YASAK AŞK 2

Sabah gözlerimi zor açtım. Alarmin sesi kulaklarımı sağır ediyordu. Zar zor kendimi yataktan kaldırıp, yatağımın kenarında duran bir bardak suyumu içtim. Gözlerimi hafifçe açıp kapattım, gerçekten çok mayhoş hissediyordum. Uyuyamamıştım, bir sağa, bir sola dönüp durmuştum sürekli.
Ayağa kalkıp, banyoya gittim. Saçlarım dağılmıştı. Önce tarakla saçımı taradım. Gözlerimin altı şişmişti uykusuzluktan. Dişlerimi firçalamaya başladım. O sırada kendimi süzdüm aynada. Spor yapmaya gitmem faydalı olmuştu.
1.60 boyunda, 68 kilo, buğday tenliydim. Gözlerimse ela ve bal karışımı bir renkteydi, Güneşte farklı, gece farklı gözüküyordu. Kocam gözlerimi özellikle seviyordu. Saçlarım normalde siyahtı ama kısa bir süre önce sarıya boyamıştım. Sokakta gezerken, erkekler beni süzerlerdi. Alımlı ve bakımlı biriydim. Ancak, bir şeyler canımı sıkıyordu sanki. Dün geceden beri aklımda olan tek şey o hikayeydi. Rüyama bile girmişti. O anları resmen yaşamış, kendimi o kadının yerine koymuştum rüyamda. Kocam gece gelmese belki sabaha kadar okurdum.
Dişlerimi de firçaladıktan sonra ağzımı temizleyip gidip kocami uyandırdım. Zar zor kalktı. Üstüme tişörtüm, altımda pijamam vardı ama esk**en bu halimi bile görse sabah öper, koklar, hiçbir şey yapmıyorsa göğüslerimi okşar öyle kalkardı. Şimdi hiç öyle davranışları kalmamıştı. Yavaşça yataktan kalkıp, üzerini değiştirdi. Dişlerini bile firçalamıyordu artık. Onu uyarmama rağmen bir süre sonra hep aynı şeyi yapıyordu.
Oğlumun odasına gittim ve onu da kaldırdım. Gariban yavrum zar zor kalkıyordu, daha güneş çıkmamışken okula gidiyordu. Onun gözlerindeki işıltı, herşeye değerdi. Bu yüzden onu çok seviyordum.
Herkes hazırlanmaya başlayınca ben de mutfağa gittim. Kahvaltı
hazırlamaya başladım. Yumurta haşlarken, bir yandan da kahvaltılıkları diziyordum masaya. Çatalları ve bıçakları hazırlarken yanlışlıkla elimden kaydı ve düştü. Metallerin birbirine çarparken çıkardıkları ses, mermere vurmaları ile birleşince evde gürültü koptu resmen.
“Ne oluyor?” dedi eşim, içeriye gelerek.
“Bir şey yok, elimden kaydı.” dedim.
Yüzüme bir süre bakıp, sakarya escort başını iki yana sallayarak içeri gitti tekrar. “Bugün aklın başka yerde galiba.”
Evet öyleydi.
Dikkatimi veremiyordum. Yattığımdan beri aklımda tek bir konu vardı. İçimde sanki bir kor alevlenmişti, külleri her tarafa dağılmıştı. Neden böyle oldum anlamamıştım. İçim gidıklanıyordu düşündükçe. Gerçekten çok farklıydı. Kahvaltı sofrasını kurduktan sonra çayları doldurdum. Hepsi de oturunca, yemeye başladık. Ama boğazımdan geçmiyordu, lokmaları teker teker ağzıma atıyordum. Sabirsizdim. Canım hiçbir şey yapmak istemiyordu, sadece hikayeye devam etmek istiyordum. Herkes gidince, dün geceden farklı olarak ev boş olacaktı. Bu durum, içimi daha da kıpır kıpır bir hale getiriyordu.
Onlar yedikten sonra, kocam kalkıp paltosunu giydi.
“Akşam görüşürüz.” dedi ve kapıya doğru yöneldi. Bir öpücüğü bile çok görüyordu artık.
Çocuğuma baktım, oğlum ne güzel de gülüyordu. Onunla biraz şakalaştıktan sonra ona montunu giydirip, sırtına çantasını taktım. Servisi neredeyse gelmek üzereydi.
Onu yolcu etmek için aşağı inmeliydim. Üzerime paltomu giyip, önümü kapattım. Aşağı indikten sonra birkaç dakika bekledik ve servis geldi. Oğlumu öptükten sonra servise bindirdim ve uğurladım. Arkasından el salladım. Beni çok mutlu ediyordu.
Hızlıca eve girdim, içim ürpermişti. Hava soğuktu. Evim ise mis gibi, sicacıktı. Eve girince paltomu çıkarıp, astım. Hemen odama gittim. Telefonumu alıp yatağıma uzandım. Yastığı ikiye katlayıp boynumun altına yerleştirdim. Bu şekilde çok rahat bir şekilde okuyabilirdim. Hemen eski hikayeyi bulmaya çalıştım. Birkaç dokunuştan sonra gördüm, oradaydı. Sabırsızlıktan ellerim titreyecekti neredeyse.
Çok korkuyordum. Siki çok islanmıştı, hem kadınlığımın hem de ağzımın suları ile kayganlaşmıştı. Buna emindim ama daha önce duyduklarım hiç de iç açıcı şeyler değildi. Gerçi bir yerden sonra zevk aldığını söylüyordu herkes ama bilmiyordum. Öğrenmeme de çok kalmamıştı gibi geliyordu.
“Bekle! Lütfen! Hiç yapmadım diyorum!” diye haykırdım. O sırada saçlarımdan tutup başımı escort sakarya kendine doğru çekti. Acıyla inledim. Vücudumu iyice yükselttim, kollarım iyice gerilmişti. Kalçamı mecburen daha da dikeltmek zorunda kaldım. Acı, vücudumu esir alırken gözlerim kapanmıştı.
“Kes sesini fahişe! Bu gece ne dersem yapacaksın!” dedi ve eliyle kalçama sert bir tokat attı. Diğer eli ile tuttuğu saçlarımı biraz daha çekti ve başım ona doğru yaklaşınca daha da inledim. İtaat etmekten başka bir çarem yoktu. Çok canım acıyordu. En sonunda yapmam gerekeni anladım. Kalçamı ona doğru hafifçe bastırmaya başladım. Sikinin başını, bakireliğini hala koruyan küçük deliğimde hissedebiliyordum. Hafiften bir inleme sesi duydum dudaklarından, hissetmişti. Bu hissi o da seviyordu.
“Çok güzel, uslu kız ol böyle…” dedi ve diğer eli ile kalçama bir tokat daha atıp saçlarımı bıraktı. Başım öne doğru düştü. Gözlerimi kapatıp, olacaklara kendimi hazırlıyordum. Belini bana doğru ittirdiği anda, minik kara deliğimdeki o baskı daha da arttı. Kendimi ister istemez sıkıyordum.
İki eliyle de kalçalarımı sıkıca kavradı. Parmaklarının etime uyguladığı baskıyı hissedebiliyordum. Kendini bana doğru bastırdığında, küçük deliğim resmen onu içeri almamak için direniyordu. Sikinin başı, orada durmuştu. Ancak o devam ediyordu, daha da kendini bana bastırırken elleriyle sıkıca tuttuğu kalçalarımdan da beni kendine doğru çekti. O anda, minik deliğimin artık direnemediğini hissettim ve o keskin acıyı yaşadım.
“Aaaahh! Dur! Yavaş! Ohhh…” Nefes alışlarım hızlanmıştı. “Dur! Yalvarıyorum, çok acıyor. Iihhhh!” deli gibi inliyordum, sesimi kontrol edemiyordum. Sikinin başı bile girmemişti henüz, sadece ucunun bir kısmı girmişti. Ancak bu acı… Bunun bir tarifi yoktu. Kocama bekaretimi verirken bile bu kadar acı hissetmemiştim.
O anda yavaşladı. Gerçekten de rahatlamıştım. Daha rahat nefes alıp vermeye başladım. Ucunun içeride olması, biraz da olsa alışmamı sağlamıştı. Başım öne eğikken, saçlarım görüşümü tamamen kapatıyordu. Gözlerimi hafifçe araladım ve başımı kaldırdım. Çok acımıştı.
“Sen kiminsin?” sakarya escort bayan diye sordu sert bir ses tonuyla.
“Seninim!” diye cevap verdim. Ve o anda yapacağını yaptı. Bir anda içime kökledi. Kaçmak için manevra yaptım ama nafileydi, kalçalarımdan beni sıkıca kavramış olduğum yere mıhlamıştı. Kendini de bana daha çok bastırırken, tüm gücüyle içime zorlamıştı. İlk başta giren başını hissettim, daha sonra sikinin damarlarının atışını, minik kıçımın aşama aşama parçalanmasını hissettim. Deli gibi inliyordum. “Aaahhh! Hayır! Lütfen! Oh!! Acıyor!!! Lütfen! Yalvarırım dur! Dayanamayacağım galiba! Yapamam! Lütfen!” inliyor, bağırıyordum. Ama aldırış etmeden içime girmeye devam ediyordu. O kadar hızlı oluyordu ki, sanki geçen her saniye bir ömür gibi geliyordu. Gözlerim kararmış, resmen başım dönmeye başlamıştı. Kollarımın güçsüzleştiğini hissettim, acıdan bayılacaktım galiba. Hafiften gözlerim kararırken, öne doğru düştüm. Bu yaptığımla aslında onun işini kolaylaştırmıştım. Kalçam daha da yukarı çıkmış, onun içime girişini kolaylaştırıyordu.
Kasıklarının, kalçalarıma değdiğini hissettiğimde ise öleceğimi düşünmeye başladım. “Aaah! Lütfen! Çok acıyor!”
Sağ elini kalçamdan çekip sıkıca bir tokat attı. Resmen ileri doğru sarsılmıştım, az kalmıştı. Bayılacağımı hissediyordum. Beynim uyuşmuş, sanki vücudum karıncalanmıştı. Böyle bir hissi hayatım boyunca yaşamamıştım. Deliriyordum, acıdan kıvranıyordum ama beni yatağa mıhladığı için hareket etme şansım bile yoktu.
“Al hepsini! Benimsin! Bakire götünü aldım! Herşeyini bana vereceğini söylediğimde ciddiydim! Yalvar!” dedi sertçe.
Gözüm resmen kararmış, bulanıklaşmıştı herşey. Kendimi mayışmış hissediyordum. O sırada sol kalçama güçlüce bir tane geçirdi. Yine öne doğru savruldum ve beni geri çekti, içime yine tamamen girmişti.
“Ahh!”
“Orospu! Yalvar!” diye bağırdı.
“Ahhh! Lütfen! Sik beni! Sahibim! Sik beni! Parçala götümü!”
Yapiyordu da zaten…
Nefesim hızlanmış, kalbim duracak gibiydi. Sol elimi telefondan çekip, bacak arama götürdüm. Pijamamın içine soktum usulca, iç çamaşırımın da içine girip kadınlığımı bulduğunda parmağım sırılsıklam olmuştu… Çok islanmıştım. Hızlıca pijamamı ve tişörtümü çıkardım. Sicaklıyordum… Oda birden sıcak olmuştu. Hafifçe kendimi okşamaya başlarken, nefesim hızlanıyordu. Allah’ım… Bana ne oluyordu böyle…

Bir Ex Nemfomanın Anıları (3) Üfürükçü Hoca! (Alıntı)

Üniversitede okurken, kendi grubum dışında da arkadaşlarım vardı haliyle. Fakat daha çok kendi aramızda zaman geçirirdik. Yine de, grubumuz dışından bir arkadaşımla da oldukça zaman geçirirdim. Liseden beri arkadaşımdı ve aslında ailelerimiz arkadaş olduğundan zamanında görüşmeye başlamıştık. Elif benden çok farklı biriydi aslında. Hanım hanımcık, hatta muhafazakâr bir tarafı da olan biriydi. Ve istediği tek bir şey vardı; evlenmek. Özellikle zengin bir koca bulup, kendini sağlama almak istiyordu. Bunu da; daha okulun 1. sınıfındayken başarmıştı. Kendisinden 10 yaş büyük biriyle evlenmişti ve ailesinin bunu hiç itiraz etmeden kabul etmesi, hem bana, hem de çevredekilere şaşırtıcı gelmişti. Ama evlenmiş olmak Elif için yeterli değildi. Olabilecek en çabuk şekilde hamile kalmak ve evliliğini garanti altına almak istiyordu. Fakat 6 ay sonunda hala hamile kalamamıştı ve ara sıra ağlama krizleri geçiriyordu bu yüzden. Bir sürü doktora gitmesine rağmen, doktorlar Elif ile ilgili herhangi bir sorun bulamadılar. “Belki de eşinde bir sorun vardır?” dediğimde, bana o kadar kızıp bağırmıştı ki, 2 ay birbirimizi gördüğümüzde yüzümüzü çevirmiştik.

Aramızdaki küslük devam ederken, bir gün yanıma geldi ve beni inanılmaz derecede hayrete düşüren fikrini söyledi. Artık nereden duymuşsa; Polatlı’da bir hocanın adını almıştı. Bu (sözde) hoca; çocuk sahibi olamayanlara yardım ediyormuş ve Elif de ciddi ciddi gitmeyi düşündüğünü söyledi bana. O kadar şok olmuş bir haldeydim ki, bir süre sadece ağzım açık bakakalmıştım Elif’e. Sonrasında vazgeçirmek için ne kadar uğraşsam da Elif’i kararından döndüremedim. Benim de onunla gitmemi rica ettiğinde, en azından ona göz kulak olabileceğimi düşünerek bu teklifini kabul ettim. Sonuçta sağlıklı düşünemediği belliydi ve bu halde başına olmadık bir sürü iş açabilirdi.

Bahar şenlikleri haftasında benim arabamla Polatlı’ya doğru yola çıktık. Elif yolda sürekli teşekkür ediyordu bana, ama ben yine de üstümdeki sıkkın ruh halinden kurtulamıyordum. Kısa bir mesafe olduğundan Polatlı’ya varmamız 1 saat kadar sürmüştü. Fakat Elif’in elindeki adresi bulabilmek için daha fazla zaman harcamamız gerekti. Bir sürü yere sorduktan sonra Polatlı’nın biraz dışında, köy kılıklı bir kenar mahalleye girdik ve ara bir sokaktaki 2 katlı berbat haldeki bir evin önünde durduk. Kapının önü kalabalık sayılırdı ve kalabalık genelde başörtülü, hatta kara çarşaflı kadınlardan oluşuyordu. Daha o anda, (Ne işimiz var bizim burada?) diye geçirmiştim içimden, ama yinede arabadan inip Elif ile birlikte eve yöneldim…

Daha biz arabadan inerken bütün yüzler ikimize dönmüştü zaten. Oradaki tiplerle uzaktan yakından alakası olmayan ve oraya göre biraz fazla açık saçık giyimli (özellikle ben!) iki genç kadın, herkesin dikkatini çekmişti doğal olarak. Kalabalığın içindeki kadınlar, gizlemeye gerek duymadan bizi işaret edip aralarında konuşurken, aralarından geçerek evin kapısına vardık. Kapıyı bir kere tıklatmam yetmişti. Başörtülü, orta yaşlı bir kadın kapıyı açarak bizi içeri davet etti. Elif, hemen daha önceden aradığını belirterek, bir an önce içeri girmek istediğini söyledi. Ama evin içi de tıka basa doluydu ve içerideki koku pekte tahammül edilebilecek gibi değildi.

Kadın beklememiz gerektiğini söyleyerek bize oturmamızı söyledi. Tıklım tıklım odanın içinde oturacak yer olmadığından ayakta beklemeye başladık. Elif, çoktan bir eşarp çıkarmış ve başını örtmüştü. Yanımda eşarp getirmediğimden başım açıktı ve etraftakilerin bakışları, saklamaya gerek duymadan kınıyordu beni. İçimden Elif’e türlü hakaretler ederken sessiz kalmaya çalıştım. Elif ise sanki transa geçmiş gibiydi. Dudakları ses çıkarmadan kıpırdıyordu. İçinden dua okuduğunu anladım, ama aynısını sakarya escort yapmak için yeltenmedim bile. Ne de olsa iflah olmaz bir Deist idim ve dinlere inancım kendimi bildim bileli hiç olmamıştı.

O şekilde hemen hemen bir saat bekledikten sonra kadın yanımıza geldi ve hoca efendinin (!) bizi kabul edeceğini söyledi. Benim girmeme gerek olmadığını söylemeye çalıştığımdaysa, hocanın bize kapı aralığından baktığını, bende de kötü bir büyünün varlığını hissettiğini, ikimizi birden görmesi gerektiğini ve ikimiz birden girmezsek Elif’i de görmeyeceğini söyledi. Elif’in yalvaran gözlerle koluma asılması için yeterli oldu bu tehdit ve açıkçası, içeride karşılaşabileceğim şarlatanlığın beni ne kadar güldürebileceğini merak ederek hocanın yanına birlikte girmeyi kabul ettim. Fakat hiç bir şey beni içeri girdiğimde hissettiklerime hazırlayamazdı. Bunu, bugün bile açıklayamıyorum ve mantıklı bir açıklaması olduğunu da sanmıyorum. Daha içeri girer girmez sanki dizlerimin bağı çözülmüş ve bütün iradem elimden alınmıştı. Hafif bir baş dönmesiyle başlayan kontrol kaybım, adamın sesini duymamla artık tamamlanmıştı.

Hoca dedikleri adam 40’lı yaşlarında, çember sakallı, eğri burunlu ve delici mavi gözleri olan biriydi. Altında siyah bir şalvar, üstündeyse yıpranmış kareli bir gömlek vardı. Bağdaş kurmuş halde bize bakıyordu ve bizde sanki sahibinden izin isteyen köleler gibi Elif ile kapının ağzında duruyorduk. Eliyle girmemizi işaret ettiğinde yaklaştık ve yardımcısı olan kadın arkamızdan kapıyı kapattı. Hiç konuşmadan iki yanını göstererek oturmamızı söyledi. Dizlerimizin üstünde iki yanına geçtiğimizde bir süre hiç bir şey söylemedi. Sanki bir şeyler mırıldanıyordu, ama hiç bir şey anlamıyordum. Ara sıra durarak bize bakıyordu ve baştan aşağı gözden geçiriyordu bizi.

5 dakika böyle geçtikten sonra Elif’e dönerek, kötü varlıkların rahmini bağladığını ve bu bağı ancak kendisinin çözebileceğini söyledi. Elif’e baktığımda gözlerinde hem mutluluk, hem de hayranlık gördüm. Ama bu bana hiçte anormal gelmedi. Sanki bir rüyada gibiydim ve olanlar gayet normaldi. Adam sonrasında bana dönerek, benim de rahmime kötü varlıkların yerleştiğini ve bu durumu yine ancak kendinin çözebileceğini söyledi. Sonrasında bana çıkmamı söyleyerek, önce Elif ile ilgileneceğini söyledi. Hiç ses çıkarmadan kalktım ve dışarı çıktım. Kapının yanında beklerken kısa sürede içeriden zar zor ancak kapının dibinden duyulabilen sesler gelmeye başladı. Elif açık seçik inliyordu ve gelen sesler içeride aslında yapmamaları gereken bir şeyler yaptıklarına şüphe bırakmıyordu. Fakat o anda bile oradan kaçmak veya içeri girip Elif’i adamın ellerinden almak geçmedi içimden.

Daha 10 dakika geçmeden kapı açıldı ve Elif, yüzünde bir rahatlama ifadesiyle dışarı çıktı ve hocanın beni beklediğini söyledi. Cevap vermeden içeri girdim ve kapıyı kapattım. Adam, eliyle yanına oturmamı işaret etti. Çok kaba bir şekilde rahmimi kötü varlıkların işgal ettiğini tekrarlayarak, beni iyileştirmezse kısa sürede çok hastalanacağımı söyledi. Söyledikleri şu anda kulağa ne kadar inanılmaz geliyorsa, bana o anda, o kadar olağan ve inandırıcı geliyordu.

Adam uzanmamı söyleyince itiraz etmeden sırt üstü yere yattım. Adam tam karşıma gelerek elleriyle bacaklarımı araladı. İçimdeki o cılız ses hala kaçmam için beni ikna etmeye çalışsa da umursamıyordum. Tam bacaklarımın arasına geçerek yüzünü kasıklarıma yaklaştırdı. Külotumu yana çekerek bir şeyler mırıldanmaya başladı. Bir yandan da ara sıra bacak arama üflüyordu ve nefesini vajinamda hissetmek, inanılmaz rahatlatıcı ve zevkli geliyordu bana. Bir süre bu şekilde devam ettikten sonra parmaklarını da işin içine soktu ve bütün bacak aramı, iki deliğimi de ihmal etmeden sakarya escort bayan okşamaya ve parmaklamaya başladı. Zevkten inliyordum artık.

Bir süre daha böyle devam ettikten sonra, geri çekildi. Soran gözlerle baktığımda cebinden katlanmış, küçük bir kâğıt parçası çıkardı ve bunu sürekli külotumun içinde vajinama temas eder şekilde tutmamı söyledi. Kâğıtta çok güçlü bir büyü olduğunu ve bu büyünün rahmimdeki kötü varlıkları rahatsız edeceğini, ama tam iyileşebilmem için daha uzun süre onu görmeye devam etmemin gerektiğini söyledi. Sonrasında bana korunup korunmadığımı sordu. Bende doğum kontrol hapı kullandığımı söyledim. Hapları acilen bırakmam gerektiğini, bu tip hapların rahmi kötü varlıklara daha uygun bir hale getirdiğini ve yanına 15 günde bir, hatta bazen haftada bir gelmem gerektiğini söyledi. İnanılacak gibi değildi ama inanıyordum! Elimde değildi! Bütün iradem yerle bir olmuştu sanki ve bu pespaye adamın kölesiydim. Dediklerini itiraz bile etmeden kabul ettikten sonra, adamın, “Çıkabilirsin!” demesiyle birlikte kendimi dışarı attım ve karşımda Elif’i gördüm. Yüzündeki o tatmin ifadesi hala duruyordu ve aynı ifadenin benimde yüzümde olduğunu bilmem için aynaya bakmama gerek yoktu.

Adamın yardımcısı olan kadın, yüzünde pis bir sırıtışla yanımıza gelerek, haftaya gelmemiz gerektiğini ve (o günün parasıyla) 100’er Lira vermemiz gerektiğini söyledi. Gittikçe daha inanılmaz oluyordu durum. Hem taciz edilmiştik, hem de üstüne para vermeliydik. Ses çıkarmadan parayı verdikten sonra hızlıca dışarı çıktık ve arabaya atlayarak oradan ayrıldık. Yol boyunca hiç konuşmamıştık ilginç bir şekilde. Elif’i eve bıraktıktan sonra eve gidip olanları mantıklı bir şekilde düşünmeye çalıştım, ama aklımda kurduğum hiç bir şey mantıklı değildi. Açıkça o adamın beni becermesini istiyordum, gittikçe daha da artan bir arzuyla. Dediğini de yerine getirerek verdiği katlanmış ufak kâğıt parçasını külotumun içine, tam vajinamın üstüne yerleştirdim ve onu tekrar görmeye gidene kadarda orada sakladım. Hemen ertesi gün doğum kontrol hapını da bıraktım ve bir haftanın geçmesini sabırsızlıkla bekledim.

Sonraki hafta geldiğinde, Elif, yine birlikte gitmemiz için aradı. Yolda tek kelime etmedik birbirimize. Ama sabırsızlandığımız ikimizin de yüzünden belliydi. Aynı yere gittiğimizde yine benzer şeyleri yaşadık, fakat bu sefer beni önce almıştı. Bu durumun Elif’i kıskandırdığı açık seçik belli oluyordu ama umursamamıştım. İçeri girdiğimde, adam uzatmadan kabaca soyunmamı emretti. Hiç itiraz etmeden üstümdeki her şeyi çıkardım. Adamın karşısında çırılçıplak öylece dururken kendimi inanılmaz güçsüz ve zavallı hissediyordum. Uzanmamı söylediğinde sırt üstü yere uzandım. Adam bacaklarımı iki yana iyice açarak araya girdi ve kalçalarımı kucağına aldı. Vajinam açık bir şekilde adamın önündeydi. Bir şeyler mırıldandıktan sonra sanki muayene edermiş gibi iki eliyle vajinamı ellemeye ve parmaklamaya başladı. Zaten daha soyunduğum anda ıslanmıştım, ama adam bunları yapmaya başladığında bacak aram artık yapış yapıştı.

Bir süre bu şekilde vajinamla oynadıktan sonra şalvarını çözdü ve bacaklarımın arasına geçti yine. Gözlerime inanamamıştım. Adamın penisi inanılmaz büyük ve kalındı. İçime girdiği anda nefesim kesilmişti. Bağırmamak için kendimi zar zor tutarken inliyordum. Kısa bir süre içimde hareketsiz kaldıktan sonra temposunu yavaşça arttırarak beni becermeye başladı. İçime her girişinde gözümde şimşekler çakıyordu, ama bir o kadarda zevk alıyordum. Yaklaşık 10 dakika gidip geldikten sonra içime boşaldı. Penisini çıkardığında vajinamın içinden adamın spermleri akıyordu ve sanki içimi oymuştu adam. Genişlediğimi hissediyordum. Kalkmak için yeltendiğimde, adam daha escort sakarya işinin bitmediği söyledi. Başucuma gelerek biraz önce içimden çıkan penisini ağzıma dayadı. 5 dakikalık oral seks sonunda yine aynı şekilde dev haline geri dönmüştü. Pozisyonu değiştirmeden bacaklarımın arasındaki yerini tekrar aldı ve içime bu sefer daha rahat bir şekilde girdi. İkincide, alıştığım için daha çok zevk alıyordum ve kasıklarımı sürekli ona bastırmaya çalışıyordum. Bu sefer daha uzun becermişti beni. Boşalması için yarım saate yakın içimde kalması gerekmişti ve yine aynı yoğunlukta boşalmıştı. İki boşalma sonunda içime o kadar çok boşalmıştı ki, adamın spermlerini gayet rahat hissediyordum. Veya bana öyle gelmişti, çünkü içimi yakmıştı.

Üstümden kalktığında içimi temizlemememi söyledi. Kendi elleriyle külotumu giydirdikten sonra spermlerinin iyileştirici gücü olduğunu ve 2 gün içimde kalmaları gerektiğini söyledi. Ben de, bu sanki çok normal bir şeymiş gibi itiraz etmeden kabul ettim. Eliyle kovar gibi çıkmamı ima ettiğinde sessizce dışarı çıktım ve Elif’in sabırsız bakışlarıyla karşılaştım. Kadın iznini alır almaz içeri girdi. Kısa sürede işi bitip çıktığında kıpkırmızıydı. Aynı şekilde yine kadına parayı verip, hızlıca arabama atlayarak Ankara’ya geri döndük.

Sonraki zamanlarda bu durum bir rutin haline geldi. Her hafta koşa koşa kendimizi o adamın kollarına atmak için Polatlı’ya gidiyorduk ve üstüne para veriyorduk. Sanki filmlerde anlatılan tarzda bir büyünün etkisi altındaydık ikimiz de ve bundan şikâyet te etmiyorduk kesinlikle. Hatta adam beni bazı hafta sonları onunla kalmam için çağırdığında, eline yeni bir oyuncak geçirmiş bir çocuk gibi inanılmaz bir mutlulukla koşa koşa yanına gidiyordum ve hafta sonunu onun yatağında geçiriyordum. Sözde içimdeki kötü varlıklar kovuluyordu, ama asıl olan adam içimi sürekli spermleri ile dolduruyordu.

Beklenen olay kısa sürede oldu elbette. Ve uyanmamı sağlayanda ilginç bir şekilde bu oldu. Adama ilk gitmemizin üzerinden 3 ay geçtiğinde, âdetim gecikmişti ve mide bulantılarım başlamıştı. Şüphelenmem için daha fazlasına gerek yoktu. Hemen bir doktora gittim ve 2 aylık hamile olduğumu öğrendim. Aslında durumun kafama dank etmesini sağlayan bu da değildi. Hemen koşa koşa adamın yanına gittim. Adam bana rahmimde hayırlı bir varlık olduğunu ve kesinlikle doğurmam gerektiğini söyledi. Bu sözleri duyar duymaz uyandım! Fakat itiraz etmeden söylediklerini kabul ettiğim yalanını attım ve hızlıca oradan çıktım. Daha oradan çıktığım anda Elif’i aradım ve onunda aynı durumda olduğunu, 2 gün önce adamla görüştüğünü öğrendim. Tek fark Elif uyanmış değildi! Yanına nasıl gittiğimi hatırlamıyorum. O kadar hızlı kullanıyordum arabayı ki, göz açıp kapayana kadar Elif’in yanına varmıştım sanki.

Ve Elif’i uyandırmam neredeyse 1 haftamı aldı. Uyanması için adamın bana yaptıklarını detaylı bir şekilde anlatmam gerekmişti. Her anlattığımla yüzündeki hayal kırıklığı artan Elif, sonunda kürtaja ve bir daha o adamı görmemeye ikna olmuştu. Neredeyse kürtaj olamayacak haftanın sınırında ikimiz de zar zor ayarladığımız bir doktor sayesinde kürtaj olmuş ve içimizdeki Veled-ül Zina’larden kurtulmuştuk.

Sonrasında adam beni aramaya ve mesaj atmaya devam etti. Benden cevap alamadıkça attığı mesajlar tehdit içerikli olmaya başladı. Nasıl çarpılacağımdan ve nasıl yanacağımdan bahseden mesajlardı genelde. Ben de sonunda numaramı değiştirerek bu sorunu çözmüştüm. Elif’e sorduğumda onu da aradığını öğrendim ve Elif cevap vermediğini söyledi. Fakat bu olaylardan sadece 4 ay sonra Elif tekrar hamile kaldı. Ve o zaman benden gizli bir şekilde o adama gittiğini düşündüm. Sanırım karnındaki o adamın çocuğuydu. Zaten bu olay üstüne de, çok kısa bir zaman dilimi içinde Elif’le görüşmelerimiz iyice azalarak sonunda tamamen bitti.

Ara sıra halen ortak arkadaşlarımız sayesinde Elif’ten haber alıyorum ve Facebook’ta çocuğunun birkaç resmini gördüm; aynı eğri burun ve aynı delici mavi gözler!

Kapicinin Karisi

Merhaba. Bu sitedeki itiraflara bayılıyorum. Hergün mutlaka birkaçını okur ve 31 çekerim. Herkesin başından geçen gizli bir aşk serüveni mutlaka vardır. İşte bende katkıda bulunayım diye yaşadığım birçok sex serüvenlerimden en sonuncusunu size itiraf etmek istedim. Bu anlattığım tamamen gerçek ve yeni bir olaydır. Bizim binada eski kapıcıyı çıkardıktan sonra, bu yaz tatilinde yeni bir kapıcı taşındı. Karı koca genç idiler. Kapıcının Karısı Zeynep, 26 yaşında ve bir çocuğu var. Kocası da 29 yaşlarında hem fabrikada çalışıyor, hemde karısıyla beraber bizim apartman temizliği ve bakımına karşılık kapıcı dairesinde oturmak üzere anlaştık.

Neyse yazın başlarında taşındılar. İş dönüşünde ayaküstü bir “Hoşgeldin.” dedim. Kapıcının karısı Zeynep tam bir afet. Çok sıcak karşıladı ve hemen gözlerim o güzel portakal gibi memelerine takıldı. Çok güzel duruyordu, adeta ‘gel beni ye’ diyordu. Neyse her iş dönüşünde kapı açık ise hemen selam verip geçiyordum. Derken birkaç gün içinde bayağı samimi olduk. Kocası bir hafta gündüz, bir hafta da gece işe gidiyordu. Birgün “Kocan gece işe gidince yalnız kalmaktan korkmuyormusun?” diye sordum. Kapıcının karısı da “Korksam ne çare, mecburum buna…” diyordu. Ben de “Eğer korkacak gibi olursan bizim zili çal, sana yardımcı oluruz…” falan gibi laflarla ağzını arıyordum.

Birgün iş dönüşünde kapıcının karısı merdivenleri siliyordu. Bir tayt giymiş, hiç benden haberi yok, ama ben onu arkadan götünü izliyordum. *** hatları tamamen dışarı çıkmış, her şeyiyle ortadaydı. Sonra geldiğimi görünce biraz lafladık, kendisine biraz iltifatlar ettim, “Yaa senin gibi güzel ve çekici bir kadının temizlikçi olması reva’mıdır?” dedim. O da “Kader işte, ne yapalım, senin gibi zengin bir kocamız olmadı…” diye cevap verdi. Neyse biraz muhabbetten sonra ben eve sakarya escort çıktım. Ağustosun sonunda eşimi ve iki çocuğumu memlekete, okullar açılıncaya kadar, tatile gönderdim. Maksadım yalnız kalıp kapıcının karısını tavlamaktı. Karımın gittiği akşam Zeynep’in kocasının işe gittiğini görünce aklıma bir fikir geldi. Bu gece birşeyler yapabilirim düşüncesiyle, evdeki buzdolabında bozulacak meyve, sebze, peynir gibi ne varsa aldım ve aşağıya kapıcı dairesine indim.

Kapıyı çaldım Zeynep çıktı. Elimdekileri görünce şaşırdı, “Hayrola bize mi taşınıyorsun?” diye latife etti. Bende, “Evde kimse yok. 20 gün yalnızım. Çocuklar izine gitti. Bunlarda bozulmasın diye size getireyim bari…” dedim. Memnun oldu, elimdekilerini aldı ve beni içeriye buyur etti. Fırsat bu fırsat içeri girdim. Kahve yaptı, beraber içtikten sonra sohbete koyulduk. Sonra “Müsade edersen kalkayım…” dedim. Kapıcının Karısı da “Kocam işe gitti, sizde de kimse yok, otur biraz muhabbet ederiz, eve sonra çıkarsın…” dedi. Bunu memnuniyetle kabul ettim. Ve koyu bir muhabbete daldık. Kapıcının Karısı karşıma geçti oturdu, başladık havadan sudan konuşmaya. Derken konu döndü dolaştı ve sex’e geldi. Üstünde ince bir bady, altında da ince bir etek var. Eteği biraz yana açılmış ve ben külodunu görüyordum. Sikim kazık gibi olmuş, ama Kapıcının Karısıyla henüz birbirimize tam yaklaşamamıştık.

Bir ara Kapıcının Karısına kocasıyla arasındaki sex ilişkisini sordum. “Kocam beni çok sever, ama sevgi yetmiyor, biraz da aşk lazım. Beni doyuramıyor, erkekliği biraz küçük. Çok fazla mutlu olamıyorum.” deyince ben anlamıştım ki bu iş olacaktı. Ateş bacayı sarmıştı, mesele anlaşılmıştı. Sonra kalktım yanına oturdum. Harika dudakları ve müthiş sexi bir bakışı vardı. Çocuğunu yatırmıştı. Birden elim eline gitti. Elini tuttum sakarya escort bayan ve “Seni mutlu etmek istiyorum, eğer izin verirsen tabii…” demeye kalmadan, birden dudaklarımız birleşti. Zeynep öylesine dudağımı somuruyordu ki, adeta nefesim kesilir gibi oluyordum. Elimi külotunun arasından ***** atınca, amının fırın gibi yandığını ve zevk sularının aktığını hissettim. Dudak, meme… derken, ikimizde farkına varmadan birbirimizin elbiselerini çıkararak çırıl çıplak soyunmuştuk.

Birden bacaklarını araladım ve amcığını delice yalamaya başladım. İniltisi kapıcı dairesini sarmıştı. Kimsecikler duymasın diye de pencereleri kapadım. Zeynep sikimi görünce birden afalladı, “Aaa bu ne Hamit. Beni öldürürsün valla…” diye şaka yaptı. Sonra sikimi ağzına verdim. Nasıl somuruyor bir görseniz. Bir müddet benim 22 santim olan sikimi iştahla yaladı. Sonra, ***** elimle biraz ayar çekerek, sikimi nişan aldım o muhteşem deliğe. Yavaşça başını soktum. Sikim amında biraz ilerleyince çok zorlandı. Amı sanki daha bakireymiş gibi duruyordu. Kocasının siki sadece 10-12 cm. imiş. Neyse biraz zorlandıktan sonra sikimin hepsini ***** geçirdim. Yavaş yavaş git-gel den sonra alıştı ve zevkten uçuyorduk. Zeynebi pozisyon değiştirerek 15-20 dakika siktikten sonra boşalmak üzereydim, “Geliyorum…” dedim. “İçime boşalabilirsin, iki aylık hamileyim…” dedi. Buna daha çok sevindim. Çoktandır am içine boşalmamıştım, Karım korunmadığı için hiç içine akıtamıyordum. Bu bana büyük bir haz verdi. Birden bütün döllerimi Zeynebin içine bir musluk gibi boşalttım ve üstüne yığıldım kaldım.

Zeynep bu esnada defalarca kez boşalmıştı ve mahvomuştu. Fazla da zorlamak istememiştim. Biraz dinlendikten sonra, “Devam edelim mi?” diye sordum. Baktım çok mutlu bir şekilde kafasını salladı, bu defa domalttım ve escort sakarya *** deliğini yalamaya başladım. Geçen gün merdiven silerken götünü görmüştüm ve çıldırmıştım. İşte o *** bütüm ihtişamıyla karşımdaydı. Ben götünü yaladıkça o çıldırıyordu. Götünü güzelce kıvama getirdikten sonra, sikimi ağzına verdim, bir güzel yaladı ve tekrar domaldı. “Yavaş sok, Günah diye kocam beni hiç arkadan sikmedi.” dedi. Bende yavasça *** deliğine sikimin başını soktum. Çok zorlanınca “İstersen yapmayalım?” dedim. O’da “Hayır dayanırım. Sok erkeğim. Sikmeyenin karısını sikerler!” deyince birden kökledim. Biraz ağladı ama ben bir süre yavaş yavaş git-gel yaptıktan sonra zevk inlemelerine dönüştü bu ağlayış. Tam yarım saat ve değişik pozisyonlarda, kapıcının karısının o muhteşem götünü siktim ve içine bir volkan gibi boşaldım. Ne bende, ne de onda hal kalmamıştı. Birbirimize sarılarak bir müddet seviştikten sonra ben eve çıktım. “Daha önünüzde çok gün ve geceler var, bu fırsatları değerlendirelim!” diyerek ayrıldık.

O günden sonra eşim gelinceye kadar, yaklaşık 20 gün, kapıcının karısıyla her gece, kocası gündüz işe gittiğinde de gündüzleri heba etmeden defalarca sikiştik. İkimizde çok memnunduk, mutluluktan uçuyorduk. Hamile olması ikimizinde çok işine yaradı, doğum yapıncaya kadar defalarca kimsenin ruhu duymadan sikiştik. Hele o *** deliği sikilmekten çok harika olmuştu, her seferinde en az iki üç posta içine boşalırdım. Kapıcının karısını götten her siktiğimde, “Meğer götten sikilmek ne güzelmiş. O ahmak kocam bana bunu hiç tattırmadı…” diyerek mutluluğunu ifade ediyordu. Kapıcının karısıyla sikiş serüvenimiz böyle başladı ve devam ediyor. Kocası işte iken ben sabah çıkışta bir posta atıp öyle çalışmaya gidiyordum. Şimdi doğum yaptı, biraz iyileşmesini bekliyorum. Yine sikişmelerimiz devam edecek. Bu aralar en çok ta götünü sikmeyi özledim. Ama kırkının çıkmasına az kaldı, sonra Kapıcının karısıyla sikişlere devam…

Kapıcı karısı deyip geçmeyin, onlar keşfedilmediş mücevheratlardır.

Herkese selamlar, mutlu sikişmeler.

Karımı Üniversitedeki Öğrencimle Aldattım!

Merhabalar, ismim Yiğit. 33 yaşındayım. Bir üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışmaktayım. Üniversitede bazı projelerde çalışmak ve geliştirmek üzerine görevlendirilmiş bulunuyordum. Ama bundan 4 sene önce çok acil bir kadro değişimden dolayı, yarım dönemliğine bir Sanat Tarihi dersine girmem gerekti. O zamanlar 29 yaşındaydım ve bu gireceğim ilk ders olduğu için heyecanlıydım. Daha önce üniversitede hiç ders vermemiştim. Birinci sınıfların dersine girecek olmam birazcık da olsa rahatlatıyordu beni.

İlk dersime girdiğim günden sonra biraz daha rahatlamaya başlamıştım. Burada göstereceğim performans, üniversite içerisinde yükselmem için de önemliydi. O yüzden hiçbir kritik hata yapmamaya çalışıyordum. Ama dersler esnasında sürekli göz göze geldiğim bir kız vardı. İsmi Burçin idi. Derslere sürekli devam eden, ders içindeki etkileşimi çok kuvvetli olan, aşırı zeki ve güzel bir kızdı. Ders esnasında konuya bakış açısı, problemleri ele alış tarzı, yaptığım hataları bulup düzeltmesi ile beni çok etkilemişti.

Birkaç ders sonrasında artık Burçin’i aklımdan atamaz olmuştum. Burçin daha 19 yaşında, 1.75 civarında boyu olan, fidan gibi, gayet güzel ve sevimli, makyaj yapmayıp doğal güzelliğine güvenen bir kızdı. Bembeyaz teni ve koyu sarı saçlarıyla aşırı sevimliydi. Fiziği de güzelliği gibi çok etkileyiciydi. Göğüsleri ortalama büyüklükte ve dipdiri, kalçaları kıvrımlı ve çıkıktı. Burçin her şekilde beni etkiliyordu. Fakat bir sorun vardı, ben evliydim! Bunu nasıl yapacaktım? Bu kızı nasıl aklımdan atacaktım? Hiç bilmiyordum.

Bu düşünceler içerisinde yine bir gün derse girmiştim. Ders yine Burçin ile karşılıklı diyaloglarımız ve bakışmalarımız ile sürmüştü. Ders bittiğinde masamı toparlarken, Burçin gülümseyen yüzüyle yanıma geldi ve “Nasılsınız hocam?” dedi. Aynı şekilde karşılık verdim ona. Rahat görünmeye çalışıyordum, ama bu benden 10 yaş küçük kızın karşısında garip bir şekilde geriliyordum. Çalıştığım odama doğru dönerken ayaküstü sohbet ediyorduk Burçin’le.

Sanat bölümünde olduğum için, bazı heykel, seramik ve tuval çalışmaları yapıyordum. Burçin de bunları bir yerden(!) duymuş ve bunun hakkında bana bir şeyler sormak istemiş. Burçin’e, “Hakkımda bu kadar şeyi bana sormadan nasıl öğrendin merak ettim doğrusu?” dedim. Burçin biraz duraksadı ve “Sadece üniversitenin sayfasına baktım…” dedi. Biliyordum ki o sayfada bu kadar bilgi yazmıyordu. Burçin benim hakkımda büyük bir araştırma yapmıştı. Bu diyalogla Burçin’i birazcık köşeye sıkıştırmak kendime olan özgüvenimi ve keyfimi yerine getirmişti.

Burçin ikinci potunu da benim atölyemde kırmıştı. Gülümseyerek, “Parmağınızdaki yüzük yok bugün!” dedi. Gülümsedim ve “O kadar dikkat ediyorsun demek?” dedim. Burçin kızardı ve “Yok yani sadece gözüme çarptı…” dedi. Burçin ile bu şekilde ufak flörtleşmeler hoşuma gidiyordu. Bir yandan aklıma karım geliyordu ve vicdan azabı duyuyordum, ama bir yandan da bu flörtleşmelerden kendimi alamıyordum.

Burçin atölyemi gezdi ve “Bunlar çok hoş!” dedi etkilenmiş bir şekilde. Teşekkür ettim ve yarım kalan işimi yapmaya devam ettim. Burçin de bir sandalyeye oturdu ve ben çalışırken dakikalarca beni izledi. Bu bir süre sonra rutinimiz olmaya başladı. Burçin dersi yokken sürekli benim yanıma geliyordu ve beni çalışırken izliyordu.

Bir gün, “Ben de bir şey yapmak istiyorum!” dedi. Burçin’e, “İkinci senende atölye dersin olacak zaten, o zaman bol bol yaparsın…” dedim. Burçin, “Ama ben şimdiden istiyorum. Hem fena mı, el alışkanlığım oluşur!” dedi. “Pekala o halde!” dedim. Burçin boş bir tuvalin önüne oturdu. Ona birkaç basit çizim tekniği gösterdim ve “Hadi başla bakalım. Seni hayal gücünle baş başa bırakıyorum!” dedim. Ben de kendi yaptığım heykelin başına döndüm.

Sohbet ve iş derken aradan 2-3 saat geçmişti. Burçin’e, “Bugünlük bu kadar!” dedim. Burçin’in yanına giderek, “Bakalım ne yaptın bugün?” dedim. Tuvaline baktığımda büyük bir şaşkınlık sakarya escort içerisinde kalmıştım. Burçin tam karşımda çalıştığı için onun ne çizdiğini görememiştim. Burçin tüm o çalışma süresi boyunca beni çizmişti ben heykelimi yaparken. “Bu… bu muazzam olmuş! Sen bu kadar iyi miydin çizimde ya?” dedim. Burçin gülerek kafasını salladı. Ona, “Madem öyleydin, o basit çizim tekniklerini anlatırken niye durdurmadın beni?” diye sordum. Burçin, “Çok iyi anlatıyordunuz, bölmek istemedim!” dedi.

Bu kız o kadar şeyden sonra yine beni tavlayacak bir şey bulmuştu. Onunla vakit geçirirken çok zevk aldığımı fark ettim. Onun sürekli gelmesini beklediğimi fark ettim. Sanırım aramızdaki flörtleşme bir sonraki aşamaya doğru ilerliyordu. Baş başa kaldığımızda bana asla hocam demez ve sürekli ismimle hitap eder olmuştu…

Burçin bir gün resim çizerken ben onun arkasındaydım ve onun fırça darbelerini kontrol ediyor ve bazı yerleri gösteriyordum. Tam onun arkasında olmak, onun müthiş kokusunu duymak beni fena halde etkilemişti. Eğilip boynuna bir öpücük bırakmamak için kendimi zor tutuyordum. Bir süre sonra derin bir nefes vererek, “Sanırım halloldu…” dedim ve elini bıraktım. Yoksa dayanamayacaktım ve geri dönüşü olmayan şeyler olacaktı.

Burçin biraz üzgün bir şekilde bakarak, “Teşekkür ederim!” dedi. Sanki o da bun yakınlıktan memnundu ve bitmesine üzülmüştü. Ben tekrar kendi masama geçtim ve çalışmaya başladım; fakat ellerim titriyordu. Bir süre sonra sakinleşmek için dışarıya çıkıp bir sigara içtim. Bu kız beni fena etkiliyordu. Yalnızken sürekli ondan kurtulmayı düşünüyordum, ama onunla birlikte olunca güler yüzüne dayanamıyor ve tüm yelkenlerimi suya indiriyordum.

Yine bir çalışmamızın olduğu gün, karımın iki haftalığına ailesinin yanına gideceğini ağzımdan kaçırdım ve yakınarak, “Kim yapacak yemekleri şimdi?” dedim. Burçin de bunu sanırım kendisine bir mesaj vermek için söylediğimi sanmış olacak ki, “Ben sana yemek yapabilirim!” dedi. Şaka yaptığını sanarak, gülerek, “İyi olur!” dedim. Ama Burçin gayet ciddiydi ve “Karının gittiği akşam bana haber verirsen yemek yapmak için gelebilirim!” dedi.

Ben durumun ciddi olduğunu kavrayınca, “Kendini yormanı istemem benim için!” dedim. Burçin, “Ne demek, benim için bir keyif!” dedi ve ardından, “Yemek yapmak yani… Çok seviyorum yemek yapmayı!” diye ekledi. Diyecek bir şeyim yoktu, tek yapacağım şey ona bunu bir daha hatırlatmamaktı. Ama Burçin iki günde bir, “Yemeklerimi beğeneceksin umarım!” diyor ve bu konuyu sürekli ısıtıyordu…

Karımın gittiği gün Burçin’e, “Bugün karım gitti!” dedim mecburen. Burçin, “O halde akşam geliyorum!” dedi büyük bir gülümsemeyle. Burçin’e ‘Olur!’ anlamında kafamı salladım. İlk başta dışarıda yemek yiyerek onu başımdan savmayı düşündüm, ama iki haftalık süre içerisinde mutlaka evime gelmek isteyeceğini düşünerek bu işi fazla uzatmamayı planladım. Ayrıca ben de bunu istiyordum, ama korkularım vardı. Karıma bir şekilde bunun haberi gider miydi? Burçin ile aramızda daha fazla bir yakınlaşma olur muydu? Bunlardan ve daha çoğundan korkuyordum.

O akşam işimiz bittiğinde üniversiteden ayrıldık ve birlikte eve döndük. Heyecanlıydım. Arabayı park ettiğimde sanki gizlice birisini eve alıyormuşum gibi çok garip ve hızlı davranışlar sergiliyordum. Apartmanın dış kapısını açtım ve hemen içeriye girdim. Burçin garipser bir biçimde bana bakıyordu ve bu halime bir anlam veremiyordu. En üst katta bulunan daireme çıktım ve kapıyı açtım. İçeriye girip kapıyı kapattığımda derin bir nefes aldım. Burçin’i salona davet ettim ve “Birer kahve içer miyiz?” dedim. Burçin, “Ben yaparım!” dediyse de, ona, özel kahvemi yapmak istediğimi söyledim.

Özel olarak çektirdiğim kahvenin içerisine birazcık bal ve süt karıştırarak Burçin’e verdim. İlk yudumu aldığında, “Harika!” dedi. Gülümseyerek, “Kendi buluşum!” diye karşılık verdim. Burçin ile sohbet etmeye başlamıştık. Bir sakarya escort bayan ara o kendi hikayesini anlatırken dalıp gitmiştim, Burçin’i süzüyordum iyice. Önünü açık bıraktığı bir gömleğin içine giydiği bir tişört, altına da giydiği normal bir kot pantolon ve hiç makyajsız yüzü ile saçlarını bir toka ile gelişigüzel topladığı bir şekilde karşımdaydı. Makyaj için tonlarca para harcayan, en şık ve pahalı elbiseleri alan, her ay bir sürü parayı kişisel bakımı için harcayan karımdan çok çok daha güzeldi.

Burçin, “Hey! Daldın!” dedi. Gülümseyerek, “Çok güzelsin!” dedim. Sonra bir anda kendime gelerek, “Şey yani…” dedim, ama cümlemi devam ettiremedim. Ne diyecektim ki? Burçin utangaç bir gülümseme ile teşekkür ettikten sonra, “Yemek hazırlamaya başlayım!” diyerek kalktı. Mutfağa gitti ve ben de ona eşyaların yerlerini söylemek için arkasından gittim.

Ben mutfaktaki sandalyeye oturmuş ikinci kahvemi içerken, o yemeği yapmaya başladı. Aşırı çekici görünüyordu bu haliyle. Her şeyi o kadar özenle yapıyordu ki, şaşılacak derecede titiz ve detaycıydı. İki tane yumurta kırmayı benimle evlendikten sonra öğrenen karım ile karşılaştıramıyordum bile Burçin’i. Sohbet ederken, “Biliyor musun, karım yemek yapmayı evlenince benden öğrendi. Annesi ve babasının evinde aşçıları varmış. Ben yemek yapmakta çok iyiyimdir, ama insan eşiyle birlikte yemek yapmanın keyfine varmak istiyor. Onun böyle bir isteği hiçbir zaman yoktu!” dedim.

Burçin, “O halde bana yardım edebilirsin, şu marulları doğramaya başlayarak!” dedi. “Zevkle!” diyerek yerimden kalktım ve mutfak tezgahına geçip marulları doğramaya başladım. Bu kızla harika vakit geçiriyordum. Çok özel yemekler yapmamıştık, ama o gün yediğimiz şeyler bugüne kadar tattığım en tatlı yemeklerdi.

Yemekten sonra güzel bir kırmızı şarap doldurduk kendimize ve salona geçip koltuğa oturarak sohbet etmeye başladık. İlgi alanlarımız çok benzeşiyordu. İlgilendiğimiz farklı şeylerde de birbirimize sürekli bilgiler veriyor, onlar üstüne tartışıyorduk. Karımla iki yıllık evliliğim boyunca konuşmadığım kadar konuşmuşumdur Burçin ile o birkaç ay içerisinde. O kadar kendisine bağlayan bir etkisi vardı Burçin’in.

Kadehteki şaraplarımız bittiğinde Burçin birer kadeh daha doldurmak için ayağa kalkmak istedi, ama elini tutarak, “Otur, boş ver şarabı!” dedim. Burçin oturdu ve tatlı bir gülümsemeyle gözlerimin içine baktı. Burçin’e, “Seninle sohbet etmek çok hoş!” dedim. Burçin, “Aynı şekilde seninle de!” diye karşılık verdi. Burçin’e içimdeki tüm duyguları açmaya başladım. “Senden uzun süredir etkileniyorum. Aslında kendimi durdurmaya çalıştım, ama yapamıyorum. Beni alıp götürüyorsun. Öyle bir fırtınasın ki, karşı koyamıyorum senin etkine!” dedim.

Burçin ağzı kulaklarında dinliyordu beni. Konuşmamı bitirdiğimde eğildim ve yavaşça dudaklarından öptüm. Hiçbir şey söylemedi, itiraz da etmedi. Eğilip bir kere daha biraz daha uzun sürecek şekilde öptüm. Burçin de yavaş yavaş karşılık veriyordu bana. Artık kesintili öpüşmelerimiz sürekli bir hal almıştı, dudaklarımız ayrılmıyordu artık. Öpüşüyorduk istediğimiz gibi. Burçin’in yumuşacık boynuna attım elimi ve okşamaya başladım. Ateş basıyordu Burçin’i öptükçe. Burçin’i öperken elini tutup ayağa kaldırdım ve yatak odama doğru yürümeye başladık.

Yatak odamdan içeriye girdiğimizde artık bunun geriye dönüşünün olmadığını ikimiz de biliyorduk. Zaten bunun geriye dönmesini ya da bitmesini isteyen de yoktu. Burçin’i kalçalarından tutarak yatağa yatırdım ve bacaklarının arasına girerek daha şehvetli öpmeye başladım. Burçin altımdaydı ve inleyerek emiyordu dudaklarımı. Burçin’in gömleğini çıkarttım, üstündeki tişörtü de çıkarıp kenara attım. Sade, düz bir pembe sutyen vardı beyaz göğüslerini kapatan. O düz sutyen o kadar sexy geliyordu ki gözüme. Sutyeninin kopçalarını açarken Burçin’in göğüslerinin üst kısımlarını öpmeye başladım. Göğüslerini sutyenden tamamen escort sakarya kurtarınca da emmeye başladım. O orta boylarda dik göğüslere aç bir çocuk gibi saldırıyordum…

Burçin beni hafifçe itti. Dizlerimin üstünde doğrulduğumda tişörtümü çıkartıp kenara attı. Ben de pantolonumu çıkardım, sadece Boxerla kaldım. Yatağa uzanıp kendimi Burçin’e bıraktım. Burçin yavaşça Boxeri çıkarttı. Kalkık sikimi görünce birkaç saniye duraksadı. Heyecanlandığı belliydi. Sikimi eline aldı ve okşamaya başladı. Sonra da tokasını çıkarttı ve eğilip hafif hafif emmeye başladı sikimi. Çok amatördü. Sadece başını ve biraz daha altını ağzına alabiliyordu. Saçlarına daldırdım ellerimi ve onu yönlendirmeye başladım. Burçin’in sikimin tamamını ağzına alması birkaç dakika sürdü, ama sonunda güzel bir uyum yakaladık. Her şeyde olduğu gibi yatakta da güzel bir uyumumuz olmuştu.

Burçin sikimi emerken taşaklarımı okşamaya başladı. Bir süre sonra dizlerinin üstünde doğruldu. Onu yatağa yatırdım ve göbek deliğine öpücükler kondururken pantolonunu çıkarttım. Pembe düz bir külot ile kaldı karşımda sadece. Utanıyor gibiydi. Külotunu hafifçe çekerek çıkarttım. Tüysüz, küçük dudaklı amı karşımdaydı artık. Bacaklarını araladım hafifçe ve elimi amının üstüne koydum. Burçin utanarak, “Ben.. daha önce hiç yapmadım…” dedi. Şaşırarak, “Bakire misin yani?” dedim. Burçin, “Evet… Aslında ben daha önce bir erkekle de öpüşmedim…” deyince iyice şaşırdım. Bu kızın sevişme konusunda ilki olacaktım.

Bacaklarını araladım ve o bakire amı yavaş yavaş yalamaya başladım. Burçin inleyerek zevkle kıvranıyordu yatakta. Vücudu önümde dans ediyordu adeta. Ellerimi bacaklarında tutarak amını yalamaya devam ettim. Öyle güzel sulanmıştı ki amı, Burçin’in zevk aldığından yüzde yüz emin olmuştum. Onu iyice rahatlatana kadar yalamak istiyordum amını, ama Burçin beni şaşırtarak erkenden orgazm oldu. Yattığım kadınlar arasında en erken orgazm olan kızdı Burçin. Gözlerime bakarak, “Bu çok farklıydı…” dedi ve nefes nefese yatmaya başladı.

Burçin’in bacaklarını yukarı kaldırıp geriye iterek, ortaya çıkan pembe ve daracık göt deliğini yavaş yavaş dillemeye başlamıştım. Bakireliğini almayacaktım bugün ve arkadan deneyecektim ilk ilişkimizi. Burçin biraz şaşırmış, ama sonra farklı bir zevkin etkisiyle her şeyi benim kontrolüme bırakmıştı. Göt deliğini uzunca yaladıktan sonra Burçin’in bacaklarını omzuma aldım ve “Canın biraz yanacak, ama bana güvenirsen çok zevk alacaksın!” dedim. Burçin gözlerini sımsıkı kapattı ve kafasını ‘Tamam!’ anlamında salladı.

İyice yanaşıp, sikimi göt deliğine dayadıktan sonra yavaşça bastırdım. Göt deliği çok dardı ve Burçin sürekli kendini kasıyordu. Elimi amına attım ve okşamaya başladım. Ben okşadıkça Burçin biraz daha rahatlıyordu ve bu sayede kendini kasmayı bırakıyordu. Bir yandan amını okşarken, bir yandan götüne yavaş yavaş giriyordum. Götüne her girdiğim santimde daha fazla zevk alıyordum, Burçin de iniltilerini arttırıyordu. Onu rahatlatmak ve kendini kasmasını önlemek için her türlü şeyi yapıyordum. Elim amının üstünde gezerken dilim de sürekli göğüslerinin ucundaydı…

En sonunda köküne kadar girdiğimde, “Bak gördün mü, hepsini aldın işte!” dedim. Burçin gülümseyerek dudaklarımı öptü ve “Senin sayende aldım, beni çok rahatlattın!” dedi. Öpüşmelerimiz devam ederken yavaş yavaş Burçin’in götüne girip çıkmaya başladım. Daracık göt deliğinin içinde her yerini hissedebiliyordum. O sıcacık deliği sikmek benim için büyük bir keyifti. Zamanla git gellerim hızlanıyordu ve daha sert pompalıyordum. Burçin ara sıra çığlıklar atıyor, bazen de sadece kısa kısa iniltiler çıkartıyordu. Burçin’in duygularını hissetmek, yüzünün değişimini görmek o kadar keyifliydi ki, onu izlerken de müthiş keyif alıyordum…

En sonunda boşalmaya yaklaşmıştım. Burçin’in götüne sertçe kökledim ve döllerimi içine boşalttım. Boşalırken duvarda asılı olan fotoğrafa gözüm takılmıştı. Karımla benim düğün fotoğrafımızdı. Burçin göğsüme hafifçe dokunarak, “Şey, kalkabilir miyim?” dedi. Kendime geldim o an ve yavaşça Burçin’in götünden çıkıp yatağa attım kendimi. Burçin tuvalete gitti. Ama ben garip bir şekilde gözlerimi o fotoğraftan alamıyordum.

Bir erkeğin gizli dünyası- KAPADOKYA DEVAMI

Merhaba,

o gün karımla balkondan içeri girdiğimiz sırada karım tuvalete gitmek için yukarı çıkmıştı.ben ise koltukta oturmuş sigara yakıyordum.tabi bu arada erdemin de yukarıda oldugunu biliyordum..
bu yüzden sigaramı yakarken bir gözümde karımdaydı.sevgi merdivenlerden çıkarken göz ucuyla onu süzüyordum.merdivenlerden çıkarken kalçalarına baktım karımın.gerçekten inanılmaz seksi görünüyordu.eteği kısa ve bol,bacaklarındaki delikli file çorap ise izlerken bile sikimi kaldırmaya yetiyordu.sevgi son basamaktayken bende onu izlemeye devam ediyordum.erdemin hangi odada oldugunu bilmiyordum ama lavabo sol taraftaydı ve karım gerçekten de sola doğru dönüp ışığı yaktığı sırada anladım ki tuvalete girecekti.karım çıkana kadar bende yaktığım sigarayı bitirmiştim.karanlık kolidoru lavabonun beyaz ışığı aydınlatınca karımın lavabodan çıktığını anlamıştım.bu sırada bende biraz ayılır gibi olmuştum.sevgi gelene kadar birer shot daha hazırlayayım dedim.ben bardakları doldurup birinciyi içmiştim ki o sırada gözüm merdivenlere takıldı…karım hala görünmemişti! kesin yine gizlice erdeme bakıyor diye geçti aklımdan.çünkü biliyordum ki karımın da gizlice izleme merakı vardı.ve kafasıda bu kadar güzelken daha da meraklıydı.birazdan gelir diyerek ikinci bardagıda bitirmiştim.ama karım hala yoktu!
içime yine bir kurt düştü ve mutfakta ki konuşmalar geldi o an aklıma.erdem karımın kulağına bişeler fısıldarken karım ise tepkisiz dinlemişti.acaba ne söylemişti o an? yoksa yukarı çıkacağını bir süre sonra sende gel diye istekte mi bulunmuştu…bu düşünceler aklımı kemirirken yerimden doğrulup yukarı baktım tekrar. ne sevgi görünüyordu nede bir ses vardı…ve daha fazla merakıma dayanamayıp sessizce merdivenlere doğru yürüdüm.son basamağa adımımı atmıştım ki biran durdum.artık bütün odaları görebiliyordum.ama hepsi karanlık ve sessizdi.acaba nerdeler diye düşünürken sessizce son basamağıda çıkıp ilk odanın kapısına yaklaştım.odanın içine eğilip baktığımda zifiri karanlıktı.tam burda yoklar deyip digerine geçiyordum ki bir ses duydum.ama öyle zor duyuluyordu ki konuşmaları nerdeyse nefesimi bile tuttum ne konuştuklarını anlamak için.ve duyduğum ses erdemin sesiydi…
lütfen bir defa ağzına al…
lütfen o kadar azdım ki çıldırıyorum senin için…
karım ise, şimdi ayen gelir.hayır olmaz.bak lavabodan çıkalı çok oldu anlayacak burda olduğumu.bırak beni.ahhh yapma erdem…dur hayırrr…
karımın ordan çıkmak için söyledikleri ve sonrasında da inlemeleri aklımı başımdan almıştı.sesleri duyuyordum ama neler oldugunu göremiyordum.ve bir anda gözlerimi bütün gücümle sıkıp kapatmak geldi aklıma.karanlığa uyum saglaması için göz bebeklerimi büyüttüm.gerçektende gözlerimi tekrar açtıgımda işe yaramıştı bu yaptıgım.
dolabın yanında onları görebiliyordum artık…
karım hala ahh yapma lütfen erdem offf nolursun dayanamıyorum…bak çok kötü oldum kötü şeyler olacak yapmaaaaa…diye inlerken erdem,elini karımın eteğinin içine sokmuş kilotlu çorabının üstünden amını okşuyordu.bir yandan da karımın boynunu ve kulak memesini yalıyordu..
o an anladım karımın neden inlediğini..bende amını ne zaman okşayıp boynunu yalasam bir anda çıldırırdı karım.boynu en hassas oldugu yerdir ve erdemde bunu anlamıştı karımı duvara yaslamış boynundan yalarken amını okşuyordu sertçe…
bu sırada ben ise dayanılmaz bir zevk dalgasının içine girmiştim.bu anlattıklarım bazıları için sapıkça bazıları için ise çok uç gelebilir belki ama nedenini bilmesemde gizlice izlemek bana her zaman çok haz vermiştir.sadece izlemekte değil,aynı şekilde izlenmekte.belki bütün bunları yaşadığım benim için değersiz bir kadın olsaydı bu kadar etkilenmeyecektim.ama hem aşık olduğum hem sevdiğim hemde benim için çok özel bir kadın olunca,bana yaşattığı kıskançlık ve haz doğru orantılı yükseliyordu.evet bazı zamanlar karımı çok kıskanıp kuduruyordum da ama inanın beni içine çeken haz öyle güçlü oluyordu ki işte ona karşı koyamıyordum.
ve yine o an kıskançlıktan damarlarım çekilmiş,adrenalin en üst seviyeye ulaşmıştı benim için…ama duygularım bunları yaşarken,sikime dokunsam boşalacak haldeydim!
bir süre daha onları izledim…
erdem karımın amını resmen parçalamıştı avucunda sıkmaktan..karım ise iki büklümdü.dizlerinin bir kısmını kırmış,erdemin elini bacakları arasına hapsetmişti..ama erdem boynunu yaladıkça yalvarmaya devam ediyordu…erdem yeter artık bırak gideyim.allahın belası öldürdün beni..erdem ise asıl sen beni öldürdün sevgi dediği anda sevginin sesini duydum!
içime gir…dayanamıyorum artık gir şu içimeee,sok sikini içime çabuk…
ve o andan sonra herşey öyle hızlı gelişti ki…
erdem sevgiyi ters çevirip kollarını yatağa koydu.eteğini bir çırpıda kaldırıp kilotlu çorabını aşağı doğru sıyırdı…karım erdemin önünde domalmış kolları yatağın üstünde,başını ise erdeme çevirmiş onu izliyordu…
erdem ise bu sırada kemerine elini atmıştı…
ve ben…
hızlıca merdivenlerden aşağı doğru indim.bir yandan sessiz olmaya çalışıyor diger yandan da üçer beşer atlıyordum.en alta geldiğimde nefesimi dengeleyip seslendim…
sevgiii? bitmedi mi hala işin hadi!
ben sustugum anda bir iki tıkırtı duydum.apar topar toparlanıyorlardı.sonra da sevginin sesini…
geliyorum aşkım erdem uyumuş onu kaldırdım.
ve ben daha koltuğa yeni oturmuştum ki bu sırada sevgi merdivenlerde göründü..bana bakarak iniyordu merdivenlerden.bir yandan da konuşuyordu.lavabodan çıkınca erdeme seslendim.ses vermeyincede merak ettim iyi mi diye.sızmıştı onu kaldırdım.
kalktı mı bari dedim.evet geliyor dedi.ve yanıma oturdu karım.bu sırada ben bardakları doldururken içimden de siktir yalanını sikeyim senin dedim.
yani aslında böyle panik anlarını iyi yönetirim ben.o anda onları izleyebilirdim de,ama size daha öncede anlattığım gibi,bazen haz,bazen kıskançlık ağır basıyor.ve o an bazı şeylere hazır hissetmedim kendimi işte.ama kadın her yerde kadındır.ister karınız olsun,ister sevgiliniz…ne kadar güven ne kadar dürüstlük verirseniz verin,panik halinde ve düşünmeden hareket ettiklerinde her zaman sizden birşeyler gizlemeye müsait bir yanları vardır.ama ben kadınları iyi tanıdıgım için bunu sorun etmem.
bu onların genlerinde vardır çünkü…kontrol sizdeyse sorun yoktur,ama o kontrolü kaybetmişseniz,işte o zaman her türlü tehlikeye açıktır kadının davranışları…
bu sırada kendime bir sigara yaktım.sevgi ise müziği neden kapattın derken saçlarını düzlüyordu.ben kapatmadım bitti heralde dediğim anda da merdivenlerden erdem göründü.
yanımıza gelip oturunca da sevgi müziği sordu.oda hemen kalkıp açtı tekrar.ben ise bir yandan sigaramı içiyor diğer yandan da göz ucuyla karımı ve erdemi süzüyordum.kaçamak bakışmalar,benim bakmadığım sırada tebessümler..ve anlamıştım o an.karım benim yanımda benden gizli flörtleşiyordu.erdem ise hiç bir şeyden haberim olmadığını düşünerek gayet rahat davranıyordu…
işte bu noktada en çok hoşuma giden şey şudur..eğer bütün bunları bilmeyip o ortamda aptal yerine düşseydim.gerçekten kötü bir durum olurdu benim için.ama onlara bunu izin veren,kontrolü elinde tutan bendim.ve asıl hazzı ben yaşarken bu oyunun sınırınıda belirleyen bendim.
bu tür şeyler hayatta herzaman yaşanan şeyler değildir.ama böyle bir ortam denk gelmişse de,trip atıp canımı sıkmak yerine,keyfine bakarım.
o anda öyle yapmaya karar verdim. ve erdeme bu içtiklerimizin kafası çok güzel ama çabuk ayıltıyor dostum dedim.karımda bana katılarak evet ya ayıldık baksana dedi erdeme bakarak.erdem ise bir anda yerinden kalktı ve durun size başka bişe getireceğim dedi gülümseyerek.
bu çocukta yok yok.para ve hayat kaygısı olmayınca insan sadece eğlence için yaşıyor.ha bana sorsan öyle bir hayatı tasvir etmem.ama arada yaşayınca keyfi güzel oluyor gerçekten.
bir süre sonra erdem yanımıza gelmiş,ve avucunu uzatarak alın şunlardan için birer tane dedi.
onun ne oldugunu biliyorum ama burda yazmayacagım.ilk alıp içen ben oldum.sonra karım ve erdem de içtiler.sonra baktım karım bardağa içki koyacaktı ki,yok dedim.koyma.bununla içilmez.biraz bekle.erdem de beni onaylayarak evet alkol alma artık yeter dedi sevgiye.
sevgide bizi dinleyerek bıraktı tekrar alkol şişesini.sonra da,ya şu ısıtıcıları kapatsak mı artık. ben çok sıcakladım.balkona çıkacağım ama hasta olurum diye çıkmak istemiyorum dedi.erdem ise,baksana sana bişe diyeceğim,sizden önce burda başka misafirlerim vardı.valizleri tıka basa dolu gelmişler.burdan da baya alışveriş yapınca valizlerinde yer kalmadı.o yüzden bazı eşyalarını burda bıraktılar.baya da bişe var.eğer istersen vereyim rahat bişeler giy üstüne dedi.ben tam sevgi başkasının kıyafetlerini giymez diye düşünürken,sevgi olur ya bi baksam bu çorapla flan çok rahat değilim sıktı baya dedi.erdem de gel yukarda istediğini seç ordan diyerek ayaklanmıştı bile.
karımda eryaman escort peşinden tabi.gitmeden önce de eğilip dudaklarıma bi öpücük kondururken,çorap çok sıktı kocam ya,bakayım bulabilirsem rahat bişeler giyeyim dedi.sonra da erdemin peşinden merdivenleri çıktı.işte yine yukarı çıkmışlardı.ve ben artık rahatsız olmaya başlamıştım.
tam peşlerinden gidip gitmemeyi düşünürken,erdemi tekrar merdivenlerden inerken görüp rahatladım.geldi ve oturdu tekrar.sonra da baksın sevgi içlerinden istedigi varsa giyer dedi.sonra da bana nasıl oldu kafan diye sordu.bişe yok şimdilik ayıldım baya dedim bende.
erdem de bu sırada benim işleri flan sordu.ordan burdan konuştuk baya..derken karım merdivenlerden göründü…o sırada erdeme işlerle alakalı bişe anlatıyordum.ama karımı görünce ona kitlenerek devam ettim anlatmaya..yanımıza gelip oturana kadarda karımdan gözümü alamamıştım!
ve karım…erdemle benim tam önümüzde ayakta durmuş,erdeme müziğin sesini açsana biraz daha diyordu..ben ise şaşkın şaşkın karıma bakmaya devam ediyordum..
saçlarını at kuyrugu yapmış.üstünde beyaz incecik askılı bi büstiyer.göbeğini açıkta bırakmış.altında ise toz pembe bi şort..ama ne şort!!! şu turistlerin giydiği daracık baldırları saran,kalçalarının yukarısında biten!..
karım ayakta dururken,baştan aşağı süzdüm onu..şortu öyle dar ve kısaydı ki…arkasını hala dönmemişti ama yan dururken bile şortun kalça kısmının yukarı dogru oldugunu görebiliyordum.ve amı..üçgen…çıkıntılı..kalıp gibi duruyordu tam karşımda…
ben onu süzerken o gülümseyerek bana baktı.o an bakışlarımın sertliğinden anladı kıskandığımı..ama hiç umursamadı bile.bir anda erdeme dönüp müziğin sesini açarmısın demişti.erdem ise benden farksızdı.oda karımı baştan aşagı süzüyordu..
ve ayağa kalkıp müziğin sesini açmıştı..karım ise müziğin ritmiyle ayakta dans etmeye başladı..ama ne dans..belini kıvırıyor,saçlarını savuruyor,kalçaları çeviriyor…bizi kudurtuyordu resmen.bir yandan da hadi sizde gelsenize mayıştınız iyice diyordu..biz ise hiç birşey yapmadan karımı izliyorduk…
karım dans ederken bir anda durdu.off bana bişe oluyor dedi.bir anda ellerini yüzüne götürdü.iyimisin diye sordum.kalkıp yanına gittim.elini tuttum.iyiyim ama bir anda çok başım döndü dedi.
gel otur şöyle biraz dedim ve koltuğa oturttum.o anda anlamıştım,dans ettiği için kan dolaşımı hızlanmış ve içtiğimiz şey onda etkisini çabuk göstermişti.
tekrar sordum iyimisin aşkım diye..karımda iyiyim biraz sırt üstü uzanacağım diyerek arkasına yaslandı.ve bacaklarını kendine dogru çekerek uzandı.bu sırada erdeme sen nasılsın diye soracaktım ki,erdemin karımın aralanan bacak arasına baktığını görmüştüm.
ben ona bakınca oda yakalanmış olmanın verdiği panikle su getireyim mi içmek istermisin sevgi diyerek ayağa kalkıp mutfaga doğru yürüdü…o sırada bende balkonun kapısını açayım biraz hava gelsin diye kalkmıştım.geri dönüp yerime oturacaktım ki..karımın kendine doğru çektiği bacaklarının arasına gözüm takıldı.şort öyle kısa ve dardı ki..amı tamamen meydana çıkmıştı.ve çok kabarık görünüyordu.asıl kötü olan ise,şortun bir kısmı karımın amının içine dogru kaymıştı ve amının dudaklarının bir kısmıda görünüyordu! ve karım o halde yatarken müziğin ritmiyle dizlerini açıp kapatıyor amını karşısında oturan erdeme sergiliyordu…ve ben o manzara karşısında kudurmuştum.
insan o görüntü karşısında tek birşey düşünürdü.bacaklarının arasına girip o amı parçalayana kadar yalamak…ben tekrar karımın yanına koltuga oturdum.gözüm ise sürekli erdemdeydi.oda her fırsatta karımın bacaklarının arasına bakıp iç geçiriyordu…
o sırada aklıma bişe geldi.tuvalate gidiyorum diyerek yanlarından ayrılacaktım.artık onlarla kedinin fareyle oynadıgı gibi oynamak benimde hoşuma gitmeye başlamıştı.ve yerimden kalktığımda karım elime uzandı.nereye gidiyorsun askım?
bende lavaboya gidiyorum çok sıkıştım dedim.sonrada yanlarından ayrılıp yukarı çıktım.ilk başta gidip lavabonun ışığını yaktım.aşağıdan beyaz ışığı görüyorlardı biliyordum:)sonrada kapıyı açıp içeri girmiş gibi kapattım..ve daha sonrada gizlice duvara yaslanıp merdivene kadar geri geldim.
aşağısı görünüyordu.karım bacaklarını iki yana ayırmış arasından erdeme bakıyor.erdem ise bi karımın amına bi gözlerine bakıyordu..karım ise gülümseyerek karşılık verip adamı dahada kudurtuyordu.sonra erdem bir anda başını yukarı çevirdi.baktı kimse yok…
yerinden fırladığı gibi karımın bacaklarının arasına girdi!karımın dizlerine elleriyle baskı yapıp bacaklarını iyice ayırdı.sonrada amına son defa bakıp,bir anda agzını bastırdı…karım ise gözlerini kapatmış erdemin saçlarını çekiştirerek amına bastırıyordu.erdem karımın şortunun üstünden amını parçalıyordu resmen.başı bir iniyor bir kalkıyor,sağa sola sallanıyordu.öyle kendinden geçmiş görünüyordu ki,karımın baldırlarının iç taraflarını bile ısırıp emiyordu delirmiş gibi…
karım ise ondan beterdi…vücudu kasılmış,belini yukarı kaldırmaya zorluyor amını erdemin agzına daha çok sokmaya çalışıyordu..bir süre sonra da ben lavabonun kapısını tekrar açıp birazda sertçe kapattım.aşağıdan duyduklarına emin olunca da onların yanına döndüm.
karım yine sırt üstü uzanıyordu.ama öyle bitkin görünüyordu ki…erdem ise koltuga yaslanmış derin derin soluk alıp veriyordu.bende yerime oturunca bi sigara yakıp içten içe eğleniyordum onlarla…
ben orada olmasaydım eminim ki karım erdemle sabaha kadar seks yapacaktı.hemde ne seks!
erdem ise resmen kudurmuştu azmaktan.ama ne yaparsa yapsın bir adım ileriye gidemiyordu.
bu sırada karım da koltukta dogrulup yanıma oturdu.sonrada koluma girip bana baktı..öyle seksi ve baştan çıkarıcı görünüyordu ki anlatamam.bir başını yana yatırmış iri gözleri kısılmış..dudakları hafif aralık ve kıpkırmızı bir ruj..iyimisin dedim gülümseyerek…
off öyle güzelim ki ayen anlatamam.böyle bütün bedenim uyuştu öyle enerji doluyum ki…dedikten sonra dudaklarıma yapıştı..ama normal bir öpüşme değildi bu.resmen dudaklarımı emiyor dilini ağzıma sokuyor dudaklarımı dişliyor sonra tekrar dilini ağzıma sokuyor…bir anda bende kendimden geçtim ve karıma karşılık vermeye başladım.ne kadar böyle kudurmuş gibi öpüştük bilmiyorum ama bir ara göz ucuyla erdeme baktım…
arkasına yaslanmış sikini okşuyordu!
o an farklı bir boyuta geçtiğimizi anladım işte..ve ben karımın zevk içinde öpüşlerine karşı koyamıyor aynı sertlikte ve iştahla ona karşılık veriyordum..
erdem ise bizi izleyerek sikini okşuyordu…
ve ben,artık kontolden çıkmaya başlamıştım..karımın yanaklarını avuclarımın içine aldım.başını geriye doğru yasladım.dudakları aralanmış ve dişlerimden kıpkırmızı olmuştu.çok yavaş hareket ediyordum.karımın gözlerine baktım.dudaklarına baktım..ve başımı çevirip erdeme baktım!
sonra tekrar karıma dönüp,dilimi erdeme göstere göstere karımın ağzına soktum…dudaklarını dişlerimin arasına aldım.çekiştirdim sonra bıraktım..ve bir anda tekrar dudaklarına yapıştım karımın…
artık öpüşmüyor birbirimizi yiyorduk resmen.bu sırada ellerim karımın çıplak göbeğine,ordanda okşayarak göğüslerine çıkmıştı.önce hafifçe ellerimi üstünde gezdirdim.sonrada bütün gücümle sıkarak göğüslerini avucumun içinde ezmeye başladım.karım ise bir anda inleyerek başını çekip kendini geriye yasladı.artık karımın iki göğsüde avuclarımın arasındaydı.onları önce yavaşça alttan bastırıyor ,göğüsleri büstiyerden taşacağı sırada da üstten avucumda doldurup iyice eziyordum.
ben okşadıkça karım inliyor başını bir sağa bir sola sallıyordu..
artık iyice kudurmuştum.karımın bu hallerimi, kafamın güzel olmasımı yoksa erdemin bizi izlerken sikini okşaması mı bilmiyorum..ama zevklerin en büyüğünü yaşıyordum o an sanki..
ve bir anda karım elini sikime attı..bir yandan okşuyor bir yandan da gözüme bakıyordu.
ben ise geriye yaslanmış karım sikimi okşarken erdeme bakıyordum.erdemde sikini avucuna almış bir ileri bir geri masturbasyon yapıyordu.o sırada karım bir anda durup erdeme baktı.
sonra da,sen rahatmısın öyle pantolonla? rahat bişeler giysene şort flan dedi.erdemle ben olayları sessizce izlerken karımın konuşması bir anda ortamı bozmuştu sanki.erdem elini çekti sikinden.rahatım ben dedi önce.sonrada ama haklısın şort giyeyim diyerek yerinden kalkıp yukarı gitti.bende karımın elini sikimden çekip hadi bi sigara içip kalkalım bizde artık.kudurdum iyice otele dönmek istiyorum dedim karıma.
karım ise saatine bakıp üçe geliyor erken daha duralım birazdan kalkarız diye cevap verdi.sonrada senin kafan nasıl diye bana sordu.ben ise,bilmem ki iyi gibi flan dedim.gerçekten de iyiydi ama öyle aman aman bi etk**e yaratmamıştı içtiğimiz şey.
sonra erdem göründü tekrar.altına gri pamuklu bi şort giymişti.ne çok kısa ne çok uzundu.ama şortu giymesiyle kalkık olan siki iyice belirginleşmişti.adım attıkça sallanıyor karımında eryaman escort bayan o yöne bakmasına sebep oluyordu.erdem yerine oturunca da,ayenin kafası güzel olmamış hala.senin son verdiğin pek işe yaramamış dedi erdeme.erdem de ayen eski topraktır.normal çok etki etmemesi.istersen bi tane daha vereyim dedi bana bakarak.ben ise yok yeter öldürecekmisin beni derken karım girdi araya.içelim mi birer tane daha? yok yeter aşkım dediysemde karım çok ısrarcı olunca tamam içelim hadi dedim.
ilk içen erdem oldu bu sefer.sonra ben ve karım.
sabaha ölmezsek iyi dedim ben gülerek:)
karım ise amaan başver ölürken bile böyle keyifli ölüm olsun diyerek kapattı konuyu.
bu sırada az önceki ortamın büyüsü bozulmuş biz tekrar sohbet etmeye başlamıştık.benimde canım çok kahve isteyince karımdan bi tane kahve yapmasını istedim.oda kalkıp kahve yapmaya giderken,iri kalçalarının arasına girmiş şortuna ilk defa bakmıştım.karımın kalçalarının yarısı ortadaydı.ve şort öyle dardı ki,porno yıldızı gibi görünüyordu gözüme.
bir erkeği bu manzaradan daha fazla tahrik edecek başka kıyafet yoktur eminim ki!
erdem ise sigarasını yakarken benden hiç çekinmeden karımın arkasından kalçalarına bakıyordu artık.
ve karım,iki erkeği kudurtmanın verdiği zevkle agır agır merdivenleri çıkarak kendini bize sergilemişti..bir süre sonra da elinde kahve fincanlarıyla gelip yanımıza oturmuştu.kahvelerimizi içerken erdem bana bakarak,ya ayen sana bişe söylemek istiyorum yanlış anlamazsan dedi.
bende söyle gibisinden bakınca,bak ben seni yıllardır tanırım.ben senin yanında hiç bakımsız bir kadın görmedim.zevk sahibi bir adamsın.karizmatiksin.yakışıyorda yanına güzel hatunlar..bu sırada sevgi girdi lafa..dur bakalım orda erdemcim.ne demek yakışıyor yanına güzel hatunlar.evli barklı adam ayen.bak karısı var yanında dedi.erdem ise dur izin verirsen bi lafımı bitireyim dedi sevgiye.
sonrada,ben ayenin yanında hiç bakımsız bir kadın görmedim evet,ama sevgi kadarda çekici bir kadın görmedim dedi.çok şanslısın gerçekten dedi sonrada.
bu iltifatı bana değil sevgiye yaptıgını anlamıştım o anda..zaten sevgide bu son cümle karşısında resmen erimiş,erdeme bakakalmıştı.bir kadının en can alıcı zaafı begenilmesi ve iltifat edilmesidir.ki erdem de bunu çok güzel yapmıştı bu gece.sevginin iltifat karşısında eriyeceğini bilmese de,istemeden de olsa sevginin gönlünü kazanmıştı bile..
ve ben teşekkür etmekle yetindim sadece.ama sevgi erdeme öyle bakıyordu ki..iri gözlerini kısmış halde..bu iltifatın karşılığını vermek için can atıyordu eminim ki!
işte o an…ben birden çok kötüleştim…
kalbim yerinden çıkıyordu sanki.nefesim kesildi hemde ne kesilme…
bir anda ayağa kalktım elim boğazıma gitti.nefes alamıyordum gözlerim yerinden çıkacak gibi oldu.
öyle derin nefes alıyordum ki erdem de karımda panikle yanıma geldiler.ikiside korkmuştu gözlerinden görebiliyordum.ama ben gerçekten çok kötüydüm..balkon…balkona attım kendimi hemen.bir anda öyle bir uyuştum ki..ölümle yaşam arasında bir çizgide gittim geldim sanki..
su getir sevgi dedim hemen.sevgi yanımdan fırlamış bir bardak su getirmişti.ben ise buz gibi suyu bir anda ensemden aşağı boşalttım.erdem belimden tutuyor,karım ise sürekli nasıl olduğumu soruyordu..soğuk su iyi gelmişti sanki.nefeslerim düzene girmiş.durulmuştum bir anda.ama öyle bir uyuşma vardı ki bedenimde..her adım attıgımda bacaklarım buz kütlesiymiş gibi geliyordu bana.ama yürümek iyi geliyordu..ben bir süre daha balkonda kalacagım dedim.karım ısrarla iyimisin aşkım derken,iyi olduguma ikna edip siz girin içeri ben birazdan gelirim dedim.onların içeri girmesiylede ben hızla sağa sola yürümeye devam ettim..bu tecrübe bende kötü bir anı olarak kalacaktı.çünkü gerçekten bir an uçuyorum sandım.nefesim kesildi.kalbim göğsümden fırlayacak sandım.ve eger o an adım atmasaydım sanki birdaha ayaklarım gitmeyecekmiş gibi hissettim.
ikinciyi içmemem gerekti.ilki bile etkisini göstermemişken iki fazla gelmişti.
bu bana ders olsun bokunu çıkartma bir daha dedim kendi kendime ve yürüdüm yürüdüm yürüdüm…
bir süre sonra daha iyi hissettim kendimi..çok daha iyi..hatta muhteşem!!!
sanki içtiğim şeyin kötü etkileri gitmiş,geriye sadece güzelliği kalmıştı.
kafam bir milyondu biliyordum.başım dönüyor,sallanıyordum,bedenim uyşumuştu tamamen.ama kendimi mükemmel hissediyordum..
yürürken bir anda durdum.müziğin sesini duydum.hep duyuyordum aslında ama sanki o an kulaklarım açıldı.oldugum yerde sallanmaya dans etmeye başladım.içimde inanılmaz bir enerji vardı.ben dans etmeyi sevmem aslında ama o an deli gibi dans etme isteği uyandı içimde…
dans ederek bütün bedenim uyuşuk halde balkonun kapısını açtım…içeri girecektim.
ve bakakaldım sadece!

karım ve erdem dans ediyorlardı.
hemde delirmiş gibi,çılgınca…karım saçlarını açmış deli gibi sağa sola savuruyor,kalçalarını sallıyor, göğüsleri bustiyerden fırlayacak gibi çalkalanıyor..erdem ise iki elini karımın belinden tutmuş karımın tam arkasında sallanıyor..karım kalçalarını salladıkça erdemin sikine değiyor erdem de karımın belini kendine çekerek karımın kalçalarına sikini sürtüyordu…
beni kapıda gören karım ellerini uzatarak beni çağırdı.ama erdem ellerini karımın belinden çekmedi bile.karım kalçalarını sallamaya devam ediyor erdem de sikini karıma bastırırken karımın kalçalarını izliyordu..
karım ise hala ellerini bana doğru uzatmış onu tutmamı istiyordu..
bu manzara uyuşuk bedenimi tekrar harekete geçirdi.sikime hızla kan gitti.ve bir anda kalp gibi atmaya aynı hızlada kalkmaya başladı..karımın elleri bana doğru uzanmışken,ben koltugun üzerinde ki sigarama uzandım.sonrada onu yakmak için agzıma götürdüm.bu sırada karıma bakınca,benden umudu kesip arkasına döndü.ve erdemin boynuna kollarını sarıp dans etmeye devam etti.
erdem ise o an bana baktı göz ucuyla.benim tepkisiz kalmamdan cesaret alarak karımın beline daha sıkı sarılıp kendine çekti.erdem karımı öyle sıkı sarmıştı ki…karım eskisi gibi rahat dans edemiyordu erdemin kollarında.ama tek vücut olmuşlardı.koltuğa oturup onları izlerken yandan erdemin sikini gördüm.dev gibi görünüyordu.karımı kendine çektikçe siki aralarında kazık gibi görünüyordu.ve o kazık karımın amına bütün sertliğiyle baskı yapıyordu…karım ise daha yavaş hareketlerle o siki amına sürtüyordu dans ederek..gözleri birbirinin gözlerindeydi.
bir sonraki adımlarını tahmin edebiliyordum…ama o görüntü beni öyle tahrik etmişti ki…karımı erdemin kollarından almak istedim o an.
ve yerimden kalkıp karımın elinden tutarak kendime çektim.bunu biraz sert birazda şehvetle yapmıştım.erdem karımdan ayrılıp yerine otururken,karım aynı şekilde boynuma kollarını sarmış,sikimi amına bastırmıştı yine.sikim ise taş kesilmişti sanki..biraz daha sürtse boşalacaktım.
kafam öyle güzeldi ki..önce erdeme baktım.sonrada karımın gözlerine..ikiside benden farksızdı.ikiside şuan bu dünyada değildi..
ve bir anda karım dudaklarıma yapıştı..biraz daha bekleseydim erdeme yapacağı şeyi bana yaptı..ve bende bütün azgınlıgımla karımın dudaklarına yapıştım.nefes nefeseydik.dudaklarını ısırıyor dişlerimle çekiştiriyordum..kollarım belinden kalçalarına indi.onları bir anda öyle bir sıkmaya başladım ki..taş gibi kalçalarını iki yana ayırmış koparacaktım sanki..erdem ise pür dikkat karımın yarılan kalçalarına bakıyordu..karım ise dilimi yutuyordu o sırada agzında..nasıl bir his nasıl bir şehvet bunun tarifini yapamıyorum şuan.ama sikimi çıkartıp orada karıma sokmak bile istemiyordum.bu hazzın sonsuza kadar sürmesini istiyor,uzattıkça uzatmak istiyordum.ayakta kendimizden geçmişcesine sevişiyorduk karımla.erdem ise kendinden geçmiş bir halde bizi izliyordu..
ve bir anda karım kollarını boynumdan çözüp iki eliyle göğsümden itikledi.koltuğa sırt üstü düşmüştüm.bunu öyle sert ve beklemediğim bir anda yapmıştı ki..düşmenin etkisiyle dönen başım dahada dönmeye başlamıştı.ben elimi alnıma götürmüşken karım üstüme çıktı..
ve elimi alnımdan çekip dudaklarıma yapıştı tekrar…dizleri belimin iki yanında koltuktaydı..kalçaları ise domalmış erdemin tam karşısındaydı…
o an karımla öpüşmek mi isterdim arkasında mı olmak isterdim bilmiyorum..ama karım erdeme karşı domalmış benimle deli gibi öpüşmeye devam ediyordu..bir fırsat bulup başımı yana kaydırarak erdeme baktım..sikini okşuyordu yine.karımın kalçalarına bakarak.
karım ise bunu biliyordu.ve benimle öpüşürken vücudunu tamamen göğsüme bastırıp kalçalarını iyice havaya kaldırıyordu…ben ise zevklerin heyecanların en büyüğünü yaşıyordum..kollarımı karımın beline,ordanda kalçalarına attım.erdemin zevkle izlediği kalçaları iki yana ayırıp ona manzaranın en güzelini izlettiriyordum..karımın kalçalarını sıkıyor,tokatlıyor sonrada sertçe ayırıp karımın amını sergiliyordum..bunu ne kadar yaptım bilmiyorum,ama escort eryaman başımı karımın dudaklarından kurtarıp,erdeme baktıgımda sikini okşamaya devam ediyordu..ama şortunu dizlerine sıyırmıştı!
ve o koca siki avucuna bile sığmıyordu..o an anladım ki gerçekten benimkinin iki katıydı!
benim dikkatlice o yöne baktıgımı gören karımda merak edip başını arkasına çevirdi.ve kucağımda doğrulup sikimin üstünde oturarak erdeme döndü..erdem ise karımın gözlerine bakarak sikini okşamaya devam ediyordu..
sonra karım bir anda bana dönüp,hiç beklemediğim bir soru sordu..
kocam erdeme rahatlaması için yardım edeyim mi?
bunu gülerek sormuştu,bende aynı şekilde gülümseyerek cevap verdim.erdem takılıyor orda rahat bırakalım biz onu diyerek.ama aslında bozulmuştum karımın böyle bir soru sormasına.ve o an geçiştirebileceğim tek cevap buydu.erdem ise o anda ben biraz yukarı çıkayım diyerek ayaga kalktı.ama kalkarken şortunu sıyırıp aşağı indirdi.ve önümüzde koca sikini sallaya sallaya merdivene dogru yürüdü.onun yanımızdan ayrılmasıyla karım bana dönüp bütün sevimliliğiyle,niye izin vermedin kocam dedi gülerek:)?
neye neden izin vermedim dedim bende.
karım ise,ağzıma alacaktım boşaltacaktım çocugu dedi yine gülümseyerek…
onun bu kadar açık konuşması,ağzıma alacaktım lafı beni çok tahrik etmişti.cevap vermeden baktım karımın yüzüne sadece.o ise boşaltayım mı?diye tekrarladı sorusunu..
ve ben bir anda tamam.ama git yukarıda boşalt.sonra gelirsin aşağı dedim.ben henüz bunu görüp görmek istediğimi bilmiyorum dedim.sevgi ise,
kocam ben seninim sakın unutma.sadece senin.sen ne dersen neye izin verirsen neye izin vermezsen dinlerim.ben ne yaparsam yapayım bir gözüm senin sikinde.beni yönlendiren o.onu kalkmış gördükçe bende azıyorum,bu oyuna devam ediyorum.ben sana çok aşığım,seninle bu hayatta yaşadığım herşey bana çok zevk veriyor dedi.şimdi söyle ne diyorsan onu yapayım dedi.
tamam dedim.git boşalt ama geç kalma.hemen geri gel dedim.
izleyecekmisin peki dedi?
yok şuan buna emin olamıyorum dedim.hadi git dedim.
karımda ayaga kalkarken geldiğim zaman benimle nasıl sevişeceğini düşün,beni nasıl sikeceğini düşün…ben hemen döneceğim diyerek yanımdan ayrıldı..ve ilk merdivene gelmişti ki bana bakarak,
üstünde ki bustiyeri çıkarttı önce,sonra da altında ki şortu sıyırıp çıkarttı.üzerinde sadece sütyen ve brezilya modeli kilodu kalmıştı…gözümün içine baka baka da merdivenlerden çıkmaya devam etti..ta ki gözden kaybolana kadar…
şuan yazarken bile o anı hatırlıyorum.nefesim kesiliyor o anı düşününce…
karım erdemin bulundugu odaya girince ne yapacagımı bilemedim.hemen heyecanla bir sigara yaktım.boş boş bakıyor kalbim heyecandan duracak gibi atıyordu.bir yanım gidip bakmak istiyor diğer yanım cesaret edemiyordu.sonra dayanamayıp ayağa kalkıyordum,daha sonra tekrar oturuyordum.müthiş bir kıskançlık duygusu kaplamıştı içimi..hatta gitgide artan bir duyguydu..
bu şekilde ne kadar kendi kendime savaş verdim hatırlamıyorum bile.yada kaç sigara içtim bilmiyorum…
ama bir anda karım merdivende göründü..
altında kiloduyla salına salına iniyordu merdivenlerden…ama sütyeni elindeydi…
göğüsleri her adım attığında titriyor çırılçıplaktı…
damarlarımdan kan öyle bir çekildi ki…o an avazım çıktıgı kadar bağırmak istedim.ne için onuda bilmiyorum ama!
karım son basamaktanda inmiş tam karşımda duruyordu.kolları iki yandan sarkmış,bir elinde sütyeni sallanıyordu.göğüsleri nefes alıp verdikçe loş ışıkta büyüleyici görünüyordu.
ben ona boş boş bakarken ellerime uzandı.tutup beni ayağa kaldırdı.herşey çok yavaşlamıştı o an sanki.ne yapacağımı bilmez bir halde karımın gözlerine bakıyordum sadece..o ise yaklaştı bana doğru.ve dudaklarıma küçük bir öpücük kondurdu.sonra bidaha ve birdaha…artık dudaklarımız birleşmiş karımla öpüşmeye başlamıştık..dilini ağzıma soktu.dilimi yalıyordu.ve o an agzıma yapışkan değişik bir tat geldi..bu karımın tükürüğünün tadı değildi..bir yandan karımı öpmeye devam ediyor bir yandan da karımın ağzının içinde ki tadı düşünmemeye çalışıyordum…
ama öpüştükçede sikim sertleşmeye başlamıştı..karımın ağzında ki tadı düşünmeye çalışsamda aklıma geliyordu sürekli..ve sikim yine taş kesilmişti!
yine azmıştım,yine bedenimi o sıcaklık sarmış az önce karımın o koca siki ağzına aldıgı hayali gözümün önüne gelmişti.düşünmek istemesemde sürekli o anı düşünüyordum..evet karımın ağzında ki tat erdemin zevk sularının tadıydı.biliyordum ve şimdi ağzımda ki bu dil erdemin sikini yalıyordu…onun zevk suları bulaşmıştı karımın agzına…kudurmuştum kendimden geçmiştim..karımın dudaklarını bırakıp başımı göğüslerine bastırdım..avuclarımla sıkıyor parçalıyordum onları resmen..karım erdemin sikini yalarken göğüslerinide açmıştı.erdem de okşadı mı acaba bu göğüsleri.oda sıktı mı bütün gücüyle..evet kesin okşadı karımın güzel göğüslerini.yoksa neden çıkmıştı bu sütyen..bu düşünceler beynimi yerken agzımı karımın göğüs uçlarına yapıştırdım..dişlerimle ısırdım önce sonra agzımı açabildigim kadar açıp karımın göğüslerini ağzıma almaya çalıştım.karım ise başını geriye yaslamış benim saçlarımın içine parmaklarını geçirmişti..
ben ise karımın göğüslerini yalayıp yutmaya devam ediyordum.ve bir anda agzım yapış yapış oldu!!
dudaklarım dilim tamamen yapış yapıştı…garip bir tat agzımın içine dolmuştu…
ne oldugunu anladıgım anda başımı kaldırıp karımın gözlerine baktım…
karım ise başımı bütün gücüyle göğüslerine bastırmaya devam ediyordu..ve öyle inliyordu ki…
kudurdum paramparça oldum kendimden geçtim.hırs öfke haz heyecan bombok bir haldeydim!!!
ve bir anda karımın kulagına yaklaşıp seni sikti mi? diye sordum!
hayır aşkım sadece oral seks yaptım.çok istedi içime girmek için çıldırdı ama izin vermedim.
sadece sikini yaladım,ağzıma aldım.göğüslerime dokunmak istedi.hemen boşalması için sütyenimi çıkarttım..
peki sonra? dedim ben..
karımda anlatmaya devam etti..
bi ara sikini yalarken çok azdı beni tutup ayağa kaldırdı.göğüslerime saldırdı.onları sıktı okşadı..bende çok kötü olmuştum.beni öpmek istedi izin vermedim.ama o anda elini kilodumdan içeri sokup amımı avucladı.okşadı.sıktı..sonrada iki parmagını içime soktu.bu sırada da göğüslerimi yalıyordu,uçlarını emdi.çok kötü olmuştum dayanamayacağımı düşündüm.ama sonra ondan kurtulup tekrar sikini ağzıma aldım.çok vaktim olmadıgını söyledim dedi.
sonrada onu boşalttım.o kadar çok boşaldı ki…
nereye boşaldı dedim ben?
aşkım..şeyy…boşalacağını söyledi.ama ben agzımdan çıkartmadım…
ağzıma boşalmasını istedim.çünkü dedim ya,bende çok azmıştım…oda agzıma boşaldı.ve o kadar çoktu ki..bir kısmı göğüslerime aktı…yanına gelmeden önce silmiştim ama öyle çoktu ki..hepsini silememişim…
karımın gözlerine baktım…
daha fazla dayanacak gücüm kalmadı.gözüm döndü ve karımı ters cevirip ellerini koltugun üstüne dayadım.kilodunuda bir çırpıda yırtarak çıkarttım..ve artık damarları bile çıkan sikimi bir anda karımın amına soktum.bütün gücümle abandım karımın içine.köküne kadar bastırdım.nerdeyse yumurtalarım bile girecekti o hızda içine bastırırken..karımdan öyle bir çığlık çıktı ki…o sırada müzik kesilmişti ve karımın o sessizlikte attıgı çıglık eminim ki erdemin odasından bile duyulmustur.
sonra da hızla karımın amına girip çıkmaya başladım.içine girdikçe amından öyle sesler çıkıyordu ki..her girişimde karımın dibine kadar sokuyordum..saçlarını toplayıp bir elime sardım.başını geriye doğru çektim.beline bastırdım.kalçalarını yukarı kaldırdı.o halde bütün gücümle sertçe girip çıkmaya devam ediyordum..ki;
erdem göründü merdivende…
yarıya kadar inmiş ve durmuştu..karımın saçları ellerimde başını geri çekerken,karımın arkasında bütün gücümle girip çıkıyordum..ve her girmemde öyle sesler çıkıyordu ki..karımın amı sırılsıklam olmuş zevk suları baldırlarından akmaya başlamıştı..
erdem karıma bakarken karımda çığlık çığlıga erdeme bakarak inliyordu..
ben karımın amına soktukça karım bas bas bağırıyordu..o an belk**e erdemi hayal ediyordu..
belk**e erdeme bunu hissettirmek istiyordu..öyle inliyor öyle zevk çığlıkları atıyordu ki..belk**e erdemi kıskançlıktan kudurtmak istiyordu..erdem ise durdugu yerden hareketlendi..karımın yanına kadar geldi.tam başının önünde duruyordu.ve karımın gözlerine bakarak onu izliyordu.
karım koltukta duran ellerini uzatıp erdeme verdi.ve ben karımın amına her sokuşumda karım ileri gidiyor erdem ise karımın ellerinden tutarak ona destek oluyordu.odada yankılanan amının sesi,erdemin gözlerine bakarak attıgı zevk çığlıkları birbirine karışmış bende kendimden geçmiştim.
daha fazla dayanamayacagımı anlayıp sikimi daha sert daha hoyratça karımın amına soktum.ve bunu öyle güçlü yaptım ki karım bir anda kendini öne dogru bırakıp erdemin üstüne dogru gitti.erdem ise karımı bir anda kucaklarken,karımda kollarını erdemin boynuna sarmak zorunda kaldı..ve karım boşalırken erdem karıma sarılmış onun titremelerini hissediyordu kollarında..

ve daha sonra giyinip birer sigara içip otelimize dönmek için ayrıldık karımla ordan..

YASAK AŞK 2

Sabah gözlerimi zor açtım. Alarmin sesi kulaklarımı sağır ediyordu. Zar zor kendimi yataktan kaldırıp, yatağımın kenarında duran bir bardak suyumu içtim. Gözlerimi hafifçe açıp kapattım, gerçekten çok mayhoş hissediyordum. Uyuyamamıştım, bir sağa, bir sola dönüp durmuştum sürekli.
Ayağa kalkıp, banyoya gittim. Saçlarım dağılmıştı. Önce tarakla saçımı taradım. Gözlerimin altı şişmişti uykusuzluktan. Dişlerimi firçalamaya başladım. O sırada kendimi süzdüm aynada. Spor yapmaya gitmem faydalı olmuştu.
1.60 boyunda, 68 kilo, buğday tenliydim. Gözlerimse ela ve bal karışımı bir renkteydi, Güneşte farklı, gece farklı gözüküyordu. Kocam gözlerimi özellikle seviyordu. Saçlarım normalde siyahtı ama kısa bir süre önce sarıya boyamıştım. Sokakta gezerken, erkekler beni süzerlerdi. Alımlı ve bakımlı biriydim. Ancak, bir şeyler canımı sıkıyordu sanki. Dün geceden beri aklımda olan tek şey o hikayeydi. Rüyama bile girmişti. O anları resmen yaşamış, kendimi o kadının yerine koymuştum rüyamda. Kocam gece gelmese belki sabaha kadar okurdum.
Dişlerimi de firçaladıktan sonra ağzımı temizleyip gidip kocami uyandırdım. Zar zor kalktı. Üstüme tişörtüm, altımda pijamam vardı ama esk**en bu halimi bile görse sabah öper, koklar, hiçbir şey yapmıyorsa göğüslerimi okşar öyle kalkardı. Şimdi hiç öyle davranışları kalmamıştı. Yavaşça yataktan kalkıp, üzerini değiştirdi. Dişlerini bile firçalamıyordu artık. Onu uyarmama rağmen bir süre sonra hep aynı şeyi yapıyordu.
Oğlumun odasına gittim ve onu da kaldırdım. Gariban yavrum zar zor kalkıyordu, daha güneş çıkmamışken okula gidiyordu. Onun gözlerindeki işıltı, herşeye değerdi. Bu yüzden onu çok seviyordum.
Herkes hazırlanmaya başlayınca ben de mutfağa gittim. Kahvaltı
hazırlamaya başladım. Yumurta haşlarken, bir yandan da kahvaltılıkları diziyordum masaya. Çatalları ve bıçakları hazırlarken yanlışlıkla elimden kaydı ve düştü. Metallerin birbirine çarparken çıkardıkları ses, mermere vurmaları ile birleşince evde gürültü koptu resmen.
“Ne oluyor?” dedi eşim, içeriye gelerek.
“Bir şey yok, elimden kaydı.” dedim.
Yüzüme bir süre bakıp, eskişehir escort başını iki yana sallayarak içeri gitti tekrar. “Bugün aklın başka yerde galiba.”
Evet öyleydi.
Dikkatimi veremiyordum. Yattığımdan beri aklımda tek bir konu vardı. İçimde sanki bir kor alevlenmişti, külleri her tarafa dağılmıştı. Neden böyle oldum anlamamıştım. İçim gidıklanıyordu düşündükçe. Gerçekten çok farklıydı. Kahvaltı sofrasını kurduktan sonra çayları doldurdum. Hepsi de oturunca, yemeye başladık. Ama boğazımdan geçmiyordu, lokmaları teker teker ağzıma atıyordum. Sabirsizdim. Canım hiçbir şey yapmak istemiyordu, sadece hikayeye devam etmek istiyordum. Herkes gidince, dün geceden farklı olarak ev boş olacaktı. Bu durum, içimi daha da kıpır kıpır bir hale getiriyordu.
Onlar yedikten sonra, kocam kalkıp paltosunu giydi.
“Akşam görüşürüz.” dedi ve kapıya doğru yöneldi. Bir öpücüğü bile çok görüyordu artık.
Çocuğuma baktım, oğlum ne güzel de gülüyordu. Onunla biraz şakalaştıktan sonra ona montunu giydirip, sırtına çantasını taktım. Servisi neredeyse gelmek üzereydi.
Onu yolcu etmek için aşağı inmeliydim. Üzerime paltomu giyip, önümü kapattım. Aşağı indikten sonra birkaç dakika bekledik ve servis geldi. Oğlumu öptükten sonra servise bindirdim ve uğurladım. Arkasından el salladım. Beni çok mutlu ediyordu.
Hızlıca eve girdim, içim ürpermişti. Hava soğuktu. Evim ise mis gibi, sicacıktı. Eve girince paltomu çıkarıp, astım. Hemen odama gittim. Telefonumu alıp yatağıma uzandım. Yastığı ikiye katlayıp boynumun altına yerleştirdim. Bu şekilde çok rahat bir şekilde okuyabilirdim. Hemen eski hikayeyi bulmaya çalıştım. Birkaç dokunuştan sonra gördüm, oradaydı. Sabırsızlıktan ellerim titreyecekti neredeyse.
Çok korkuyordum. Siki çok islanmıştı, hem kadınlığımın hem de ağzımın suları ile kayganlaşmıştı. Buna emindim ama daha önce duyduklarım hiç de iç açıcı şeyler değildi. Gerçi bir yerden sonra zevk aldığını söylüyordu herkes ama bilmiyordum. Öğrenmeme de çok kalmamıştı gibi geliyordu.
“Bekle! Lütfen! Hiç yapmadım diyorum!” diye haykırdım. O sırada saçlarımdan tutup başımı eskişehir escort bayan kendine doğru çekti. Acıyla inledim. Vücudumu iyice yükselttim, kollarım iyice gerilmişti. Kalçamı mecburen daha da dikeltmek zorunda kaldım. Acı, vücudumu esir alırken gözlerim kapanmıştı.
“Kes sesini fahişe! Bu gece ne dersem yapacaksın!” dedi ve eliyle kalçama sert bir tokat attı. Diğer eli ile tuttuğu saçlarımı biraz daha çekti ve başım ona doğru yaklaşınca daha da inledim. İtaat etmekten başka bir çarem yoktu. Çok canım acıyordu. En sonunda yapmam gerekeni anladım. Kalçamı ona doğru hafifçe bastırmaya başladım. Sikinin başını, bakireliğini hala koruyan küçük deliğimde hissedebiliyordum. Hafiften bir inleme sesi duydum dudaklarından, hissetmişti. Bu hissi o da seviyordu.
“Çok güzel, uslu kız ol böyle…” dedi ve diğer eli ile kalçama bir tokat daha atıp saçlarımı bıraktı. Başım öne doğru düştü. Gözlerimi kapatıp, olacaklara kendimi hazırlıyordum. Belini bana doğru ittirdiği anda, minik kara deliğimdeki o baskı daha da arttı. Kendimi ister istemez sıkıyordum.
İki eliyle de kalçalarımı sıkıca kavradı. Parmaklarının etime uyguladığı baskıyı hissedebiliyordum. Kendini bana doğru bastırdığında, küçük deliğim resmen onu içeri almamak için direniyordu. Sikinin başı, orada durmuştu. Ancak o devam ediyordu, daha da kendini bana bastırırken elleriyle sıkıca tuttuğu kalçalarımdan da beni kendine doğru çekti. O anda, minik deliğimin artık direnemediğini hissettim ve o keskin acıyı yaşadım.
“Aaaahh! Dur! Yavaş! Ohhh…” Nefes alışlarım hızlanmıştı. “Dur! Yalvarıyorum, çok acıyor. Iihhhh!” deli gibi inliyordum, sesimi kontrol edemiyordum. Sikinin başı bile girmemişti henüz, sadece ucunun bir kısmı girmişti. Ancak bu acı… Bunun bir tarifi yoktu. Kocama bekaretimi verirken bile bu kadar acı hissetmemiştim.
O anda yavaşladı. Gerçekten de rahatlamıştım. Daha rahat nefes alıp vermeye başladım. Ucunun içeride olması, biraz da olsa alışmamı sağlamıştı. Başım öne eğikken, saçlarım görüşümü tamamen kapatıyordu. Gözlerimi hafifçe araladım ve başımı kaldırdım. Çok acımıştı.
“Sen kiminsin?” escort eskişehir diye sordu sert bir ses tonuyla.
“Seninim!” diye cevap verdim. Ve o anda yapacağını yaptı. Bir anda içime kökledi. Kaçmak için manevra yaptım ama nafileydi, kalçalarımdan beni sıkıca kavramış olduğum yere mıhlamıştı. Kendini de bana daha çok bastırırken, tüm gücüyle içime zorlamıştı. İlk başta giren başını hissettim, daha sonra sikinin damarlarının atışını, minik kıçımın aşama aşama parçalanmasını hissettim. Deli gibi inliyordum. “Aaahhh! Hayır! Lütfen! Oh!! Acıyor!!! Lütfen! Yalvarırım dur! Dayanamayacağım galiba! Yapamam! Lütfen!” inliyor, bağırıyordum. Ama aldırış etmeden içime girmeye devam ediyordu. O kadar hızlı oluyordu ki, sanki geçen her saniye bir ömür gibi geliyordu. Gözlerim kararmış, resmen başım dönmeye başlamıştı. Kollarımın güçsüzleştiğini hissettim, acıdan bayılacaktım galiba. Hafiften gözlerim kararırken, öne doğru düştüm. Bu yaptığımla aslında onun işini kolaylaştırmıştım. Kalçam daha da yukarı çıkmış, onun içime girişini kolaylaştırıyordu.
Kasıklarının, kalçalarıma değdiğini hissettiğimde ise öleceğimi düşünmeye başladım. “Aaah! Lütfen! Çok acıyor!”
Sağ elini kalçamdan çekip sıkıca bir tokat attı. Resmen ileri doğru sarsılmıştım, az kalmıştı. Bayılacağımı hissediyordum. Beynim uyuşmuş, sanki vücudum karıncalanmıştı. Böyle bir hissi hayatım boyunca yaşamamıştım. Deliriyordum, acıdan kıvranıyordum ama beni yatağa mıhladığı için hareket etme şansım bile yoktu.
“Al hepsini! Benimsin! Bakire götünü aldım! Herşeyini bana vereceğini söylediğimde ciddiydim! Yalvar!” dedi sertçe.
Gözüm resmen kararmış, bulanıklaşmıştı herşey. Kendimi mayışmış hissediyordum. O sırada sol kalçama güçlüce bir tane geçirdi. Yine öne doğru savruldum ve beni geri çekti, içime yine tamamen girmişti.
“Ahh!”
“Orospu! Yalvar!” diye bağırdı.
“Ahhh! Lütfen! Sik beni! Sahibim! Sik beni! Parçala götümü!”
Yapiyordu da zaten…
Nefesim hızlanmış, kalbim duracak gibiydi. Sol elimi telefondan çekip, bacak arama götürdüm. Pijamamın içine soktum usulca, iç çamaşırımın da içine girip kadınlığımı bulduğunda parmağım sırılsıklam olmuştu… Çok islanmıştım. Hızlıca pijamamı ve tişörtümü çıkardım. Sicaklıyordum… Oda birden sıcak olmuştu. Hafifçe kendimi okşamaya başlarken, nefesim hızlanıyordu. Allah’ım… Bana ne oluyordu böyle…

Maziden gelen sürpriz…

Bir kaç hafta önce otobüsle eve dönüyordum. Otobüs kalabalıktı ve ben ayakta, bitkin bir şekilde ineceğim durağın gelmesini bekliyordum. O sırada ilerideki bir koltuk boşaldı ve hemen atılıp oturdum. Karşımda benimle aynı yaşlarda biri oturuyordu. Otururken bir an yüzüne baktım, o da bana baktı. Başımızı çevirdik.

Olur ya, karşındakini tanıdığını zannedersin, emin olamazsın, acaba dersin… O şekilde düşüne düşüne ineceğim durağa kadar kafa patlatan yolculuk sürdü. Bir kaç kere göz göze geldik. Yok, tanıyorum ben bunu ama nereden? Bir türlü çıkartamıyorum.

Son kesiştiğimizde hafifçe gülümsedi, ben tepki veremeden kaldım. Acaba? Niye gülümsüyor bu adam bana? Tanıdık mı? Nerden? Neden hatırlamıyorum? Ya tanıdık değil de bana asılıyorsa… Hay Allah…

Üstüm başım düzgün… Eteğim biraz sıyrılmış, uzun bacaklarım dikkati çekiyor her zamanki gibi ama fazla değil… Askılı bluzum iri memelerimi biraz meydana çıkarıyor, sabah kuaförde saçlarım fönlenmiş… Tamam dikkat çekiyorum ama, böyle ulu orta asılmaz herhalde böyle kibar, beyefendi tavırlı, temiz yüzlü, yakışıklı bir erkek…

Kim olduğunu, tanıyıp tanımadığımı çıkartamadan ineceğim durağa geldim, fırlayıp kalktığımda o da benimle aynı anda kalkmış, kapıya ilerliyordu. Demek aynı durakta iniyorduk. İndik. Bir an durup bana döndü, ben ilerledim. Arkamdan seslendi,

-“Bakar mısınız?”

Dönüp baktım. Gülümseyerek bakıyordu bana… İçim bir hoş oldu. Yakından bakınca gözlerindeki tanıdık çizgiler iyice dikkatimi çekti. Yok, ben bunu tanıyordum bir yerlerden… Yakın dönemde olsa çıkarırdım. Yoksa daha mı eski? Okul dönemi? O anda,

-“Gül?” dedi tereddütle… Ben de aynı şekilde,

-“Efendim?” dedim. “Tanışıyor muyuz?”

-“Sen de beni tanıyamadın di mi? Mert ben… İlkokuldan…”

İnanamıyordum. Gerçekten maviş gözleri değişmemişti ama ilkokul beşinci sınıftan beri görmediğim uzun sıska Mert’in her yeri değişmiş, yakışıklı, zımba gibi bir şey olmuştu. Tanıyamamam o kadar doğaldı ki… Şaşkınlıkla,

-“Mert? Ne kadar değişmişsin? Tanıyamadım inan…” dedim ellerimi uzatırken… İki elimi de alıp avuçlarında sıktı. İlkokul boyunca beraber okumuştuk. Gülerek baktı,

-“Sen de değişmişsin. İnan, okuldaki Gül’e benzemiyorsun şu anda… Hem de hiç…” Güldüm,

-“Dişleri telli, sıska bacaklı Gül’ü bekliyordun herhalde Mert…” diyerek şaka yaptım. O hala hayran hayran bana bakmakla meşguldü. Baştan aşağı süzüyordu beni,

-“Gerçekten… Sen… Sen o Gül değilsin. Başkalaşım geçirmişsin, afet bir kadın olmuşsun” deyince yanaklarım kızardı. “Pardon ama kendimi tutamadım. İçimden geleni söylemek istedim bir an… Vaktin var mı, bir şeyler içelim mi şu kafede?”

Oturduk. Eski günlerden, arkadaşlardan bahsettik. Okul hatıraları, komik olaylar falan bir iki saatimiz sohbetle geçti. Turizm şirketi varmış. Evlenip boşanmış. Parmağımdaki alyansa bakınca ben de ona üniversite biter bitmez evlendiğimi, kocamın pazarlama şirketi olduğunu, sürekli yurtiçinde dolaştığını falan anlattım. Ayrılırken telefonlarımızı alıp verdik. Çok memnun olmuştuk ikimiz de…

Aradan birkaç gün geçti. Mert’in aramasını bekledim, aramadı. Ben de baktım aramıyor, kendim telefon açtım. Aramama sevindi. Yerini ve zamanını belirledik. Buluştuk. Sanki yeni tanışan insanlar gibi heyecanla hazırlanarak gitmiştim buluşmaya… Genç kızlığımdaki flörtlerimden biriyle buluşur gibi heyecanlıydım.

Birkaç kez tekrarlandı buluşmalarımız… Her defasında bir sürü sohbet, muhabbet… Onda da, bende de anlatacak hikaye çoktu. Onu dinliyordum, arada bir katkı yapıyor sonra onun dudaklarına bakıp kendimden geçiyor, dalıp gidiyordum. Ona dokunmak, öpmek, okşamak geliyordu içimden…

O da bana sevecen gözlerle bakıyordu. Öyle iyi bir dinleyiciydi ki sonunda bir baktım, içimdeki sıkıntıları, kocamdan kaynaklanan ve sır gibi içimde sakladığım dertlerimi bile aktarıvermişim. Kocamın bitmek bilmeyen işleri, günler boyu süren seyahatleri, yalnız kalmalarım, her şey…

En son birkaç gün ben aramayınca bu kez Mert aradı beni… Aslında ben de deli gibi aramak, onu görmek, yanında olmak istiyordum ama, bir yandan da kendimden, isteklerimden, olayın sonunun nereye varacağından korkuyor, çekiniyordum.

Evliydim. Bir kocam vardı ama uzaklardaydı hep… Yalnızdım. Günler, geceler boyu yalnızlık, canıma tak diyen tek başımalık, sevgi, şevkat, hatta ne yalan söyleyeyim, sevişmeyi, seksi arayan, özleyen, bunalan bir ev kadınıydım. Ben cinsel bunalımların içinde savrulup dururken Mert bir güneş gibi içimi ısıtmıştı buzdan soğuk tundra iklimimde…

-“Bana gelsene Gül…” dedi telefonda… “Evim şuracıkta… Çıkamıyorum, rahatsızlandım… Gelirsen mutlu olurum”

-“Bilemiyorum, olmaz Mert… Evine gelmem doğru olur mu? Evli bir kadınım ben… Yakışık almaz… Gören olursa… Kocam…”

Oysa ben de özlemiştim onu, hem de köpek gibi… Sohbetini… Sıcak gülüşünü… Gülerken kenarında kaz ayakları oluşan mavi gözlerini… Konuşurken sürekli hareket edip duran, koluma omzuma dokunup duran uzun parmaklı ellerini…

Dakikalarca konuştu benimle, ikna etmeye çalıştı. Benim itirazlarımı çürüttü, sonunda kandırdı. Evinin adresini verdi. Aceleyle, fakat özenerek, uzun uzun hazırlandım. Acele bir duş, makyaj, şık bir etek bluz, siyah dantel çamaşırlar, jartiyer takım, ince çoraplar, yüksek topuklu ayakkabılar… Niyeyse, kendimi ona beğendirmek gibi bir kaygı vardı içimde…

Evden çıktım, kısa bir yürüyüşten sonra evinin bulunduğu sokağı ve apartmanı buldum. Asansörle yukarıya çıkarken aynada kendime baktım. Aynadaki kadını kendim de beğenmiştim. Az sonra kapıyı açtığında Mert’in yüzünde de aynı beğeni ifadesi belirginleşti.

-“Hani rahatsızdın sen Mert bey? Dışarıya çıkamıyordun?Seni yalancı…” dedim görür görmez… Elimi tutup içeriye çekti hafifçe…

-“Evde daha rahat ederiz diye düşündüm Gül… Koskoca kadınsın, ilkokul çocuğu gibi çekinme lütfen, gel…”

Onun meydan okuyan, kışkırtan tavrına karşılık ben de itiraz etmeyi bıraktım artık… İçeriye davet etti. Salonda koltuğa oturdum. Yine o şen şakrak, havadan sudan muhabbetlerimize başladık bir anda…

Ben bir yandan konuşurken bir yandan etrafa, eşyalara göz gezdiriyordum. Hala biraz tutuktum. Yabancı bir erkeğin evindeydim. Arkadaş havalarında olsak da, aramızda inkar edemeyeceğimiz bir elektrik, bir çekim alanı vardı. Kalkıp salonun köşesindeki modern mutfakla geniş salonu ayıran, önünde yüksek tabureler dizili tezgaha yöneldi.

-“Ne içersin Gül? Sana bir şey ikram edeyim” dedi.

-“Bilmem ki, neyin var?”

-“Bira, viski, votka, kahve, çay, ne arzu edersen…”

-“Tipik bekar evi gibi desene…” dedim gülerek… “Ne ararsan var. Evine gelen kadınlara her istediğini verebilirsin. Viski alayım bari…”

Mert de güldü, kadehleri, viskiyi çıkarıp iki kadeh doldurdu, şişeyi de yanına alıp getirdi. Etrafıma bakınıyordum, sanırım yatak odasına açılan bir kapı… Hayli geniş salon… Oturduğumuz yatak büyüklüğündeki geniş koltuk… Köşede Amerikan bar… Sanki ev değil, bir garsoniyer… Gülümsedim, aklımdan geçenleri söyleyiverdim,

-“Darılma ama garsoniyer gibi burası… Çok kadın getiriyor musun bakayım buraya?” dedim…

-“Bilirsin işte… Tipik bekarım ben de… Hayat yalnız yaşanmayacak kadar kısa… Ama lütfen kendini o günlük ilişkilerin kadınlarıyla bir tutma… Maziden gelen bir arkadaşlığımız var, sana saygım sonsuz… Telefonda hatırlattığın gibi, evli bir kadınsın üstelik…”

Yanıma oturup kadehimi uzattı, tokuşturup içmeye, sohbetimize kaldığımız yerden devam etmeye başladık. Sohbetin sıcaklığı mı, yoksa kısa sürede ikincisini doldurduğu kadehimin etkisi mi bilmiyorum, sakarya escort sıcak basmıştı beni iyice…

İçim kaynıyor, neşeyle konuşup duruyordum. Yüzümde güller açıyor, Mert’e sürekli gülümseyerek bakıyordum. Gelmeden önce ikna etmeye çalıştığı Gül’den eser kalmamıştı iki kadeh visk**en sonra… Ne kocam geliyordu aklıma, ne evliliğim… Kendimi kaptırıp koyvermiştim.

Oturduğum yerde sürekli kıpırdanıyor, eteğimin gitgide sıyrılmasına, bacaklarımın açılmasına aldırış etmiyordum. Ben konuşurken sürekli hayran bakışlarının üstümde dolaşması, bacaklarıma okşarcasına bakması hoşuma gidiyordu. Sonunda Mert uzanıp elimdeki boş kadehi aldı, yandaki sehpanın üzerine bıraktı. Yanıma biraz daha yaklaştı,

-“Çok hızlısın Gül… Ben daha birinci kadehi bitirmedim” dedi gülümseyerek…

-“Sohbet güzel olunca, içki nasıl bitiverdi anlayamadım” dedim ben de…

Kadehi tutan elim boş kalınca kucağıma koymuştum. Elini uzatıp elimi tuttu. Diğer kolunu da omzuma dolamış, iyice yaklaşmıştı bana… Nefesinin sıcaklığını duyunca vücut sıcaklığım da iyice arttı. Kaynama noktasına yaklaştım iyice… İkimiz de sustuk. Konuşmuyor, göz göze bakışıyorduk.

-“Mmmm…” dedi sonunda… Kucağımdaki elimi bıraktı, çoraplı bacaklarımda parmak uçlarını gezdirdi. “Jartiyer giymişsin…” dedi boğuk bir sesle… “Her zaman giyiyor musun? Yoksa bana geleceğin için, benim için mi bu?”

-“Yok… Her zaman giymem… İşte…” diye kekeledim. Yanaklarım kızardı. Teşhirciliği öyle abartmışım ki, jartiyerimi bile görmüş adam…

-“Biliyor musun Gül? Beni en çok tahrik eden şey bu… Çoraplar, jartiyerler, danteller… Bir kadına en çok yakışan, kadın yapan şeyler… İzin verir misin? Biraz okşayabilir miyim?”

-“Yoo… Hayır… Yapma Mert… Kocama ihanet etmedim hiç… Yapma… Pişman olmak istemiyorum. Lütfenn…”

Oysa Mert benim cevap vermemi beklemeden okşamaya başlamıştı bile… Dizime koyduğu eli beni erite erite, çorabımın üzerinden okşaya okşaya yukarıya tırmanıyordu. Elimin tersiyle vurup kalkmam, oradan kaçmam gerekirdi değil mi? Namuslu, evli bir kadın bunu yapardı evet… Ama yapamadım. İçimi kavuran, yakan şehvet, seks arzusu bitiriyordu beni… Bir uçtan bir uca savrulup duruyordum.

Beynim, mantığım “çık git buradan, evine git” diyordu. “Azgın fahişenin tekisin. Jartiyerler, hazırlıklar falan… Orospu… Kocana ihanet ediyorsun. Hiçbir şeyden habersiz, senin için çalışan adamı boynuzlamaya ne hakkın var” diyordu.

Oysa içimdeki sekse susamış kadın “bırak kendini” diyordu. “Bırak kollarına… Yakışıklı, dalyan gibi herif… Seviş onunla… Altına yat… Bırak siksin seni doya doya, kanırta kanırta… Kocan erkek olsaydı da, seni yalnız bırakmasaydı bu kadar… Nerden haberi olacak? Bırak vicdan yapmayı… Seviş onunla… Sikiş… Geceler boyu mastürbasyon yapmaktan bıkmadın mı?”

Mert’in eli iyice sıyrılmış kısa eteğimin de altına girmişti bu arada… Jartiyer çorabımın dantellerini okşuyor, dantelin bittiği yerde çıplak bacaklarımda onun ateş gibi parmakları ateşten izler bırakıyordu. Aramızdaki çekim gücü nerdeyse elle tutulur hale gelmişti.

Eğildi, dudaklarıma bir öpücük kondurdu, geri çekildi. Benden bir tepki bekliyordu. Bense geri dönülmez noktayı aşmıştım artık… İyice gevşemiş, yayılmış, ne yapacağımı bilemez bir haldeydim. Gülümsedim sadece… Onu onaylar, teşvik eder bir tavırla…

Benim tepkisiz kaldığımı, aksine devamını beklediğimi görünce bir anda başımı ellerinin arasına alıp dudaklarıma yapıştı. Eze eze öpmeye başladı. Ben de karşılık verdim ona… Deliler gibi birbirimizin dudaklarını emiyorduk.

Elleri her yerimde dolaşıyordu öperken… Bluzun üzerinden göğüslerimde… Çıplak omuzlarımda… Sırtımda… Ben de aynı şeyleri ona yapıyordum. Gömleğinin kumaşının üzerinden sert kaslarını okşuyordum deli gibi… Gömleğin eteklerini pantolonundan kurtarmış, ellerimi sırtında, çıplak teninde dolaştırıyordum.

Bir an durdu, kendini geriye çekti. Hırsla birbirimizi süzdük. İkimiz de nefes nefeseydik. Göğsüm inip kalkıyordu.

-“Dur… Mert… Başım dönüyor… Yapmayalım bunu… Yanlış bu yaptığımız… Hani… Hani bana saygın sonsuzdu? Evli bir kadınsın diyordun?” diye kekeledim. Son bir çabayla, belki dinler diye…

Oysa ona değildi itirazım, kendimeydi. Kendi arzularıma, içimdeki çağlayan şehvetime, seks isteğime konuşuyor, içimdeki azgın orospuyu zaptetmeye çalışıyordum. Elimi tuttu, önüne götürdü. Pantolonun üzerinden taş gibi olmuş erkekliğini avuçlattırdı bana…

-“Geç kaldın bebeğim… Uçak kalkışa geçti. Offf… Gül… Seni nasıl istediğimi görmüyor musun? Sen de benden farksızsın. Sen de beni istiyorsun. Sen anlatmadın mı kocanın seni ihmal ettiğini? Sevgisiz bıraktığını?

-“Biliyorum, ben anlattım ama…”

-“Hadi bırak itiraz etmeyi… Tadını çıkar bu hayatın, bu yaşadığımız anların… Sevişelim sadece… Salt seks istiyorum senden… Sana gerçek seksin ne olduğunu göstereyim, anlatayım… İstemezsen bir daha buluşmayız, sevişmeyiz…”

Son bent de, son savunmam da yıkıldı o andan sonra… Bluzumun eteğini tutup başımdan yukarıya çıkarıverdi. Siyah transparan kumaştan sütyenimle kalmıştım karşısında… Kavun büyüklüğündeki memelerim sütyeni zorluyor, kahverengi uçları zevkten incecik kumaşı delecek gibi irileşmişlerdi.

Ellerini arkama götürüp kopçalarını açtı, sütyenimi de fırlatıp attı. Kocamın sevişirken yalamaya doyamadığı iri memelerim şimdi yabancı bir erkeğin gözlerine, hayranlık dolu bakışlarına meze oluyordu.

-“Çok güzel…” diyerek bir nefes koyuverdi. “Harika memelerin var Gül…”

-“Ama ben senin memelerini görmedim daha…” dedim utancımı yenmeye çalışarak…

Ellerimi erkeğin gömleğinin düğmelerine götürdüm, titreyen parmaklarımla hepsini çözdüm, gömleğini çıkardım. İkimiz de belden yukarımız çıplak birbirimize bakıyorduk. Eğildi, sırayla meme uçlarımı yalayıp emdi, elleriyle avuçlayıp sıktı, okşadı. Beni zevkten inletip durdu dakikalarca…

Sonra geri çekildi. Bu kez ben onun geniş göğsüne kapandım. Okşamaya başladım. Ellerimle, dudaklarımla… Onun bana yaptığını yaptım, minicik göğüs uçlarını yaladım, emdim. Saçlarımı okşayıp duruyordu inleye inleye…

Aşağıya indim. Kaslı karnını öpe öpe kasıklarına geldim. Pantolonun kemerini açıp aşağıya sıyırdım. Önünde diz çökmüş vaziyetteydim. Kalçasını kaldırıp pantolonunu çıkarmama yardım etti. Baksır küloduyla kalmıştı. Penisi sertleşmiş, külodu zorluyordu içerden…

Eğildim külodun üzerinden dişlerimle ısırır gibi yaparak inlettim erkeği… Okşadım bir süre… Sonra elimi önündeki aralıktan içeriye soktum. Taş gibi olmuş erkekliğini tüm sıcaklığıyla parmaklarımın arasına hapsettim, sıktım.

-“Mmmm… Güzelmiş…” dedim beğeniyle… “Çok iri, çok sert bir şey var galiba burada…”

-“Ohhh… Hadi Gül… Görmek istiyorsan, çıkar onu dışarıya… Rahatlasın biraz… Canım yanıyor külodun içinde…” diyerek inledi.

Çıkardım külodunu da, sıyırıp attığımda bacaklarının arasında tüm heybetiyle dikilen penisine hayranlıkla baktım. Kocamın sikinden büyüktü. İrice, yumruğum büyüklüğündeki başı, kan damarlarının boğum boğum sarmaladığı uzun ve kalın gövdesi, altında topluca duran iri taşaklarıyla güzel bir aletti.

-“Daha bakacak mısın?” diye sabırsızlandı sikin sahibi… Gözleri kocamın fazla elleyip pörsütmediği, dimdik duran göğüslerimde dolaşıyordu bu arada… Parmaklarımın arasında okşadım sikini,

-“Acele etme…” dedim. “Bırak biraz tadını çıkarayım…”

-“Dayanamıyorum artık… Ne yapacaksan yap şuna…”

İştahla inceledikten sonra küçük küçük öpücükler kondurmaya başladım. Az sonra işe dudaklarımın yanı sıra dilimi de katıyordum. Yirmi santimi geçik aletin her yanında, sakarya escort bayan şapkasında, gövdesinde dilimle dolaşıyor, erkeğimi kıvrandırıyordum.

Ağzımı kocaman açıp iri başını dudaklarımın arasından içeriye kaydırdım. Dilimle okşuyor, emiyordum başını… Gözlerimle ona bakıyordum. Tepkilerini, aldığı zevki görmek hoşuma gidiyordu sikini yalayıp emerken…

-“Ohhh… Çok güzel oral seks yapıyorsun Gül… Harikasın…” diye inledi. Biraz nefes alabilmek için boğazıma kadar soktuğum sikini ağzımdan çıkardım. Tükürüklerimle iyice ıslanmış aleti elimle sıvazlamaya devam ederken,

-“Karşında beş yıllık evli bir kadın var Mert…” dedim. “İlkokuldaki şaşkoloz kız yok karşında…” Koltuğa iyice yayılmış, bacaklarını aralamış, gözleri yaptığım işteydi.

-“Evet canım… Görüyorum… Kim öğrettiyse çok iyi öğretmiş…”

-“Kocam öğretti. Yalamayı, emmeyi, sevişmeyi… Artık benim istediğim kadar yapamıyor ama, başlangıçta harikaydı. Usta sikici gibi öğretti bana her şeyi…” Saçlarıma asılıp sikini ağzıma sokarken inledi Mert,

-“Ohhh… Çok güzel öğretmiş canım… Kocana teşekkür borçluyum… Delirtiyorsun beni…”

Emdim, yaladım, boğazıma soktum, çıkarıp yanaklarıma sürdüm, torbalarını okşadım, onları da yaladım, toplarını emdim canını yakmamaya çalışarak… Arada kasılmaya başlayınca bırakıyor, geçince işime devam ediyordum.

Oraldan sıkıldım bir süre sonra… Amım iyice kızışmış, sulandığını hissediyordum. Tanga külodun ağı şişmiş amımın dudakları arasına giriyor, klitorisimi rahatsız ediyor, huylandırıyordu.

Sonunda bırakıp kalktım. Eteğimin kopçasını açıp aşağıya sıyırdım. Altımdaki tek giysi olan tanga külodun yanlarından tutup çekiştirdim. Jartiyerimin kopçalarını, çorabımın dantellerini düzelttim. Etrafımda dönerek bir tur yapıp jartiyerin kopçalarıyla bölünmüş bembeyaz, süt gibi kalçalarımı, külodun ağı arasında kaybolmuş am dudaklarımı seyrettirdim ona…

Hırsla bakıyordu ona sunduğum seksi manzaraya… Dayanamayıp atıldı, kalçalarımdan tutup kendine çekti beni, koltuğun üzerine yatırıverdi boylu boyumca… Üzerime geldi kaslı erkek bedeniyle… Memelerimi emdi, kalçalarımı avuçladı, her yerimi sıka sıka, canımı yaka yaka okşadı.

Külodumu çıkarmakla fazla uğraşmadı, sabırsızca bir hamlede yırtıp attı. Üzerimde sadece çoraplarım, jartiyerim, ayağımdan çıkarmadığım sivri topuklu lame siyah ayakkabılarım kalmıştı. Yeni temizlediğim, tüysüz, zevkten kabarmış dudaklarıyla pembecik parlayan kadınlık organıma baktı bir süre hayran hayran…

Sonra çoraplı ayaklarımı eline aldı, havaya kaldırıp dudaklarına götürdü. Ayak parmaklarımdaki kırmızı ojelerim görünüyordu ince siyah çorabın altından… Tek tek her bir parmağımı öptü. Ayak bileklerimden başlayıp her yanımı, bacaklarımın içini dışını çorabımın üzerinden öpe öpe, okşaya okşaya tırmanmaya başladı.

Islak dudakları her yerimde iz bıraka bıraka jartiyer çorabımın dantellerini, çıplak bacak içlerimi aştı, kasıklarıma geldi. Klitorisim kabarmış, başını dışarıya çıkarmıştı, görebiliyordum. Mert de başını eğdi, dilinin ucunu üçgenimin üst köşesine değdirdi yavaşça… Klitorisimi öptü dudaklarının arasına aldı, yaladı.

-“Ohhh…” diye inledim, şimşek çarpmış gibi sarsıldım.

Parmaklarımı saçlarının arasına geçirip kendime çektiğimde o da vahşice saldırmaya başladı amıma… Dili, dudakları çılgın gibi çalışıyor, amımın yalanmadık, dillenmedik yerini bırakmıyordu. İçimden sular akıyordu, deliriyordum.

Sonra bıraktı yalamayı… Doğrulup oturdu. Ellerini uzattı bana… Hemen anladım ne istediğini… Kucağına oturmamı istiyordu. Uzandığım yerden kalktım. Üzerine çıktım. Dizlerimi iki yanına koyup sikini elimle tuttum, deliğime hizaladım. Usulca alçaldım.

Sikinin başı amımın kapısını zorlamaya başladığında bırakıp boynuna sarıldım erkeğin… Oturmaya başladım. Dudaklarımı ısıra ısıra içime aldım aletini… Zevk suları akan amımı yara yara girdi kalın yarak… Vajinamı boydan boya kat etti, dibime kadar dayandığında kasıklarımız da birleşmişti zaten…

Traşlanmış kasıklarında yeni çıkmaya başlayan sert kılları klitorisime batmaya başladığında derin bir ohhh çekerek kendimi bıraktım. Biraz dinlendikten sonra, memelerimde, sırtımda okşaya okşaya dolaşan parmaklarının da etkisiyle fazla duramadım, oturup kalkmaya başladım. Giderek hızlandım sikinin üzerinde…

Bir süre sonra ikimiz de zevkten delirmiş vaziyetteydik. İnlemelerimiz salonda yankılanıp duruyordu. Kalçalarıma parmaklarını geçirmiş, sıkıp bırakıyor, arada ellerini yukarıya kaldırıp memelerimi okşuyor, uçlarını parmaklarının arasında eziyor, başını uzatıp uçlarını yakalamaya, emmeye çalışıyordu.

Artık dayanamaz hale gelmiştim. Oturup kalktıkça memelerim havalanıp iniyor, kasıklarımız birbirine vuruyor, et ete çarpışıyorduk. Kasılmaya başladım. Titreye titreye boşalıyor, orgazmın kanatlarında zirvelere yükseliyordum.

Kendimi kaybetmiş gibiydim. Ellerim sırtında kasılmış, tırnaklarımla sırtının derisini yüzüyordum. Vajinam sürekli kasılıp gevşiyor, içindeki koca siki emmek, yutmak, eritmek istiyordu adeta… Sonunda fırtına bitti, sakinleştim. Mert boşalmamıştı, içimdeki kazık hala dimdik, cop gibi duruyordu.

Belimden tuttu, oturduğu yerden kalktı beni de kaldırarak… İçimdeki kazık çıkınca bir oh çektim ama fazla sürmedi. Beni koltuğun üzerinde yüzü koyun uzattı, belimden tutup kaldırdı, dizlerimin üzerinde domalmış pozisyona getirdi. Bir hamlede arkamdan amıma daldırdı sopasını…

-“Ahhh… Yavaş…” diye inledim altında…

Oysa öyle hoşuma gidiyordu ki kalın aletin içimi doldurması, kalın kalın vajinamın duvarlarında sürtünmesi… Ben yavaş deyince hareketsiz kalan Mert bir süre bekledi öylece… Bu kez ben duramadım. Kalçalarımı ileri geri hareket ettirdim. Gözlerimi kapatmış, her kalça hareketimde içime sürtünüp duran koca sikin kalınlığına, bana verdiği zevke konsantre olmuştum.

Mert arkamda, fazla hareket etmeden sikini bana emanet etmişti. Ben sürekli gidip geliyordum sikinin ucunda, ateşin üzerinde çevrilen bütün koyun gibi hissediyordum kendimi…

Yanlış da sayılmazdı aslında… Koca yarak içimde gidip geldikçe ateşim artıyor, yanıyordum yine, yeniden… Sanki az önce feryat figan boşalan ben değildim. Yine yükselmeye başlamıştım.

Çoraplı bacaklarımı okşayıp duran, hareketsiz durup işin tadını çıkaran Mert de dayanamadı daha fazla… Jartiyerimi atın yuları gibi kullanarak pençeleriyle tutup kısrağın üzerine binmiş, pompalamaya başladı beni… Deli gibi gidip geliyor, kalçalarımı tokatlaya tokatlaya sikiyor, beni zevkten bağırtıyordu altında…

-“Hadi… Hadi… Boşal artık… Ölmek üzereyim…” diye inledim.

-“Geliyorum Gül… Boşalıyorum… Oohhh…”

-“Boşal canım… İçime boşal… Ahh… Erkeğim benim… Püskür içime…” diye inledim hunharca sikilirken… Kocam sikmediği halde almaya devam ettiğim haplara dua ederek… Son bir kasılmayla içimde iyice büyümüş sikini gömdü amıma, hareketsiz kaldı. Ben de kendimden geçip kasılmaya, çırpınmaya başladım.

Her şey bittiğinde koltukta uzanmış, göğsüne başımı koymuş, yorgun argın kendimize gelmeye çalışıyorduk. Başımı kaldırıp baktım. Jartiyerimin kopçası kopmuş, çorabım kaçmıştı. Dağılmıştım iyice… İçine giren koca sikin etkisiyle dudakları hala açık duran kadınlığımdan Mert’in beyaz dölleri süzülüyordu… Kendimi kirli hissettim. Doğrulup kalktım. Mert’in penisi bacaklarının arasında ölgün yatıyordu. Üstümdeki jartiyeri, kaçık çorapları çıkarırken,

-“Şuna bak… Sanki deminki canavar o değilmiş gibi nasıl da boynunu bükmüş…” dedim.

-“Bir öpücüğüne bakar sevgilim… Canavar hemen uyanır, sen merak etme…” dedi gülerek…

Banyoya escort sakarya gidip duşun altında ılık suyun altına girdim, güzelce temizlendim. Havluyu öylesine vücuduma sarınıp tekrar içeriye, Mert’in yanına gittim. Viski şişesinden birer kadeh daha doldurdum ikimize de, onunkini uzatıp yanına oturdum. Sessizce içkilerimizi yudumladık. Kadehimi yarıladığımda yine o tanıdık ateş bedenimi sarmaya başlamıştı.

Şeytanca bakışlarla Mert’in yüzüne baktım. O da anlamıştı bir şeyler olduğunu… Elimi bacaklarının arasında ölgün yatan sikine attım. Ateş gibi yanan parmaklarımla sikini okşadım. Kısa sürede sertleşti alet… Doğrulup banyo havlusunu üzerimden sıyırdım, kasıklarına eğildim. Diğer elimdeki kadehin dibinde iki parmak kalmış viskinin içine batırdım sikinin başını, sonra çıkarıp süzülen viskiyi dilimle yaladım.

Birkaç kez daha tekrarladım bunu… Viskiyi sikini bandıra bandıra bitirdim. Sonra da kadehi bırakıp sikini ağzıma aldım, ağzımın içinde yalayarak, elimle taşaklarını, gövdesini sıvazlayarak müthiş bir saksoya giriştim. Mert inleyip duruyordu sikine yaptığım muamele karşısında…

-“Ohhh… Yala bebeğim… Yala fahişem… Em… Sikimi em… Deli ediyorsun beni…” diye inlerken başımı iki eliyle tutup bastırmaya, gırtlağıma kadar sokup çıkarmaya başladı.

Adeta ağzımı sikiyordu. Kendinden geçmiş gibiydi, benim ne durumda olduğumu görecek halde değildi. Nefes alamıyordum artık… Kalın yarak boğazıma kadar giriyor, nefessiz kalıyordum. Zorla kendimi kurtardım, Mert’e çıkıştım nefes nefese,

-“Ne yapıyorsun aptal? İstediğin kadar bastır, ağzımdan mideme ulaşmaz sikin…” dedim.

-“Özür dilerim Gül… Öyle zevk veriyorsun ki oral yaparken, dayanamadım, kendimi kaybettim…”

Kızmıştım, kusacak hale getirmişti beni… Ama baktım, ellerini açmış, masum masum bana bakıyordu. Kızgınlığım bir anda geçti. Ben de dayanamadım. Kalkıp doğruldum, ellerinden tutup sikinin üstüne oturdum. Bir hamlede içime aldım sikini… Şehvetten titriyordum. Hızla sikinin üstünde oturup kalkarken boynuna sarılıp mırıldandım,

-“Buradan girersen midem daha yakın… Hadi… Deş beni…” diye mırıldandım kulak memesini ısırırken…

Bunu der demez, kudurmuş gibi kucakladı beni, sikini içimden çıkarmadan yere, uzun tüylü halının üzerine yatırıverdi bir anda… Bacaklarımın arasında makine gibi gidip gelmeye, beni deşmeye başladı sikiyle… Altında zevkten gözlerim kapanmış, kuruyan dudaklarımı yalıyor, başımı sağa sola atıyordum.

Bir bacağımı kaldırdı, omzuna koydu, o şekilde sokup çıkarmaya başladı sikini… Bu kez kalın yarak vajinamın farklı yerlerine temas ediyordu sanki, deliriyordum zevkten… İnlemelerim kısık feryatlara dönüştü. Tekrar orgazm oldum. Mert ise az önce boşaldığından bir türlü gelmek bilmiyordu.

Sikini çıkardı. Belimden tutup çevirdi, halının üzerine domalttı beni… Başımı bastırıp sikini arkamdan amıma geçirdi. Bir süre öyle gidip geldi. Bir ara çıkarıp arka deliğime sürttü sikinin başını… Ben yine heyheylenmeye başlamıştım oysa, onca boşalmaya karşın yine orgazm yolunda ilerliyordum siki içimde gidip geldikçe…

-“Yapma… Hiç ordan yapmadım…” dedim, dinlemedi beni… Zorladı. Ağlamaklı bir sesle “Acıyor aşkım, yapma lütfen…” diye yalvardım.

Zorlamasına rağmen giremeyince anal seksten ümidini kesen Mert, tekrar vajinama döndü, aletini gömdü içime… Kalçalarımı kavrayıp pompalamaya başladı sert hareketlerle… Yorulunca yana yattı, beni üzerine çekti. Hırsla, telaşla sikini içime aldım. Dakikalarca sikinin üstünde zıpladım.

Amımdan akan zevk suları kasıklarına, taşaklarına süzülüyordu. Son kez de göğsüne kapanıp kalçalarım orgazm kasırgasıyla titreyip kasılırken inleye inleye boşaldım. Bitmiştim. Kendimi yana atıp anne karnındaki fetüs gibi iki büklüm oldum halının üzerinde… Hala kasılmalar sürüyordu elektrik şokları halinde, tüm vücudum sarsılıp duruyordu.

Sakinleşip gözlerimi açtığımda Mert koltukta oturup beni izliyor, sikini eliyle sıvazlayıp duruyordu. Gülümsedim. Yorgun argın doğrulup bacaklarının arasına girdim. Beni defalarca boşaltan erkeğime minnet borcum vardı ve ödemeliydim borcumu… Kuruyan ağzımı ve dilimi sehpanın üzerindeki viski kadehinden bir yudum alıp ıslattım. Sonra da Mert’e günün bilmem kaçıncı oralını yapmaya başladım.

Birkaç dakika sonra artık son haddine gelen Mert boşalmaya başladı. Hemen ağzımdan çıkardım kasılıp duran, ucundan spermler fışkıran sikini… İtfaiye hortumu gibi memelerime tuttum, boşalması bitene kadar spermle yıkandım adeta…

Bu arada sikini sıvazlamaya da devam ediyordum. Tamamen boşalıp sertliği sönünceye kadar da bırakmadım. O koltuğa kendini bırakıp beni izlerken, ellerimle iki mememi okşaya okşaya erkeğimin, müthiş sikicimin kaygan spermlerini her tarafıma bulaştırdım ona göstere göstere… Hayran hayran bakıyordu yaptıklarıma…

Biraz dinlenip duş aldık beraber… Birbirimizi temizledik. İç çamaşırlarım, çoraplarım elden gitmişti. Üzerime sadece etek ve bluzumu, ayağıma ayakkabılarımı geçirdim. Makyajımı yaptım üstünkörü…

Daire kapısının önünde son kez öpüşüp vedalaştık. Dudakları dudaklarımı kemirirken sütyensiz bluzumun üzerinden memelerimi, kısa eteğimin altından külotsuz amımı mıncıkladı. Zorla, tüm gücümle iterek kollarından sıyrılabildim.

-“Yeter artık Mert… Azgın köpek gibi saldırıp durma… Ayrılamıyorum yoksa… Yine başa dönmeyelim” dedim şikayet edercesine…

-“Elimde değil Gül… Öyle güzel, öyle seksi kadınsın ki… Doyamıyorum sana…”

-“Getirdiğin her kadını becerdikten sonra böyle mi yapıyorsun? Kapının önünde bir daha baştan mı çıkarıyorsun?” dedim kinayeli kinayeli… Güldü,

-“O da elimde değil Gül’üm… Sikimde… Bu yarağı bir tadan bir daha tatmak istiyor, doyamıyor senin gibi… Hiç boş bırakmıyorlar sağ olsunlar…”

-“Yaa… demek öyle?” dedim kıskançlıkla… Sanki kocamın beni aldattığını öğrenmiş bir kadın gibi… Gülerek çocuk gibi büzdüğüm dudaklarımdan öptü,

-“Üstüne alınma ama… Evli kadınlara, kocasının sikemediği mutsuz ev kadınlarına zaafım var benim… Onları mutlu etmek görev benim için… Kocalarının seks yapmasını bilmeyen, işe yaramaz beceriksizler olduğunu anlamaları hoşuma gidiyor. Yarağımı yerken zevkten delirmeleri, kendilerini kaybetmeleri harika…”

Dayanamadım, kollarımı boynuna götürüp tekrar sımsıkı sarıldım. Dudaklarını kemirirken, bir ara önündeki kabarıklığı avuçladım. Hırsla,

-“Evet aşkım… Erkeğim… Anlatmak istediklerini çok iyi anlattın bugün… Ben de bu koca siki yemeden duramam artık… Bir gün benden bıkmazsın umarım…”

Eve zor gittim. Yürürken dizlerim titriyordu. Kapıyı açıp içeriye girdiğimde kalakaldım.

Kocam… Salonda oturmuş, benim gelmemi bekliyordu. Şaşkınlığımı attım, kollarımı açarak sevinmiş gibi yapıp kocama doğru yürürken bir yandan da aklımdan binbir türlü düşünce geçiyordu.

Altımda külot, içimde sütyen olmadan sokakta ne aradığımı nasıl izah edeceğimi düşünüyordum kocamla sarılıp öpüşürken… On gündür eve yeni gelen kocam beni soyup sikmeden bırakmazdı elbette… Hadi bir şekilde bunu atlatsam… Onu deli gibi özlemiş, azmış ev kadını rolü yaparken az sonra da orgazm taklidi yapacaktım.

Elimi kocamın pantolonun fermuarından içeriye sokup sertleşmeye başlayan sikini avuçladım. Bugün yaşadıklarımdan, yediğim yaraktan sonra, her zamankinden küçük gelmişti elime kocamın vasatın altındaki siki…

Kocam az sonra bu ortalama sikiyle beni sikecekti. Mert’in bilek gibi kalın yarağıyla haşat olmuş amcığıma girerken, benim vahşice sikildiğimi anlayabilir mi acaba diye dehşetli bir merak ve heyecan duygusu, korku vardı içimde…

Off… Kim ne derse desin… Ev kadınlığı çok zor iş… Hele benim gibi, zavallı kocasını elin adamıyla sikişip boynuzlayan azgın orospunun tekiyseniz… Kocanızdan saklayacak, gizleyecek şeyleriniz, günahlarınız, yalanlarınız varsa…

Kocam ve Doktor Arkadaşı (Alıntıdır)

Merhaba, ben İstanbuldan Tülin. 30 yaşında, 8 yıllık evliyim, 1.70 boy,
58 kilo, 92-59-93 ölçülere sahip, çocuk yapmamış, sarı saçlı, mavi
gözlü, çok güzel bir kadınım. Arkadaşlarım bana ‘Çıtır Tülin’ derler.
Kocamla her konuda anlaşırız, birtek arkadan sikme konusunda
anlaşamayız. Kocam beni arkadan yapmak istiyor, ama ben arkadan
vermiyorum. Şunu da biliyorum ki, kocamın beni bir kere arkadan yapmak
için feda etmeyeceği, kabul etmeyeceği şey yok. Neyse, cinsel hayatımız
çoğu zaman klasik geçiyordu, taa ki kocamın Doktor arkadaşı Tamerle
olaylar gelişinceye kadar. Kocam Tamerle MSNde devamlı Chat yaparlardı,
ben Tameri tanımadığım için film seyrederdim.

Kocamla Tamer bir akşam yine MSNde Chat yapıyorlardı. Canım sıkılmıştı,
bende kocamın yanına oturdum yazılanları okuyordum. Kocam “Karım da
yanımda…” dedi. Tamer de “Selam.” dedi, hal hatır sordu. Çok kibar bir
adamdı. Kocam bir ara tuvalete kalkınca, Tamerle ben Chat yapmaya
başladım. Doktor olduğunu, eşinden yeni boşandığını, bir tane kızı
olduğunu söylüyordu. Çok güzel konuşuyordu, beni etkilemişti, onunla
Chat yapmaktan zevk alıyordum. Bana evliliğimin nasıl gittiğini,
kendisinin yuvasının dağıldığını yazıyordu. Bende kocamla her konuda
anlaştığımızı, fakat kocamın benden anal sex istediğini, yalnız o konuda
anlaşamadığımızı yazdım. O da bunun normal olduğunu, çiftlerin yüzde
sekseninin anal sex yaptığını, kendisininde anal sexi çok sevdiğini,
eski eşiyle devamlı anal sex yaptıklarını yazıyordu. Adama büyülenmiştim
sanki. O ara kocam geldi ben kalktım. Kocam biraz daha yazıştıktan sonra
yatacağını söyledi.

Kocama, “Uykum yok, ben devam edebilirmiyim?” dedim. O da “Tabi
edebilirsin.” dedi ve yatmaya gitti, Tamerle ben Chat yapmaya başladım.
Tamer çok iyi laf yapıyordu, Chatten ayrılamıyordum. Bir ara iş tümden
cinselliğe döküldü. Tamer dört aydır sex yapmaya hasret kaldığını, bizim
nekadar şanslı olduğumuzu söylüyordu. Birdenbire bana, “Üstünde şuanda
ne var?” dedi. “Gecelik var.” dedim. “İçinde ne var?” dedi. “Sütyen ve
Tanga var.” dedim. Ona cevap vermekten kendimi alamıyordum. “Rica etsem
onları çıkartırmısın?” dedi. Bende “Çıkarttım…” dedim. Bir ‘Offf…’
çekti, “Memelerin dik mi?” dedi. “Evet.” dedim. “Uçları dikildi mi?”
dedi. Gerçekten dikilmişti, “Evet dikildi.” dedim. “Yerim ben onları…”
dedi. Bende “Ye, hazırlar…” dedim, ama nasıl böyle birşey yapmıştım
bende şaşırmıştım. Tamer beni çok etkilemişti, yanımda olsa ona hemen
verirdim…

“Webcamları açalım mı, seni görmek istiyorum!” dedi. “Evet.” dedim,
Web-camları açtık, sesi de açtık, artık hem görüntülü hem sesli
konuşuyorduk. Onun üstü çıplaktı, ben daha çok tahrik olmuştum. Bana
Ayağa kalkmamı söyledi, bende kalktım. “Harika… Muhteşem…” diyordu. Bu
beni daha çok kabartmıştı. “Arkanı dön!” dedi, döndüm. “Aman Tanrım, bu
ne güzellik! Kocan haklıymış, bende bu götü sikmek isterdim…” dedi. O
anda “Sik!” lafı ağzımdan çıkmıştı. “Nasıl?” dedi. “Buraya gel…” dedim.
“Eşin?” dedi. “Kocamın götümü sikmek için bursa escort yapmayacağı şey yoktur, kocama
birkere götten verir hallederim…” dedim. Tamer de “Olur.” dedi. Bende
onun yarağını çok merak ediyordum, görmek istediğimi söyledim.
Eşofmanını indirdi, yarağı kazık yapmıştı. Külodunu da indirdi. O da
neydi öyle? Yarağı kocaman ve çok kalındı. Aklım başımdan gitmişti,
kimbilir böyle bir yarak nasıl zevk verirdi. “Beğendin mi?” dedi. “Evet,
çok!” dedim. “Hepsini alırmısın?” dedi. “Evet alırım!” dedim.
Çıldırmıştım adeta. Bir saat kadar Web-camda sex yaptık ve kapattık, çok
geç olmuştu. Şimdi sıra kocamı ayarlamaya gelmişti, çünkü benim Tamere
gitme ihtimalim yoktu ve o yarağı mutlaka tatmalıydım.

Kocam sabah işe giderken ona, “Akşama sikişli CD getir seyredelim.”
dedim. Kocam “Konusu nasıl olsun?” dedi. Ben “Götten sikmeli olsun… İki
erkeğin bir kadını siktiği olsun… Ne bileyim işte güzel birşeyler
getir…” dedim. Kocam “Tamam.” deyip neşe içinde işe gitti. Bende hemen
bilgisayarın başına geçtim, başladım Tamerle Webcamda sex yapmaya. Ona
beni yakında götten sikebileceğini, bir kaç gün beklemesini, kocamı
ayarlayacağımı, söyledim. Tamer çok sevinmişti. Biraz daha chat
yaptıktan sonra, O da işe gitti.

Ben akşamı iple çekiyordum. Akşamleyin kocam geldi, “Karıcım çok güzel
bir CD aldım…” dedi. “Hadi koyda seyredelim.” dedim. Kocam tam istediğim
gibi, iki erkekle sikişen bir kadının CDsini almıştı, aynı anda iki
erkek kadını amdan götten sikiyorlardı. Kocam “Karıcım bak kadın götten
nasıl zevk alıyor…” diyordu. Bende Tameri hayal ederek, “Şanslı
kadınmış…” dedim. Kocam “Sende istermiydin karıcığım?” deyince, “Hangi
kadın istemez ki aynı anda iki erkeği, tabi isterdim!” dedim. Kocam
biraz bozulur gibi olduysa da bozuntuya vermeden, “İki erkeği kast
etmedim, götten sikmemi istermiydin demek istedim…” dedi. Ben şaka
yapıyormuşum gibi, “Valla iki erkekle olsaydı, götten sikmene izin
verirdim…” dedim. Kocam bunun üzerine “Bir kere götünü sikeyim, söz
ikinci erkeğe izin verecem!” dedi. Kocamla konuşmamız tam istediğim yöne
gidiyordu, biraz daha gaz verdim, “Sen mi başka bir erkeğin beni
sikmesine izin vereceksin?” dedim. Kocam da “Sen bana götten ver, söz
ikinci erkeği elimle bulacam!” dedi.

O gece kocama götten verdim, verirken de Tameri hayal ettim, çok zevk
aldım. Kocam da yıllardır hayal ettiği götümü sikmenin sevinciyle
uçuyordu. Kocama “Ben sözümü tuttum, sıra sende!” dedim. Kocam kıvıracak
gibi oldu, “Ha deyince kimi bulacam, bu iş herkesle olmaz ki, güvenilir
biri olması lazım…” falan demeye başladı. Ben hemen “Tamer… Beni Tamerle
birlikte sikin!” dedim. “O benim samimi arkadaşım, ona söyleyemem…”
dedi. Bende “Ozaman senmişim gibi ben söylerim…” dedim. Kocam eninde
sonunda kabul edince sevinçten deli olmuştum. Ve vazgeçmesin diye
yatmadan önce bir kere daha götten verdim kocama…

Sabah kocam işe giderken, “Ben bugün Tamer konusunu hallediyorum…”
dedim. Kocam da “Tamam.” dedi ve işe gitti. Ben hemen Tameri aradım. O
da gemlik escort merakla bekliyordu, haftasonu bize gelmesi için anlaştık. Kocamı
nasıl ikna ettiğimi sordu. Bende kocama götten verdiğimi söyledim.
Tamer, “Haftasonuna kadar kocana götten vermeye devam et, götün biraz
açılsın yoksa canın yanar, çünkü bende sana götten girecem!” dedi…

Haftasonu olmuştu. Bol dökümlü bir elbise giymiştim. (Bu arada Tamer iç
çamaşırı sevmediği için içimde birşey yoktu). Kocamla masayı kurduk,
müziği hafif açtık, mumları yaktık, Tameri bekliyorduk. Tamer
anlaştığımız gibi akşam 7 de geldi, elinde bir buket çiçek ve iyi cins
bir şarap vardı. Tokalaştık, masaya oturduk. Hem yemek yiyor, hem
içiyorduk. Tamerin getirdiği şarap bitince, bir şişe şarap da kocam
açtı. Kafalarımız iyice çakır olmuştu. Kocam Tamere “Hadi karımı dansa
kaldır…” dedi. Tamer benlen dans ederken oramı buramı okşuyordu. Bende
kendimi ona yapıştırıyor, kazık gibi olmuş yarağını hissediyordum. Dans
ederken Tamer beni dürtükledi ve kocamı gösterdi. Kocam bizi seyrederken
pantolonunun üstünden sikini sıvazlıyordu. Tamerle dans ederek kocamın
yanına gittik. Tamer beni koltuğa, kocamın yanına oturttu, kendisi de
öteki tarafıma oturdu. Kocamla Tamerin ortasındaydım ve olacakları
heyecanla bekliyordum. İkisinin de sikleri kalkık vaziyette
pantolonlarını zorluyordu. Tamer kocamdan taraftaki elimi tuttu ve
kocamın sikinin üstüne bıraktı. Ben kocamın fermuarını açıp sikini
çıkardım ve avuçlamaya başladım. Tamer de kendi fermuarını açıp yarağını
çıkardıktan sonra boşta kalan elimi tutarak sikine götürdü. Aynı anda
ikisinin sikini sıvazlamaya başladım…

Tamer “Sırayla yala…” deyince, dönüşümlü olarak bir kocamın sikini, bir
Tamerin sikini yalamaya başladım. Biraz sonra Tamer kocama, “Ortak
syunalım artık…” dedi. İkisi de çırılçıplak soyunduktan sonra Tamer beni
de soydu ve beni koltuğun üstüne dört ayak pozisyonuna getirdi. Baş
tarafım kocamdan taraftaydı, kocam sikini ağzıma verdi hemen. Tamer de
arkamda, bacaklarımı iyice açtı ve başladı amımı yalamaya. Deli gibi
amımı yalıyor, dilini içeri sokup sokup çıkarıyordu. Ben kudurmuştum
iyice, biran önce beni sikmesini istiyordum. Amımdan sular akmaya
başlamıştı, dayanamadım Tamerin ağzına boşaldım. Kocamda sikini yalamama
dayanamadı, o da benim ağzıma boşaldı. Tek boşalmayan Tamerdi. Kocam
masadan aldığı bir peçeteye sikini silerek banyoya gitti. Tamer ise
amımı yalamaya devam ediyordu. “Yeter Tamer, sok yarağını amıma, sik
beni!” dedim inleyerek. Tamer “Tamam aşkım!” diyerek yarağını arkadan
amıma yerleştirince, zevkten kalbim duracaktı. Tamer yavaş yavaş
pompalayarak amıma gidip gelmeye başladı. Yarağını yavaşça kafasına
kadar çekiyor, sonra yine yavaşça amıma köklüyordu…

Kocam bu arada banyoda temizlenip tekrar yanımıza geldi, Tamere “Ohhhh,
hayırlı işler ortağım, bakıyorumda beni beklemeden başlamışsınız
sikişe…” dedi. Kocamın ses tonunda sanki biraz sitem, kıskançlık ve
pişmanlık hissettim, “Aslan görükle escort kocacığım, götten ilk sikme sırası da
senin…” diyerek gönlünü yaptım. Tamer arkadan amımı biraz daha sikti ve
“Pozisyon değiştirelim…” deyip geçti koltuğa oturdu ve elimden tuttu,
kocam da öbür elimden tutarak beni kaldırdı ve beni Tamerin yarağının
üstüne oturttu. Tamerin yarak köküne kadar amıma girmişti. Tamer
memelerimi yalıyor, ben yarağın üstünde gidip geliyordum, kocamda
götümün deliğini parmaklıyordu. Çok geçmeden amımdan sular akmaya
başladı, yeniden orgazm oluyordum. Tamerin kucağında boşaldım. Zevkten
beynim zonkluyor, alev alev yanıyordum. Hayatımda ilk defa bir yarak
üstünde boşalmıştım. Ardından Tamer de amıma boşalmaya başladı. Sanki
içime lavlar akıyordu, o nebiçim boşalmaydı öyle. Tamerin kucağından
kalktığımda amımdan, am sularımla Tamerin dölleri birbirine karışmış
akıyordu…

Hemen Tamerle birlikte duş alıp geldik. Üçlü koltuğa kocamın yanına
oturup biraz dinlendik, birer sigara yaktık, birer bardak şarap daha
içtik. Sonra kocam Tamerin sırtüstü halıya yatmasını, benimde Tamerin
üstüne, 69 olacak şekilde, uzanmamı istedi. Amımı Tamerin ağzına verdim
ve sikini yalamaya başladım. Tamer alttan dilini amıma sokarken, ben
yarağını yalıyordum, kocamda arkama geçmiş götümün deliğini yalıyordu.
Benim için bundan daha güzel ne olabilirdi, müthiş zevk alıyordum. Kocam
götümün deliğini biraz daha yaladıktan ve parmakladıktan sonra, sikini
yerleştirip götümü sikmeye başladı. 4-5 dakika götüme gidip geldikten
sonra “Geliyorum galiba…” diyerek boşalmadan sikini götümden çıkardı ve
“Tamer sıra sende…” dedi. Tamer altımdan kalkıp kocamla yer
değiştirdiler. Tamer götümün yanaklarını ayırmış götümün deliğini
inceliyordu. Deliğim alev alev yanıyordu. Hem sokmasını istiyor, hem
korkuyordum, amıma zorla almıştım, götüme nasıl alacaktım. Tamer
yarrağını götüme dayadı, kocama da “Belini tut ortak!” dedi. Kocam
altımda sıkı sıkı belime yapışmış, sikini ağzıma ittirirken aynı zamanda
da amımı yalıyordu. Anlatmadan geçemiyecem, Kocam amımı Tamerden daha
güzel yalıyordu. Kocam amımı yaladıkça ben arkamı Tamerin yarrağına
itiyordum…

Tamer sonra öyle bir abandı ki, yarağının başı götüme girerken sanki
götümün deliği ikiye ayrılmıştı. O anda ‘Yırttın götümü Tamer!’ diye
avazım çıktığı kadar bağırmak istedim, fakat duyduğum acıyı içime attım,
bağırarak kocamın moralini bozmak istemiyordum. Tamer birdaha itti,
yarıya kadar girmişti, ölüyorum zannettim. Birdaha itti, tamamı
girmişti, acıdan bayılacak gibi olmuştum. Tamer biraz bekledi ve götümde
gidip gelmeye başladı. Kocam da deli gibi amımı yalıyordu. Acım
hafiflemiş, kalçalarım oynamaya başlamıştı. Artık zevk alıyordum ve
götümü Tamerin sikine ittiyordum. O vaziyette 10 dakika kadar
sikiştikten sonra üçümüz de boşaldık. Kocam yine ağzıma, ben kocamın
ağzına, Tamer de götüme! Beynim yerinden çıkacak gibi olmuş, heryanımı
ateş basmıştı. Tamere “Nolur çıkartma!” dedim, O da yarağı inene kadar
götümden çıkartmadı…

O gece kocamla Tamer beni sabaha kadar önden arkadan siktiler. Şimdi her
haftasonu Tameri çağırıyoruz ve bol sikişli harika bir gece yaşıyoruz.
Bu zevki tarif etmenin mümkünü yok, yaşamak lazım, tavsiye ederim…

[Tülin]

Ece oldum ALINTI

Merhaba ben Gökhan 18 yaşındayım.maalesef cd pasif bir gayım.Malesef diyorum çünkü ben böyle olmak istememiştim ama gelişen olaylar beni bu hayata mahkum etti.Sizlerle paylaşmak istediğim de bu yaşantımı başlatan olaylar. ama sonra çok hoşuma gitti. ve artık isteyerek yapıyorum 17 yaşındaydım.Diğer erkek arkadaşlarımın aksine benim vucudum kılsız parlaktı.Ergenlik çağı ile gerçekleşmesi gereken değişiklikler bende oluşmuyordu.Ben bu durumu kendime takıntı yapmıştım.Beraber dolaştığım kendi yaşıtlarımdan sanki 3-4 yaş küçükmüşüm gibi duruyordum. Elbetteki bu durumumdan diğer arkadaşlarımda farkındaydı.Çevremdeki kişiler benimle kız Gökhan diye alay ediyorlardı.Bu olaylar karşısında ben giderek kendime çekilip dahada içine kapanık biri oluyordum.Tek arkadaşım Mehmet kalmıştı.O diğerlerinin aksine bana daha içten davranıyordu.Buda benim Mehmete daha çok yaklaştırıyordu.Mehmet`e güvenmemin acısını biraz geç öğrendim. Şubat tatilindeydik Mehmet birgün Gökhan bizimkiler köye gittiler akşam ailenden izin alda bu akşam bizde parti yapalım dedi.Ben hiç düşünmeden kabul ettim.Ailemde zorluk çıkartmadı çünkü Mehmet çalışkanlığı ile mahallemizde nam salmıştı.Bende bunu bildiğimden aileme bana eksik derslerimde yardım edeceğini söyledim. Akşam Mehmetlerde buluştuk.Kenan ve Serkanda gelmişti.Birer bira içtikten ve yemek yedikten sonra bira içmeye devam ettik.Kafalarımız çakır keyif olmuştu.Mehmet hadi cezalı pişti oynuyalım dedi.Ceza olarak yenilen yenenin bir dediğini yapacak aslında bu oyunu daha önceden planlamışlardı. Ben piştiyi pek bilmiyordum doğal olarakda devamlı yeniliyordum.İlk başlarda şunu getir bunu götür gibi cezalar veriyorlardı.Mehmet bir kaç el sonra ablasının odasında ablasının makyaj çantasını getirip bana pembe renk bir ruj uzattı.Bu elin cezası olarak dudaklarına ruj sürüneceksin dedi.İtiraz etmeye kalktım. Mızıkçılık yapma yoksa diyerek elinin tersini gösterdi.Bu halimle onlara karşı koyamazdım.Mehmet uzat şimdi dudaklarını dedi Ben çaresizlikten uzattım.Hayatımda ilk defa ruj sürüyordum.Kenan yavrum benim harikasın diyerek bursa escort yanağımdan makas aldı.Serkan Yavrum sen erkek değil kız doğmalıymışsın dedi. Ben saçmalamayın sadece oyun oynadığımız için sürdüm dedim.Oyun sürdükçe ben sürekli kaybediyordum.Kaybedimişimin sebebi olarakta bana makyaj yapmaya devam ediyorlardı.Saat akşam 10 olmuştu.Oyunu bıraktık ben yüzümü yıkamak için banyoya gidecektim.Mehmet nevar Gökhan bunda biraz dursun dedi. Geç hadi içeri dedi ben makyajımı silemeden salona geçtim.Serkan ve Kaan beni kanepede aralarına oturttular ve bacaklarımı ve popomu okşamaya başladılar Ben ne yapıyorsunu diyerek kalkmaya çalıştım.Serkan birazda sert bir şekilde kolumdan tuttu.Dur bakalım Gökhancım biraz eğlenelim ne var bunda dedi. Olmaz diye itiraz ettim ama nafile gözleri dönmüştü.Çocuklar yapmayın ben erkeğim şakanın bukadarıda fazla dediğimde Mehmet şaka yapmıyoruz.Artık sana gerçeği söyleyelim biz seni burada sikeceğiz ne zamandırda bunu planlıyoruz dediğinde başımdan aşağıya kaynar sular döküldü.Üç tane benden iri erkek karşısındaydım üstelik beni sikeceklerini söylüyorlardı. Benim karşı koymam imkansızdı ağlamaya ve yalvarmaya başladım.Ne olur yapmayın ben erkeğim dediğimde Sus lan ibne ağlama diyerek Kaanın tokadını yedim.Kaan ve Serkan kollarımdan tutular Mehmet bu yavrunun tadına il ben bakacam arkadaşlar diyerek pantolonumu çıkarttı. Bacaklarımı görmeleriyle iştahları bir kat daha arttı çünkü bacaklarımbir kızınki kadar parlak ve kılsızdı.Mehmet bacaklarımı mıncıklıyarak.Kaan ve Serkana ters cevirttirdi beni.Mehmet kalçalarımı okşayarak korkma güzelim bu kalçalarını hiç bir zaman yarraksız bırakmayacağız sende alışacaksın istediğin her zaman seni sikeceğiz diyerek kilodumu sıyırdı. ben çaresizlikten ağlamaktan başka hiçbir şey yapamıyordum.Mehmet parmağı ile deliğimi zorluyordu parmağının bir kısmınıda girmişti içime eline tükürdü ve tükürüğü ile deliğimi ısslattı.Göt deliğim açılmaya başlıyor bu ilk ziyaretçisine hazırlanıyordu.Eline tekrar tükürdü ve sikinide sıvazladı.deliğime bastırıyordu,deliğim bakire kız gemlik escort amcığı gibi daracıktı. Bu büyüklükteki bir yarrağı alamıyacaktı.Mehmet zorluyordu fakat girmiyordu.Elleri ile deliğimi açarak yüklendi Yarrağının başını geçirmişti.Ben ağlama ile karışık artık kısılan sesimle bağaramıyordum bile.Mehmet ohh harika sıcacık deliğin var şimdi karımız oluyorsun diyerek tekrar yüklendi biraz daha girdi. Bense artık bu davetsiz misafirin verdiği acı ve zevk karışımı duygular içindekımıldamadan duruyordum.Kaan ve Serkan beni bırakmıştı.Serkan eline aldığı fotoraf makinası ile deliğime bu yarım girmiş yarrağı ve benim bu halimi belgeliyordu . Kaan artık sözümüzden çıkmayacaksın biz ne dersek yapacaksın yoksa bu olayı herkese anlatırız dedi.Mehmet sonunda yarrağının tamamını yavaş yavaş geçirmişti.Çok güzel bak hepsini aldın artık alamıyacağın yarrak yok diyerek pompalamaya başlamış ve hızlı hızlı gidip geliyordu. Kaan çıkarttığı yarrağını ağzıma verdi.tadı iğrençti ısırırsan öldürürüm seni em lan ibne diyerek ağzıma gidip geliyordu.Mehmet geçirdikçe deliğime giren sikin etkisiyle Kaan boğazıma kadar sokuyordu.Mehmet daha fazla dayanamıyorum dedi.İçime boşalmaya başladı.İçime akan dölleri hissedebiliyordum. Mehmet son damlasına kadar içime akıttı.Mehmetin bıraktığı yerden Kaan devraldı ve ıslak olan yarrağını tek hamlede sonuna kadar soktu.Kaanın yerinide Serkan almıştı.Yine hem ağzımda hem deliğimde iki yarrak beni sikiyordu.İşin kötüsü gerçekten zevk alıyordum. Kaan köklemeye devam ediyordu.beş dakika kadar siktikten sonra oda içime döllerine akıttı,sırada Serkan vardı Serkan artık alıştın simdi uslu bir kız ol ve kucağıma gel diyerek koltuğa oturdu.Çaresizdim iki defa zorla sikilmiştim üçüncüsünde kendim isteyerek sikilecektim.Yerimden kalktım ve Serkanın yanına gittim. Deliğimi sikine hizaladım ve sikine oturmaya başladım artık dönüş yoktu.Tamamen içime girdiğinde kucağında zıplatarak sikmeye devam etti.Beş on dsakikada Serkan siktikten sonra Serkan beni ayağa kaldırdı çıkarttığı yarrağını ağzıma almamı söyleyip görükle escort ağzıma soktu ve kafamı tutarak ağzıma attırmaya başladı döllerini yutmek zorunda kalmıştım. Midem bulandı ama hepsini yutana kadar sikini çıkartmadı.Üç kere sikilmiştim deliğim sızlıyordu.Karışık duygular içindeydim.Zevk almıştım ama korkuyordum.Mehmet artık bizim karımızsın ee karımız olduğuna göre sana yeni bir isim bulalım dedi.Artık bizim yanımızda iken o ismi kullanırsın dedi.ortaya üç farklı isim önerdiler va benim seçmemi istediler. Ece,Pelin ve da kaç tane seda varsa hemen tıkla ve gör.` seda Ben Mehmetin önerdiği Ece yi seçtim nede olsa beni ilk siken Mehmetti. Mehmet yanıma geldi ve beni telkin etmeye başladı.Bak olay bir tecavüzdü ama sende zevk aldın bundan sonra tecavüz olmayacak çünkü artık sende isteyeceksin diyordu. Ben anlamasamda bu sözler garip bir şekilde hoşuma gitmişti.Şimdi banyo zamanı dedi.Mehmet ve beni banyoya götürdü.Güzelce yıkan gece daha devam edecek dedi.Ben duşumu aldım.Mehmet duştan sonra beni ablasının odasına götürdü ve bana şimdi bizim güzel karımızı güzelce süsleyelim ama böyle somurtma güzelim gül biraz dedi. Ben gülümseyince bak işte böyle dedi.Makyaj masasına otur bakalım dedi.Kırmızı bir ruj,yeşil göz farı,rimel,fondoten hepsini kullanarak bana makyaj yaptı.Kırmızı oje sürdü.Kırmızı dantelli sütyen ve kilot takımını verdi.Ben kilodu giydim,sütyeni o giydirdi.çok yakıştı dedi. Aynaya baktım gerçekten kız gibiydim.ten rengi kilotlu çorap verdi.Çorabı acemice giyindim.İtiraf etmeliyim kilotlu çorabı giyindiğimde çok hoşuma gitti bacaklarımı tamamen saran mükemmel birşeydi.Gri dar diz üstü yandan hafif yırtmaçlı eteği ve kırmızı yarasa kol bodyi de giyindim topuklu önden kapalı arkadan açık siyah ayakkabılarıda giyindim artık hazırdım. Mehmet çok yakıştı Ece dedi beni kucağına alıp salona götürdü.İşte bizim güzel karımız hazır dedi.Serkan yanıma geldi va beni dudaklarımdan öpmeye başladı.O gece sabaha kadar sırayla beni sikmeye devam ettiler.Artık dışarıda erkek ama onların yanında bir kadın olarak yaşamaya başlıyordum.Yeni hayatım bu şekilde başlamış oldu. Artık Gökhan değil Ece olmuştum.Her fırsat olduğunda kimin evi boş olursa beni evine çağırıyor bana kadınlığın zevkini tattırıyordu.Bundan sonra yaşadıklarımı burada sizlerle paylaşacağım.

Sanalseks yaptığım adama gerçekten siktirdi

Merhaba ben Almanya Marburg’dan Sevda, 19 yaşındayım. Boyum 1.65, kilom 54, bronz tenli, esmer bir kızım. Bir çok kişi benden hoşlanır. Erkekleri tahrik etmek ise benimde çok hoşuma gider. Ama maalesef ailem tutucu bir aile olduğu için, çevremdeki erkeklerle arkadaşlık kursamda, sex konusunda hep çekingenliğimi korumuşumdur.

Fakat artık dayanamıyordum. Bundan 1 sene önce internette sanal ortamda, bir erkekle tanıştım. Onunla uzun süre sanal sex yaptık, Webcam’la, görüntülü ve sesli. Bana “Küçük Orospu, amını yerim senin…” gibi sözler söylüyordu, bende ona “Sikicim benim, yarrağını dondurma gibi yalarım. Azgın erkegim, parçala beni, götümü sik…” diyordum. Değişik değişik sex fantazileri yani…

Sonra aradan 2-3 hafta geçmeden, gerçekten buluşmaya ve sevişmeye karar verdik. Bir tek şartım vardı: Kızlığımı bozmayacaktı. O da söz vermişti. Anlaştığımız yer ve zamanda buluştuk Orhan’la. Kendisi 32 yaşında, evli ve çok yakışıklıydı. Araba alım satımı ile uğraşıyordu. Beni istasyondan son model bir arabayla aldığında, ilk işimiz deliler gibi öpüşüp elleşmek oldu.

Sonra beraber bir Hotel’e gittik. Karşılıklı birbirimizin elbiselerini çıkardıktan sonra, çılgınlar gibi öpüşüp sevişerek yatağa uzandık. Bana, aynı internette sanal sex yaparken kocaeli escort dediği gibi “Yavrum benim. Amını yediğimin orospusu…” gibi laflar söylüyordu. Sonra amıma yumuldu ve diliyle amımı dakikalarca sikti…

Dilini amıma her sokuşunda “Ufff, harika. Sok, derine sok Orhancıım…” diye bağırıyordum. Klitorisimle oynayınca da, zevkten dudaklarımı kemiriyordum. Sonra 69 pozisyonuna geçtik ve ben de Orhan’ın (yaklaşık 20 cm uzunluğundaki ve çok kalın) sikini ağzıma aldım ve sanalda dediğim gibi, aynen dondurma yalar gibi emmeye basladim…

Önceden sanalda kurduğumuz fantazilerden bir diğerini de gerçekleştirmek için, yanında getirdiği kaydırıcıyı göt deliğime sürüp, götümü parmaklamaya başladı. Parmakları götüme girip çıkarken, ben zevkten ve heyecandan artık dayanamıyordum ve “Götüme yarrağını sok sikicim, götümden sik beni erkeğim…” diye yalvarıyordum…

Yavaş yavaş yarragının başını götümün deliğine bastırmaya başladı. Az bir uğraştan sonra yarağı içime tamamen girdiğinde, götüm yırtılıyor sandım. Nefes nefese kalmıştım ve acılar içinde kıvranıyordum o kocaman yarrağın altında. Ama dişimi sıkıyordum, sikilmeyi çok istiyordum çünkü. Derken göt deliğim yavaş yavaş genişlemişti ve götüm yarağına alışmıştı.

Gitgide darıca escort hızlanan ve sertleşen darbelerle sikiyordu götümü artık. Birden kalçalarımı daha sert kavradı ve beni kendine doğru çekmesiyle, haykırarak götüme boşalması bir oldu. Boşaldı ama sikini götümden çıkarmadan birkaç saniye soluklandıktan sonra ve ikinci bir posta daha götümü sikti ve yine içime patladı. Yarrağını çektikten sonra götümden oluk oluk döl akıyordu, kağıt mendil yetiştiremedik…

Birlikte banyoda duş aldıktan sonra, yatağa uzandık ve sigara içtik…

“Götün çok tatlı canım, kim bilir o daracık amın nasıldır…” diyerek parmağıyla amcığımı okşamaya başladı. Amcığımı öyle güzel okşuyordu ki, ister istemez bacaklarımı iyice araladım. Bu arada yeniden sertleşen sikini eliyle tutarak klitorisime ve amcığımın dudaklarına sürtmeye başladı. Hayatımda tattığım en güzel ve heyecanlı duygu olmasına rağmen: “Bende çok istiyorum, ama kızım biliyorsun.” dedim…

Orhan da “Tam sokmam güzelim, sadece başını sokayım, lütfen izin ver, kızlığına dokundurmadan sikeyim.” dedi. Bende dayanamadım “Tamam o zaman…” dedim ve bacaklarımı biraz daha ayırdım. Aslında amcığım yarak hasretinden yanıyordu, ama bekaret işte, naparsın 😉

Ve bu hemen yarağını amcığımın gölcük escort ağzında gezdirmeye başladı. Bir süre öyle devam etti. Amcığım iyice ıslanmış, zevk sularım süzülmeye başlamış, ve artık dayanacak gücüm kalmamıştı. “Sok artık dayanamıyorum! Sikeceksen adam gibi sik!” diye inlemeye başladım. O sırada bu bacaklarımı omzuna almış, yarağının o koca kafasını amcığıma bastırmaya başlamıştı…

“Ooooohhhhhh yavrum, yanıyor senin bu amcığın, bitiriyor beni…” diyerek başını biraz daha sokmaya başladı. Hafif bir acı hissettim ve “Acıyor.” diyebildim. Ama zevkten dört köşeydim. Kafasıyla git-gel git-gel yaparak biraz siktikten sonra benim gözlerim dönmeye başlamıştı ve hepsini içimde hissetmek istiyordum…

Orhan’a “Biraz daha sok canım. Uuff, bu çok harikaaa…” diyordum. Zaten amcığım iyice kayganlaşmıştı, her çıkarıp sokmasında yarrağı biraz daha içime giriyordu. Girdikçe de duyduğum acı fazlalaşmaya başladı…

Yarrağı nerdeyse yarısına kadar girmişti ki, bu birden yüklenerek, hepsini kökledi! Ben acıdan “Anneciiiiim…” diyebildim ve nefesim kesildi. Ama olan olmuştu, kızlığımı vermiştim. Ve o gün defalarca kez daha amımdan ve götümden sikti beni…

Onunla artık hergün telefonlaşıyoruz. En az 2 haftada bir buluşup, kendimi ona siktiriyorum. Bizimkiler de işe gidiyorum sanıyor. Bana bir de araba aldı. Harçlığımı da o veriyor! Çok memnumun böyle! Belki ilerde karısını boşayıp benimle evlenecek…

Bakire kızlara tavsiyem: Kendinizi siktirecekseniz eğer, işini bilen birine siktirin!