimi kalçalarına götürmüş götünü okşuyordum.

Jale en sonunda pantolonumun düğmelerini ve kemerimi çözdü, serbest kalan pantolonum yere düştü. Bacaklarımı içinden çıkarttım ve boxerimi de çıkarıp kenara attım. Karşısında çırılçıplaktım. Jale de kendi kıyafetini ve südyeni çıkarttıktan sonra üzerinde pantolonu varken dizlerinin sakarya escort bayan üzerine çöktü ve sikimi eline alarak okşamaya başladı. Sikim kalkmaya başlamıştı, tamamen kalkması için uğraşıyordu Jale. Sikim iyice kalkınca, Jale önce diliyle sikimin ucuna biraz fırça attıktan sonra sikimi ağzına aldı ve hızlı hızlı yalamaya başladı.

Jale’nin sikimi ağzına almasından itibaren bende değişik zevk duyguları oluşmaya başladı. Jale sikimi yalarken, bir yandan da, “Immhhh!” tarzı sesler çıkartarak beni iyice azdırıyordu. Ellerini kullanmadan sikimi yalarken, bir eliyle göğsünü okşuyor, diğer eliyle de taşaklarımı okşuyordu. Jale neredeyse 10 dakikaya yakın bir süre sikimi hiç bırakmadan aynı tempoda yaladı, ben de yavaştan boşalacağımı anladım ve Jale’ye, “Geleceğim galiba, bırak istersen…” dedim. Fakat bu cümlemi duyan Jale iyice hızlanmaya başladı. O hızlandıkça ben de boşalmaya ramak ramak yaklaşıyordum. Alnımdan ter damlaları düşmeye başladı ve birkaç dakika içinde Jale’nin ağzına oluk oluk boşaldım.

Jale gülümseyerek ağzındaki döllerimi yuttu. Daha sonra ayağa kalktı ve pantolonunu çıkarttı. Dün giydiği el kadar külotlardan birini giymişti. Külotunu da çıkartıp kenara attı. Yatağa dizlerinin üzerinde dörtayak pozisyonunda domaldı ve bembeyaz kalçasına bir şaplak attıktan sonra, “Hadi gel, seni bekliyor!” dedi. Hemen arkasında yerimi aldım. Bu sefer ne yapacağımı biliyordum, eğilip bacaklarını iyice araladım ve amına yumuldum, sulanmış amını yalamaya başladım. Jale inlemeye başladı. O beni boşaltmıştı ve şimdi ben onu rahatlatacaktım.

Ben Jale’nin amını yalarken elimi tuttu ve amının üzerine götürdü, klitorisini okşatıyordu bana. Ben de gösterdiği gibi okşamaya devam ettim ve bu arada tempomu kesmeden amını yalamaya devam ediyordum. 5-6 dakika sonra Jale’nin inleme sesleri iyice arttı ve nefesi kesilmeye başladı. En sonunda da amından zevk sıvıları boşalmaya başladı. Şelale gibi akıyor ve durmak bilmiyordu, boşaldıkça boşalıyordu. Jale’nin bacakları titremeye başladı, kafasını yatağa doğru iyice gömdü ve kalçaları iyice dışarıya çıktı. Herhalde orgazmdan sonra kollarında escort sakarya derman kalmamıştı.

Jale’ye rahatlık olması için belinden tuttum ve yatağa sırt üstü yatırdım. Bacaklarını ayırdım, amı kabak gibi karşımdaydı. “Hadi sik beni!” deyip, elini tükürükleyip biraz amının girişini ovaladı, daha da rahat girmem içindi bu. En sonunda sikimi amının girişine getirdim. Sokmadan önce kafamı kaldırıp Jale’nin gözlerine baktım. Dünkü gibi hırslı bir şekilde bakıyordu bana. “Hadiiii, kökle artık!” dedi. Demek ki yine sert bir sikiş istiyordu benden. Benim de canıma minnet, bir anda kökledim amına. Jale yine çığlık attı, fakat hiç sitem etmiyor, sadece çığlıklar atıyordu. Ben ise yine dünkü gibi hızlıca Jale’nin amına pompalıyordum. Fakat bu sefer bende daha değişik bir duygu vardı.

Dünkünden kat kat fazla zevk alıyordum, ama içimde bir gram boşalma duygusu olmadan sikiyordum Jale’yi. “Daha hızlı siksene!” diyerek suratıma bir tokat attı, iyice işi sert hale getirmeye çalışıyordu. “Al ozaman amına koduğumun orospusu!” diyerek, o kadar hızlanmıştım ki, Jale’nin göğüsleri yukarı aşağı sallanmaya başladı. 10 dakika falan sonra ben iyice yorulmaya başladım, tempom da düşüyordu. Jale bunu hemen anlamıştı, kalktı önümden ve beni yatağın üzerine sırtüstü yatırdıktan sonra, yüzü bana dönük bir şekilde kucağıma çıktı. Sikimi amına hizaladı ve dibine kadar içine alarak oturdu. Jale’nin saçı başı dağılmıştı, dışarıdan o kadar düzgün ve bakımlı görünen kadın, yatakta tam bir orospu oluyordu.

Jale hızlı bir şekilde oturup kalktıkça, kalçalarının kasıklarıma çarpmasından dolayı ‘Pat, pat, patt!’ sesler çıkıyordu. Ben de ellerimi iki kalça yanağına attım ve onun oturup kalkmasına yardım etmeye çalıştım. Jale bir elini geriye atarak destek aldı, “Ahhh! Ohhh! Süper!” tarzı kelimeler söyleyerek inliyordu. Az sonra Jale titremeye başladı, herhalde yine orgazm olacaktı. Ve çok geçmeden sikimin üzerinde oturup kaldı, 2. boşalmasını da yaşadı. Suları sikimin üzerinden kasıklarıma doğru akıyordu.

Jale biraz daha üstümde oturduktan sonra kalktı, sikimi yalayarak ve ara sıra 31 çektirerek beni boşaltmaya çalıştı. Boşalmaya yaklaştığım zaman doğruldum, sikimi elime aldım ve 31 çekerek Jale’nin suratına boşalttım döllerimi. Jale sikimi yalayarak temizledikten sonra suratını yıkamak için banyoya gitti, ben ise boxerimi giyip aşağıya indim…

(Alıntıdır)